Trump'ın F-35 açıklaması Ankara'da neden karşılık buldu? İşte perde arkası
ABD Başkanı Trump'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 'mutlu edecek' bir F-35 adımından bahsetmesi, iki ülke arasındaki savunma sanayii krizinde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.
Ne oldu?
Trump Erdoğan F-35 açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına dönüşüne yeşil ışık yakan bir dizi mesajıdır. Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından, “Muhtemelen Türkiye'yi mutlu edecek bir şey yapacağım” diyerek, yıllardır dondurulmuş olan F-35 satış sürecini yeniden canlandırabileceğinin sinyalini verdi. Bu açıklama, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasıyla başlayan ve CAATSA yaptırımlarına kadar uzanan krizin çözümü için atılmış en somut aday olarak görülüyor.
Neden gündemde?
Konu, Eylül 2025’teki kritik Beyaz Saray görüşmesinin hemen ardından alevlendi. Görüşmede sadece mevcut F-16 modernizasyon kitleri ve yeni F-16 Viper satışı değil, doğrudan Türkiye’nin F-35 programına geri alınması da masaya yatırıldı. ABD basınına yansıyan iddialar, 50 milyar dolarlık kapsamlı bir savunma iş birliği paketinin konuşulduğunu öne sürüyor; ancak bu rakam henüz resmi makamlarca teyit edilmedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “F-35 konusunda ABD Başkanı Sayın Trump'la güzel adımlar attık” sözleri, Ankara’nın beklentisinin boş olmadığını gösterdi. Trump'ın açıklaması, Türkiye’nin yerli savaş uçağı KAAN projesiyle birlikte anıldığı için havacılık ve siyaset çevrelerinde geniş yankı buldu.
Bilinmesi gerekenler
Türkiye, F-35 programının başlangıçta hem müşteri ortağı hem de üretim zincirinin bir parçasıydı. 2019’da S-400’lerin Ankara’ya ulaşmasıyla resmen programdan çıkarıldı ve halihazırda üretilmiş ilk dört uçağı teslim alması engellendi. Yeni süreç, yalnızca uçak tedarikini değil, aynı zamanda Türk savunma sanayii şirketlerinin yeniden F-35 tedarik zincirine katılıp katılamayacağını da kapsıyor. Trump, açıklamasında Rus enerjisine gönderme yaparak “Erdoğan'ın yapabileceği en iyi şey Rusya'dan yakıt almamak olur” da dedi. Bu, Washington’ın jeopolitik şartlar karşılığında teknoloji ambargosunu esnetebileceğini düşündürüyor. Öte yandan Kongre’deki CAATSA yaptırımlarını tek başına aşmak yürütme organı için hâlâ ciddi bir hukuki engel olarak duruyor.
Sırada ne var?
Somut bir ilerleme için önümüzdeki aylarda teknik heyetlerin çalışması bekleniyor. En kritik başlık, S-400 sistemlerinin statüsü olacak; ABD tarafı daha önce “kullanılmaması veya devreden çıkarılması” formüllerini dile getirmişti. Ayrıca Türkiye'nin 40 adet F-16 Viper ve 79 modernizasyon kiti talebi onaylanmış olsa da teslimat takvimi F-35 sürecinden bağımsız işliyor. Uzmanlar, Trump’ın bu mesajının tamamen kişisel diplomasiye dayalı olduğunu, Kasım 2025 seçimleri sonrası olası bir yönetim değişikliğinde sürecin yeniden donabileceğine dikkat çekiyor. En iyimser senaryoda dahi, F-35’lerin Türkiye’ye resmen teklif edilmesi için Kongre’ye resmi bir bildirim yapılması şart.
Sık Sorulan Sorular
Türkiye F-35 programına geri dönebilir mi?
ABD Başkanı Trump'ın olumlu mesajları umutları artırdı, ancak Kongre onayı ve S-400 krizine çözüm bulunması şart. Resmi bir dönüş kararı henüz açıklanmadı.
Gündemdeki 50 milyar dolarlık anlaşma iddiası doğru mu?
Bu iddia ABD basınında yer alsa da Trump veya Erdoğan tarafından resmen doğrulanmadı. Kapsamlı bir savunma paketinin rakamı olarak speküle ediliyor.
KAAN projesi F-35 sürecini nasıl etkiliyor?
Trump, F-35 mesajını KAAN ile birlikte anarak kapıyı araladı. Türkiye her iki projede de ilerlemeyi hedefliyor; biri diğerine tam bir alternatif olarak sunulmuyor.
CAATSA yaptırımları kalkacak mı?
Henüz resmi bir adım yok. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması Beyaz Saray'ın kararı kadar Kongre'nin de onayını gerektiriyor ve siyasi açıdan zorlu bir süreç olarak görülüyor.