Gündem28 Haziran 2026

Nişanlı cinayeti: Türkiye'de kadına yönelik şiddetin değişmeyen yüzü

Hatay'ın Defne ilçesinde Lamiya Azazi'nin nişanlısı tarafından öldürülmesi, 'nişanlı cinayeti' kavramını bir kez daha Türkiye gündeminin merkezine taşıdı. Farklı şehirlerden peş peşe gelen benzer haberler, ayrılık kararının kadınlar için ölüm riskine dönüştüğü acı tabloyu gözler önüne seriyor.

Ne oldu?

Nişanlı cinayeti, romantik bir birlikteliğin veya evlilik vaadinin, taraflardan birinin (çoğunlukla erkeğin) diğerini öldürmesiyle sonuçlanan şiddet olaylarıdır. Son günlerde Türkiye'nin farklı illerinden yansıyan haberler, bu kavramı yeniden gündemin ilk sıralarına yerleştirdi. En dikkat çekici vaka, Hatay'ın Defne ilçesinde yaşandı. Lamiya Azazi, nişanlısı Ü.Ç. ile babası Yusuf Azazi arasında çıkan tartışma sırasında, Ü.Ç.'nin tabancasından çıkan kurşunlarla hayatını kaybetti. Saldırıda baba Yusuf Azazi de hedef alındı. Olay, sekiz gün önce meydana geldi ve basına "Defne'de Nişanlı Cinayeti" başlığıyla yansıdı.

Neden gündemde?

Defne'deki olay münferit değil. Eş zamanlı olarak İzmir'de bir erkek, eski nişanlısını polis yeleği giyerek kapısına kadar takip etti ve kıskançlık iddiasıyla öldürdü. Başakşehir'de ise bir şüpheli, nişanlısını öldürdükten sonra teslim oldu. Ankara'da Türkan Biçer'in 7. kattaki evinden düşerek hayatını kaybetmesi de nişanlısının tutuklanmasıyla sonuçlandı. Farklı şehirlerdeki bu olayların ortak noktası, kadınların hayatına dair aldıkları kişisel kararların –ayrılık, nişan bozma ya da tartışma– şiddetle cezalandırılması. Bu durum, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin ulaştığı boyutu bir kez daha tartışmaya açtı. Kadın örgütleri ve hak savunucuları, nişanlılık sürecinin kadınlar için en riskli dönemlerden biri olduğuna dikkat çekiyor.

Bilinmesi gerekenler

Nişanlı cinayetleri, çoğunlukla erkeğin kadını kendi tasarrufu altında gördüğü bir sahiplenme duygusundan kaynaklanıyor. İstanbul Sözleşmesi'nin feshinden sonra kadın cinayetlerinde gözlenen artış eğilimi, bu tür haberlerin sıklığını da etkiliyor. Uzmanlar, failin geçmişteki şiddet eğilimi, tehdit ve ısrarlı takibin en kritik uyarı işaretleri olduğunu vurguluyor. Olayların hemen hepsinde ortaya çıkan detay, kadınların daha önce şikayetçi olduğu veya yakın çevresine korktuğunu söylediği yönünde. Hukuki mekanizmaların, koruma kararlarının ve elektronik kelepçe gibi önleyici tedbirlerin etkinliği ise her yeni cinayetle birlikte daha fazla sorgulanıyor. Yetkililer, olaylarla ilgili adli süreçlerin başlatıldığını ve soruşturmaların çok yönlü sürdüğünü bildiriyor.

Sırada ne var?

Kamuoyunun tepkisi, kadın cinayetlerinde cezai yaptırımların caydırıcılığı ve koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi taleplerinde yoğunlaşıyor. Kadın dernekleri, yasal düzenlemelerin acilen gözden geçirilmesi ve İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönülmesi için baskılarını artırmış durumda. Meclis gündeminde ise kadına yönelik şiddetle mücadelede yeni yasa tekliflerinin görüşülmesi bekleniyor. Ancak toplumsal zihniyet dönüşümü ve erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması, en az yasal düzenlemeler kadar hayati önemde. Bu tür trajedilerin tekrarlanmaması için eğitimden kolluk kuvvetlerinin müdahale kapasitesine kadar çok katmanlı bir mücadele stratejisinin gerekliliği, her yeni nişanlı cinayetiyle birlikte daha yakıcı bir şekilde hissediliyor.

Sık Sorulan Sorular

Hatay Defne'deki nişanlı cinayetinde ne yaşandı?

Lamiya Azazi ve babası Yusuf Azazi, nişanlı Ü.Ç. ile yaşadıkları tartışma sırasında silahlı saldırıya uğradı. Ü.Ç.'nin tabancayla ateş açması sonucu Lamiya Azazi hayatını kaybetti, babası ise yaralandı.

Nişanlı cinayetleri neden artış gösteriyor?

Kadın örgütleri ve uzmanlar, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkışın ve koruma tedbirlerindeki yetersizliklerin caydırıcılığı azalttığını belirtiyor. Ayrıca erkek egemen zihniyet, ayrılık kararını cezalandırılması gereken bir ihanet olarak kodluyor.

Kadınlar şiddet riskine karşı hangi önlemleri alabilir?

Tehdit ve ısrarlı takip durumlarında kolluk kuvvetlerine başvurarak resmi kayıt oluşturulması, KADES uygulamasının indirilmesi ve sığınma evi gibi destek mekanizmalarıyla iletişime geçilmesi öneriliyor. Ancak uzmanlar, asıl sorumluluğun devletin koruma sistemini güçlendirmesinde olduğunu vurguluyor.

#nişanlı cinayeti#kadın cinayeti#Lamiya Azazi#Hatay#Defne#kadına şiddet#İstanbul Sözleşmesi