Türkiye alevlerle sınanıyor: Eş zamanlı yangınlar 'yeni rejim'in habercisi mi?
Kocaeli'nde makilik alanda başlayan, İstanbul'da tekstil atölyesinden ormana sıçrayan yangınlar, Türkiye'nin dört bir yanından gelen haberlerle birleşince akıllara tek bir soru geliyor: Artan yangınlar bireysel ihmalin mi yoksa değişen iklimin bir sonucu mu?
Ne oldu?
Yangın, maddenin ısı ve oksijenle birleşmesiyle oluşan ve kontrol dışına çıktığında doğal afete dönüşen yanma reaksiyonudur. Bugün Türkiye gündemine aynı anda farklı noktalardan yükselen dumanlar oturdu. Kocaeli’nin İzmit ilçesinde ağaçlık ve makilik alanda başlayan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Bölgedeki alevlerin kontrol altına alınması için ekiplerin yoğun çabası sürerken, İstanbul Sultangazi’de metruk bir tekstil atölyesinde çıkan yangın kısa sürede ormanlık alana sıçradı. İtfaiye ekipleri alevleri yerleşim yerlerine ulaşmadan durdurmak için seferber olmuş durumda. Eş zamanlı olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi binasında düzenlenen deprem ve yangın tatbikatı ise afetlere hazırlık konusundaki farkındalığı gözler önüne serdi.
Neden gündemde?
Ardı ardına gelen bu haberler, yalnızca günlük olaylar zinciri olarak okunmuyor. Uzmanların “yeni yangın rejimi” olarak tanımladığı bu dönem, yangınların artık sadece yaz aylarında veya belirli bölgelerde değil, yılın her döneminde ve kent çeperlerinde daha sık görüldüğüne işaret ediyor. TMMOB raporlarına göre, “yeni yangın rejimi”nde yanıcı madde miktarının düzenli olarak temizlenmemesi, özellikle 2-3 yıllık periyotlarla yapılması gereken gençlik bakımlarının aksaması en küçük kıvılcımın kontrolden çıkmasına neden oluyor. Kocaeli’de makilik alanda başlayan yangın ile Sultangazi’de metruk bir binadan ormana sıçrayan alevler, kentleşme ile doğal alanlar arasındaki tampon bölgelerin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.
Bilinmesi gerekenler
Yangınların çıkış sebepleri incelendiğinde, istem dışı kazalar ve ihmal ilk sırada yer alıyor. Ancak sıçrama faktörü de en az ilk kıvılcım kadar kritik. Kontrollü ateşlerin rüzgarın etkisiyle yayılması ya da kentsel atıkların biriktiği alanlardan çıkan yangınların ağaçlık bölgelere ulaşması, müdahale süresini kısaltıyor. DHA’nın servis ettiği haberde, Kocaeli’deki yangının başlangıç noktasının çöplük alan olabileceği ve alevlerin buradan ağaçlara sıçradığı belirtiliyor. Ekolojik denge açısından bakıldığında ise bu tür yangınlar yalnızca maddi hasara yol açmıyor; habitatta yaşayan canlıları doğrudan tehdit ediyor ve bölgedeki biyoçeşitliliği uzun yıllar geri döndürülemeyecek şekilde tahrip ediyor.
Sırada ne var?
Mevcut yangınlar için soğutma çalışmaları başlarken, yetkililerin dikkati yeni başlangıçlara karşı teyakkuzda olacak. Kent ormanlarının ve makiliklerin yoğun olduğu bölgelerde, özellikle metruk yapıların kontrollü şekilde yıkılması ve yanıcı madde temizliği gibi önlemlerin aciliyeti artıyor. Diyarbakır’daki tatbikat, afet anında kurumlar arası koordinasyonun hayati önem taşıdığını hatırlatırken, asıl sınavın gerçek yangınlara ne kadar hızlı ve etkili müdahale edilebildiği olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Rüzgarın şiddetine ve nem oranına bağlı olarak önümüzdeki saatlerde ekiplerin en büyük avantajı havadan müdahalenin kesintisiz sürmesi olacak.
Sık Sorulan Sorular
Kocaeli'deki yangın kontrol altına alındı mı?
Ekiplerin yangına havadan ve karadan müdahalesi sürmektedir. Yangının soğutma çalışmaları devam ederken, henüz bölgedeki alevlerin tamamen söndürüldüğüne dair resmi bir açıklama yapılmadı.
Yangınların artış sebebi nedir?
Uzmanlara göre “yeni yangın rejimi” olarak adlandırılan bu süreçte, orman altı yanıcı maddelerin düzenli temizlenmemesi ve iklim değişikliğine bağlı kuraklık, yangınların sıklığını ve yayılma hızını artırmaktadır.
Sultangazi'deki yangın yerleşim yerlerine ulaştı mı?
Sultangazi'de metruk fabrikada başlayarak ormanlık alana sıçrayan yangına çok sayıda itfaiye ekibi sevk edilmiş olup, alevlerin yerleşim yerlerine ulaşmaması için yoğun çaba harcanmaktadır.