Gündem27 Haziran 2026

TBMM’de ‘sahte oy’ skandalı: Yoklama sırasında olmayan vekiller için pusula basıldığı iddiası

TBMM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan ile imzalanan enerji anlaşmasının oylaması sırasında, iktidar sıralarından salonda bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanıldığı öne sürüldü. Bağımsız Milletvekili Turhan Çömez, tam 76 sahte oy pusulası tespit ettiklerini açıkladı.

Ne oldu?

TBMM sahte oy skandalı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda 18 Haziran 2026’da yaşanan ve parlamento tarihine geçecek bir oylama krizidir. Suudi Arabistan ile imzalanan enerji anlaşmasının görüşmeleri sırasında, iktidar partisi sıralarından, salonda fiziken bulunmayan AK Partili milletvekillerinin yerine oy pusulası verildiği iddiası ortalığı karıştırdı. Bağımsız Milletvekili Turhan Çömez, yaptığı açıklamada “iktidar cenahı tarafından tam 76 sahte pusula verildiğini” tespit ettiklerini duyurdu. Olay, Meclis’te sert tartışmalara yol açarken, muhalefet kanadı usulsüzlüğün altını çizmek için yoklama talep etti.

Neden gündemde?

Skandal, sadece bir iç tüzük ihlali değil, aynı zamanda parlamentonun meşruiyeti ve karar alma süreçlerinin güvenilirliği açısından ağır bir darbe olarak yorumlanıyor. Kamuoyuna yansıyan görüntülerde ve tanıklıklarda, bazı AK Partili vekillerin kendi oylarının yanı sıra yanlarındaki boş sıralara ait düğmelere de bastığı ileri sürüldü. Odatv’nin “AKP’lilerin oyları var kendileri yok” başlığıyla duyurduğu olayda, MHP’li eski TBMM Başkanvekili Celal Adan’ın da duruma tepki göstererek “çileden çıktığı” belirtildi. Daha önce 22 Ocak 2026’da benzer bir “hayalet vekil” skandalı yaşanmış, o dönem de yine AK Partili vekillerin sahte oy pusulası verdiği iddiaları gündeme gelmişti.

Bilinmesi gerekenler

TBMM İçtüzüğü’ne göre her milletvekili oyunu şahsen kullanmak zorundadır. Başkasının yerine oy vermek, Anayasa’nın “milletvekilliğinin düşmesi” hükümleri de dahil olmak üzere ciddi yaptırımlara kapı aralayabilir. Turhan Çömez’in açıkladığı 76 sayısı, Genel Kurul’daki güç dengesini değiştirebilecek büyüklükte bir manipülasyon anlamına geliyor. Sözcü Gazetesi’nin “oylama krizi” olarak manşete taşıdığı olayda, Suudi Arabistan anlaşmasının kabul edilmesi için yeterli çoğunluğun bu sahte pusulalar olmadan sağlanamayacağı tartışılıyor. Öte yandan, TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın geçmişte benzer iddialarla ilgili basın toplantıları düzenlediği, ancak kalıcı bir önlem mekanizması kurulamadığı biliniyor.

Sırada ne var?

Muhalefet partileri, elektronik oylama sistemi kamera kayıtlarının tek tek incelenmesini ve ilgili vekiller hakkında Meclis soruşturması açılmasını talep ediyor. Olayın tutanaklara geçmesi ve yargıya taşınması gündemde. AK Parti kanadından henüz resmi bir savunma gelmezken, kulislerde “teknik bir hata” veya “yoğunluktan kaynaklanan bir karışıklık” savunmasının yapılabileceği konuşuluyor. Ancak 76 pusulalık bir sayının basit bir dalgınlıkla açıklanamayacak kadar yüksek olması, sürecin disiplin soruşturmasından çok daha öteye uzanabileceğini gösteriyor.

Sık Sorulan Sorular

TBMM’deki sahte oy skandalı tam olarak nedir?

18 Haziran 2026’da Suudi Arabistan enerji anlaşmasının oylaması sırasında, AK Parti sıralarından salonda olmayan milletvekilleri adına oy pusulası verildiği iddia edildi. Bağımsız Milletvekili Turhan Çömez, 76 sahte pusula tespit edildiğini açıkladı.

Skandalı ortaya çıkaran isim kimdir?

Bağımsız Milletvekili Turhan Çömez, Meclis’te yaptığı açıklamayla iktidar cenahından 76 sahte oy pusulası verildiğini duyurdu. Olayı ilk gündeme getiren ve belgeleyen isimlerden biri oldu.

Sahte oy kullanmanın hukuki sonuçları ne olabilir?

TBMM İçtüzüğü’ne göre oyların şahsen kullanılması zorunludur. Başkası adına oy vermek, Anayasa ve içtüzük ihlali olup, Meclis soruşturması ve disiplin cezalarının yanı sıra teoride milletvekilliğinin düşürülmesine varan yaptırımları gündeme getirebilir.

#TBMM#sahte oy skandalı#Turhan Çömez#AK Parti#Meclis oylama krizi#içtüzük ihlali#Suudi Arabistan anlaşması