Teknoloji25 Haziran 2026

Trump F-35 mesajı: Yeni dönemin işaret fişeği mi, taktiksel bir jest mi?

ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye F-35 satışıyla ilgili sarf ettiği, 'Erdoğan'ı çok mutlu edecek bir şey yapacağım' sözleri, savunma sanayii çevrelerinde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.

Ne oldu?

Trump F-35 mesajı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına ilişkin yaptığı, uluslararası basında geniş yankı bulan açıklamalar bütünüdür. Trump yaptığı değerlendirmede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile iyi ilişkilerine vurgu yaparak, “Türkiye’yi, özellikle de Sayın Erdoğan’ı çok mutlu edecek bir şey yapacağım. F-35 sorununun çözüleceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi tedariği nedeniyle askıya alınan ve 2019’da resmen çıkarıldığı Müşterek Taarruz Uçağı (JSF) programındaki belirsizliğin sona erebileceğine dair en üst düzey sinyal olarak kayıtlara geçti.

Neden gündemde?

Açıklamalar, önceki ABD yönetimi döneminde CAATSA yaptırımları gereği kapısı tamamen kapanmış gibi görünen bir konuyu aniden en sıcak diplomasi başlığı haline getirdi. Trump’ın mesajının sadece bir niyet beyanı değil, aynı zamanda Ankara ile Washington arasında perde arkasında yürüyen yoğun müzakerelerin işareti olabileceği değerlendiriliyor. Bloomberg ve BBC gibi küresel ajansların bu sözleri son dakika gelişmesi olarak duyurması, konunun yalnızca Türk basınının değil, küresel piyasaların ve askeri dengelerin de radarında olduğunu gösteriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da görüşme öncesi yaptığı, “bedeli ödenen uçakların teslimi stratejik ortaklığın gereğidir” çıkışı, karşılıklı irade beyanlarının tesadüf olmadığını ortaya koydu.

Bilinmesi gerekenler

Mevcut krizin odağında Türkiye’nin bir NATO müttefiki olarak Rus yapımı S-400 sistemlerini envanterine katması ve buna karşılık programdan çıkarılması yatıyor. Ancak Trump, İsrail’e karşı kullanılmayacağının teyidini alarak bu engeli aşmayı düşündüğünü net bir dille ifade etti. Türkiye’nin program ortağı olarak ürettiği parçalar ve mali taahhütleri hâlâ masada dururken, yerli savaş uçağı KAAN’ın geliştirilme sürecinin de bu denklemde etkili olduğu değerlendiriliyor. Uzmanlara göre Trump’ın pragmatik yaklaşımı, Kongre’deki güçlü muhalefete rağmen, Türkiye’ye eski tip F-16’ların modernizasyonu yerine doğrudan beşinci nesil uçak teklifiyle jeopolitik bir açılım yapılabileceğini işaret ediyor.

Sırada ne var?

Kongre’de halen Türkiye karşıtı görüşlerin ağırlıkta olması ve CAATSA yasasının gereklilikleri, sürecin başkanlık kararıyla bir çırpıda çözülemeyecek kadar karmaşık olduğunu hatırlatıyor. Önümüzdeki günlerde gözler, ABD Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’ndan gelecek resmî bildirimler ile yetkili komitelerin tutumuna çevrilecek. Ankara cephesinde ise F-35’lerin teknik olarak S-400’lerle aynı coğrafyada konuşlanıp konuşlanmayacağı konusunda yeni bir formülün masaya getirilmesi bekleniyor. Trump yönetiminin atacağı adımlar, sadece iki ülke arasındaki güven ilişkisini değil, aynı zamanda Türk Hava Kuvvetleri’nin gelecek doktrinini ve Akdeniz’deki stratejik denklemi de doğrudan şekillendirecek.

Sık Sorulan Sorular

Trump, F-35 satışıyla ilgili tam olarak ne dedi?

Trump, Erdoğan’ı çok mutlu edecek bir şey yapacağını belirterek, F-35 sorununun çözüleceğine inandığını ve uçakların İsrail’e karşı kullanılmaması şartıyla satışı ciddi şekilde düşündüklerini ifade etti.

Türkiye neden F-35 programından çıkarılmıştı?

Türkiye, 2019 yılında Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini satın alması nedeniyle ABD’nin Hasımlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) kapsamında programdan çıkarılmış ve yaptırımlara tabi tutulmuştu.

Trump'ın bu açıklaması tek başına F-35 satışı için yeterli mi?

Hayır. ABD Başkanı’nın niyeti önemli olsa da asıl yetki Kongre’dedir. CAATSA yaptırımlarının kalkması ve satış onayı için Temsilciler Meclisi ile Senato’daki komitelerin ikna edilmesi gerekir.

#Trump#F-35#Türkiye#savunma sanayii#S-400#CAATSA#ABD