Gündem28 Haziran 2026

Onur Yürüyüşü müdahalesi: Gözaltılar, yasaklar ve hukuki süreçte son durum

İstanbul'da düzenlenmek istenen Onur Yürüyüşü'ne polis müdahale etti, çok sayıda kişi gözaltına alındı. Müdahalenin gerekçesi ve yaşananlar tartışma konusu olurken, gözaltı süreçlerine dair raporlar kötü muamele iddialarını gündeme taşıdı.

Ne oldu?

Onur Yürüyüşü müdahalesi, İstanbul'da LGBTİ+ topluluğu tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl da çeşitli temalarla gerçekleştirilmek istenen yürüyüşlere karşı emniyet güçlerinin sert güvenlik önlemleri almasıdır. 29 Haziran 2025 tarihinde "Yaşamda Israr" temasıyla düzenlenmek istenen 23. İstanbul Onur Yürüyüşü için toplanan gruplara polis müdahale etti. Beyoğlu Kaymakamlığı'nın yürüyüşe izin vermemesi üzerine Sıraselviler Caddesi başta olmak üzere çevre sokaklarda toplanan katılımcılar, geniş çaplı bir polis ablukasıyla karşılaştı. Müdahale sonucunda en az 40 kişi gözaltına alındı; BBC News Türkçe'nin haberine göre bu kişilerden üçü tutuklandı. Olaylar sadece haziran ayındaki ana yürüyüşle sınırlı kalmadı; 22 Haziran 2025'te düzenlenmek istenen 11. İstanbul Trans Onur Yürüyüşü'nde de benzer bir polis müdahalesi yaşandı ve en az 60 kişi gözaltına alındı. Geçmiş yıllara bakıldığında, 2022 yılındaki 20. Onur Haftası Yürüyüşü'nde de 350'den fazla kişinin gözaltına alındığı görülüyor.

Neden gündemde?

Müdahale, Türkiye'de toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının sınırlandırılmasına dair yıllardır süren tartışmanın en güncel halkası oldu. Her yıl valilik ve kaymakamlıklar tarafından yürüyüşe getirilen yasak kararları ile LGBTİ+ aktivistlerinin bu yasaklara rağmen eylemlerini gerçekleştirme ısrarı, Taksim ve çevresinde adeta bir kedi-fare oyununa dönüşmüş durumda. Gündemde kalmasının en önemli nedenlerinden biri, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın (TİHV) 22. İstanbul Onur Yürüyüşü'ne dair yayımladığı gözlem raporu oldu. Raporda, yaklaşık 8 saat boyunca keyfi biçimde özgürlüklerinden mahrum bırakılan kişilerin, emniyet gözetimindeyken işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldığı iddiaları belgelendi. Bununla birlikte, müdahale anında sivil bir araçla gözaltına alınan bir trans aktivistin polis şiddetine maruz kaldığı anlar, çevredeki yurttaşlar tarafından kaydedilip sosyal medyada paylaşılınca konuya dair kamuoyu hassasiyeti daha da arttı.

Bilinmesi gerekenler

İstanbul'da onur yürüyüşleri, 2015 yılına kadar kalabalık ve resmi izinlerle Taksim İstiklal Caddesi'nde yapılıyordu. Sonraki yıllarda valilik kararıyla "güvenlik ve kamu düzeni" gerekçesiyle izin verilmemeye başlandı. Bu karara rağmen aktivistler, eylemin bir "yürüyüş" değil, "basın açıklaması" veya "toplanma" olduğunu belirterek her yıl bir araya geliyor. Polis müdahalesinin şekli ve boyutu ise yıldan yıla değişiyor; geniş çaplı biber gazı kullanımından, metro istasyonlarının kapatılmasına ve sivil polislerle yapılan ablukaya kadar çeşitli yöntemlere başvuruluyor. TİHV raporları, gözaltına alınan aktivistlerin kelepçelenme biçiminden nezarethane koşullarına kadar birçok aşamada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı uygulamalara maruz kaldığına işaret ediyor. Ayrıca bu yıl, Trans Onur Yürüyüşü'ne yönelik müdahalenin Onur Yürüyüşü'nden bir hafta önce gerçekleşmesi, güvenlik güçlerinin önleyici bir gözaltı stratejisi izlediği yorumlarına neden oldu.

Sırada ne var?

Gözaltına alınan ve tutuklanan aktivistlerin hukuki süreçleri devam ediyor. AİHM içtihatları, barışçıl gösterilere orantısız müdahaleyi ifade özgürlüğü ihlali sayarken, Türkiye'deki yargı süreçlerinin bu standartta ilerleyip ilerlemeyeceği izlenecek. Toplumsal tarafta ise LGBTİ+ dernekleri ve insan hakları savunucuları, yasaklara rağmen onur haftası etkinliklerini farklı ilçelerde ve çevrimiçi platformlarda sürdürme kararlılıklarını yineliyor. Yetkililer ise benzer etkinliklere yönelik yasaklama ve müdahale politikasında bir değişiklik sinyali vermiş değil. Önümüzdeki yıl düzenlenecek 24. Onur Yürüyüşü, hem güvenlik bürokrasisinin tutumunun hem de dünya genelinden bu yürüyüşe verilen uluslararası desteğin test edileceği yeni bir dönüm noktası olacak gibi görünüyor.

Sık Sorulan Sorular

İstanbul Onur Yürüyüşü neden yasaklanıyor?

Valilik ve kaymakamlıklar, genellikle 'kamu güvenliği, genel ahlak ve toplumsal hassasiyetler' gerekçesiyle Onur Yürüyüşü'ne izin vermiyor. Resmi açıklamalarda terör örgütlerinin eylem çağrılarına da atıf yapılabiliyor.

Onur Yürüyüşü müdahalesinde kaç kişi gözaltına alındı?

29 Haziran 2025'teki ana yürüyüşte en az 40 kişi gözaltına alındı ve bunlardan 3’ü tutuklandı. 22 Haziran'daki Trans Onur Yürüyüşü'nde ise en az 60 kişi gözaltına alındı. Geçmiş yıllarda bu sayılar çok daha yüksek oldu; örneğin 2022'de 350'den fazla kişi gözaltına alınmıştı.

TİHV gözlem raporunda hangi iddialar yer alıyor?

Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın raporuna göre, gözaltına alınan kişiler yaklaşık 8 saat boyunca keyfi şekilde alıkonuldu ve bu sürede işkence ile kötü muameleye maruz kaldı. Emniyetin rapora yönelik resmi açıklaması ise bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı yönünde.

Onur Yürüyüşü'nün hukuki durumu nedir?

Aktivistler, Anayasa'nın 34. maddesindeki toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullandıklarını söylüyor. Yetkililer ise izinsiz yapılan her toplanmanın kanunen müdahaleye açık olduğunu belirtiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise geçmiş kararlarında barışçıl gösterilere yönelik orantısız müdahaleyi hak ihlali olarak değerlendiriyor.

#Onur Yürüyüşü#polis müdahalesi#İstanbul#LGBTİ+#gözaltı#insan hakları#gündem