Trump yönetimi Netanyahu ittifakında derin çatlak: İran anlaşması kırılma noktası mı?
Beyaz Saray ile Kudüs arasında yıllardır süren stratejik ortaklık, İran ile varılan nükleer mutabakat sonrası çıkmaza girdi. Trump yönetiminin Tahran'la anlaşma zemini araması, Netanyahu'yu siyasi olarak köşeye sıkıştırırken, iki lider arasındaki gerilim diplomatik krize dönüşüyor.
Ne oldu?
Trump yönetimi Netanyahu arasındaki siyasi bağ, İran ile yürütülen diplomasi trafiğinin hızlanmasıyla sarsılıyor. 2 Haziran 2026'da Lübnan konusunda yaşanan sert telefon görüşmesinin ardından, ABD İstihbaratı’nın Netanyahu’nun Washington-Tahran anlaşmasını sabote edebileceğine dair bir rapor yayımladığı iddia edildi. İran ile varılan mutabakatın ayrıntıları henüz netleşmese de, iki müttefik arasındaki çatlak giderek büyüyor. İsrail basını, Trump’ın Netanyahu’ya yönelik “Ben olmasaydım şu an hapiste olurdun” dediğini yazarken, Beyaz Saray bu ifadeyi ne doğruladı ne de yalanladı.
Neden gündemde?
ABD Başkanı Trump’ın İran’la “anlaşmaya çok yaklaştıklarını” açıklaması, Ortadoğu’daki denklemleri altüst etti. Netanyahu hükümeti, Tahran’a karşı azami baskı politikasının devamını isterken, Trump yönetimi bölgede yeni bir kriz istemiyor. Son dönemde Lübnan üzerinden yaşanan tırmanışta, Trump’ın Netanyahu’ya verdiği “sert” tepki, ikilinin artık aynı stratejik sayfada buluşamadığını ortaya koyuyor. Anadolu Ajansı’nın analizinde de vurgulandığı gibi, İran mutabakatı Trump-Netanyahu ittifakını yolun sonuna getirmiş olabilir.
Bilinmesi gerekenler
Trump ve Netanyahu yıllarca İran’a karşı ortak bir cephe inşa etti. BBC’nin 10 Haziran 2026 tarihli analizine göre, ikili Tahran’ın çevrelenerek Ortadoğu’nun yeniden şekilleneceğine inanıyordu. Ancak bu plan, bölgede kalıcı bir krize dönüştü. Trump yönetimi şimdi bu krizden çıkış arıyor; Netanyahu ise İran’ın nükleer programını tamamen sıfırlamayan her anlaşmayı varoluşsal tehdit sayıyor. CNN Türk’ün haberine göre, Netanyahu’nun talep ettiği bazı askeri garantiler Trump tarafından reddedildi. Bu durum, İsrail’i diplomatik yalnızlığa iterken, ABD’nin bölgedeki müttefiklik ilişkilerini de yeniden tanımlıyor.
Sırada ne var?
İran’la nihai anlaşmanın imzalanması halinde, Netanyahu’nun siyasi olarak en zor dönemine gireceği konuşuluyor. İsrail içindeki muhalifler, başbakanı ABD ile ilişkileri germekle eleştirirken, koalisyon ortakları daha sert adımlar için bastırıyor. Trump’ın ise seçim öncesi bölgedeki sıcak çatışmaları dondurarak “barışı getiren lider” imajını pekiştirmesi bekleniyor. Kulislerde, Netanyahu’nun anlaşmayı boşa çıkarmak için diplomatik ve askeri hamleleri tırmandırabileceği konuşuluyor; Washington ise buna karşı yaptırım kartını masada tutuyor. Gözler şimdi, ikilinin yapması beklenen yeni telefon görüşmesinde.
Sık Sorulan Sorular
Trump ve Netanyahu arasında neden gerilim var?
ABD Başkanı Trump, İran ile nükleer bir mutabakat zemini arıyor. Netanyahu ise İran’a karşı askeri baskının sürmesini ve Tahran’ın nükleer programının tamamen sökülmesini talep ediyor. Lübnan’daki tırmanış ve İsrail’in sert karşılık verme ısrarı da liderler arasındaki gerilimi artırdı.
ABD istihbarat raporunda ne iddia ediliyor?
Şarkul Avsat Türkçe’nin aktardığına göre ABD istihbaratı, Netanyahu’nun Washington ile Tahran arasında ilerleyen anlaşmayı sabote etme girişiminde bulunabileceğine dair bir değerlendirme sundu.
İran anlaşması Trump-Netanyahu ittifakını bitirir mi?
Stratejik ortaklık temelden sarsılmış durumda. Anadolu Ajansı analizlerinde mutabakatın ‘yolun sonu’ olabileceği belirtiliyor. İsrail basını, ittifakın artık eski gücünde olmadığını yazıyor ancak tam bir kopuş için İran anlaşmasının nihai şartlarının netleşmesi gerekiyor.
Trump’ın Netanyahu’ya ‘hapiste olurdun’ dediği doğru mu?
FOX News ve İsrail basını, Lübnan krizi sonrası yapılan bir telefon görüşmesinde Trump’ın Netanyahu’ya “Ben olmasaydım şu an hapiste olurdun” dediğini iddia etti. Beyaz Saray bu ifadeyi resmi olarak doğrulamadı.