Türkiye'nin atık çıkmazı: Sıfır Atık hamlesi ve yasa dışı atık trafiği aynı gündemde
Türkiye bir yandan Sıfır Atık projesiyle küresel ölçekte örnek gösterilirken, diğer yandan uluslararası basında tonlarca yasa dışı atığın hedefi olarak manşetlere çıkıyor.
Ne oldu?
Atık, kullanılmış, artık istenmeyen ve çevre için zarar oluşturan her türlü maddeyi kapsıyor. Türkiye, son günlerde bu kavramın iki zıt ucuyla gündemde. Bir tarafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan öncülüğünde yürütülen ve Birleşmiş Milletler’de karşılık bulan Sıfır Atık projesinin uluslararası toplantıları yankı bulurken, diğer tarafta DW.com’un gündeme getirdiği bir skandal var: Tonlarca yasa dışı atığın Türkiye’ye gönderildiği ortaya çıktı. İddiaya göre, Avrupa ülkelerinden çıkış yapan plastik başta olmak üzere pek çok atık, geri dönüşüm bahanesiyle yasal boşluklardan faydalanılarak Türkiye topraklarına sokuldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı henüz konuyla ilgili kapsamlı bir rakam paylaşmasa da, uluslararası çevre örgütleri Türkiye’nin Avrupa’nın atık çöplüğü haline gelme riski taşıdığına dikkat çekiyor.
Neden gündemde?
Konunun gündemin üst sıralarına yerleşmesinin temel sebebi, tablonun barındırdığı çelişkidir. Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde saygın bir konuma ulaşan Sıfır Atık Vakfı, İklim Şampiyonu Vizyon Belgesi’ni paylaşırken, sahada yasa dışı atık trafiğinin önlenemediği gerçeği kamuoyunda soru işaretleri yarattı. Sıfır Atık Vakfı Başkanı’nın “dünyanın kaderi için önemli işlere imza atıldığı” açıklaması ile eş zamanlı olarak Avrupa’dan Türkiye’ye yönelen atık akışı, çevre politikalarında denetim mekanizmalarının sorgulanmasına yol açtı. Yerel yönetimler de bu gündemden payını alıyor; Sivas’ın Şarkışla ilçesinde yeni bir katı atık transfer merkezi hizmete girerken, belediyelerin atık yönetim altyapısındaki yetersizlikler de tartışılmaya başlandı. Öte yandan Londra’da düzenlenen üst düzey bilgilendirme toplantılarına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın katılması, siyasi iradenin çevre diplomasisine verdiği önemi gösterse de, içerideki sızıntılar ülkenin itibarını zedeliyor.
Bilinmesi gerekenler
Sanayi devriminden bu yana artan nüfus ve tüketim alışkanlıkları, atık sorununu içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Günümüzde bu sorun, Sıfır Atık felsefesiyle çözülmeye çalışılsa da veriler çarpıcı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, ülkede kişi başına düşen günlük atık miktarı bölgeden bölgeye ciddi farklılık gösteriyor. Örneğin Aydın’da kişi başı 1.60 kg atık çıkarken, Trabzon’da bu rakam 0.5 kg, Mardin’de ise 0.4 kg seviyesinde. Bu istatistikler, tüketim alışkanlıkları ve ekonomik canlılık hakkında önemli ipuçları sunuyor. Kentlerde ambalaj atıkları baskınken, kırsalda organik atık öne çıkıyor. Ancak yurt dışından gelen yasa dışı plastik atıklar, bu denklemi bozuyor. Uzmanlar, ithal edilen bu atıkların geri dönüştürülemez kısımlarının doğaya terk edildiğini, yakılarak havayı kirlettiğini veya kontrolsüz şekilde gömüldüğünü belirtiyor. Mevcut yönetmeliklere göre atığın kaynağında ayrıştırılması ve anaerobik sindirim, kompost gibi yöntemlerle bertaraf edilmesi gerekirken, yasa dışı ticaret bu sistemi felç ediyor. Ekonomik değeri olan atıklar hurdacılık sektörü için bir nimete dönüşse de, arıtma ve depolama maliyetleri kamu kaynaklarına ağır bir yük bindiriyor.
Sırada ne var?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın denetimleri sıkılaştırması ve gümrüklerde yapay zeka destekli tarama sistemlerini devreye alması bekleniyor. Sıfır Atık Vakfı’nın yürüttüğü uluslararası lobi faaliyetlerinin yanı sıra, Emine Erdoğan’ın öncülüğündeki projenin toplumsal farkındalık ayağının güçlendirileceği konuşuluyor. Özellikle yerel yönetimlerin atık transfer merkezleri kurma yarışı hız kazanacak gibi görünüyor; Şarkışla örneğindeki gibi altyapı yatırımlarının Anadolu’ya yayılması planlanıyor. Yasa dışı atık trafiğine karışan firmalara yönelik cezai yaptırımların artırılması ve şeffaflığın sağlanması için meclis gündemine yeni bir yasa teklifinin gelmesi de muhtemel. Vatandaş tarafında ise atıkları ayrıştırma bilincinin artması kritik rol oynuyor; aksi takdirde yerli ve yabancı atıkların oluşturduğu çevresel yük, Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedeflerini sekteye uğratabilir.
Sık Sorulan Sorular
Türkiye'ye yasa dışı yollarla en çok hangi tür atıklar gönderiliyor?
Ağırlıklı olarak plastik atıklar ve geri dönüşümü zor olan karışık evsel atıkların yasa dışı yollarla Türkiye'ye getirildiği tespit ediliyor. Bu atıklar çoğunlukla geri dönüşüm malzemesi olarak beyan edilse de, büyük kısmı ekonomik değerini yitirmiş çöplerden oluşuyor.
Sıfır Atık projesi yasa dışı atık ithalatını engelliyor mu?
Sıfır Atık projesi öncelikle yerel atık üretimini azaltmayı ve geri dönüşümü teşvik etmeyi hedefliyor. Proje sayesinde farkındalık artsa da, yasa dışı atık ithalatı genellikle gümrük denetimlerindeki zafiyetlerden ve yasal boşluklardan kaynaklanıyor; bu nedenle proje tek başına ithalatı engelleyemiyor.
Bir şehirde kişi başına çıkan atık miktarı ne anlama geliyor?
Kişi başına düşen atık miktarı, o bölgedeki tüketim alışkanlıklarının ve ekonomik hareketliliğin bir göstergesi. Örneğin turizm ve tarım kenti Aydın'da 1.60 kg olan günlük miktar, ekonomik aktivitenin daha sınırlı olduğu Mardin'de 0.4 kg seviyesinde. Kentsel alanlarda ambalaj atığı, kırsalda ise organik atık yoğunluğu dikkat çekiyor.
Yasa dışı atık ticaretini önlemek için ne gibi yaptırımlar uygulanıyor?
Mevcut mevzuata göre yasa dışı atık ithalatına hapis cezası ve yüklü idari para cezaları öngörülüyor. Yetkililer, bu kapsamda denetimleri sıklaştırdıklarını ve yapay zeka destekli gümrük kontrol sistemleri üzerinde çalıştıklarını ifade ediyor. Ayrıca yakalanan kaçak atıkların kaynağına iade edilmesi zorunluluğu bulunuyor.