NATO zirvesi erişim engeli: Zirve öncesi muhalif içeriklere yönelik kapsamlı kısıtlama dalgası
NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, Türkiye'de çok sayıda sosyal medya hesabına ve internet sitesine 'milli güvenlik' gerekçesiyle erişim engeli getirildi. Kararlar, zirveye yönelik eleştirel seslerin bastırıldığı tartışmalarını alevlendirdi.
Ne oldu?
NATO zirvesi erişim engeli, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, başta X (eski Twitter) platformu olmak üzere çeşitli sosyal medya hesaplarına ve internet sitelerine yönelik başlatılan kapsamlı bir kısıtlama dalgasıdır. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından uygulamaya konulan erişim engellerinin, mahkeme kararlarına dayandırıldığı ve gerekçe olarak 'milli güvenliğin korunması' ilkesinin öne sürüldüğü belirtildi.
Engellemeler özellikle NATO karşıtı söylemleriyle bilinen oluşumları hedef aldı. 'NATO Defol' platformunun internet sitesi, Türkiye Komünist Hareketi'nin (TKH) başlattığı 'NATO'ya Hayır' imza kampanyasının yürütüldüğü web sayfası ve çeşitli sol partilerin sosyal medya hesapları erişime kapatıldı. Bununla birlikte, yalnızca siyasi içerikler değil; bazı haber kuruluşlarının ve bireysel kullanıcıların hesaplarının da engellemelerden etkilendiği bildirildi. Cumhuriyet ve İlke TV gibi medya organlarının aktardığına göre, zirvenin başlamasına saatler kala çok sayıda hesap sessiz sedasız bir şekilde erişilemez hale geldi.
Neden gündemde?
Konunun Türkiye gündeminin üst sıralarına yerleşmesinin birkaç temel nedeni var. İlk olarak, erişim engeli kararlarının zamanlaması dikkat çekiciydi. Uluslararası bir zirve öncesinde, tam da küresel kamuoyunun dikkatinin Türkiye'ye yoğunlaştığı bir dönemde muhalif seslere yönelik bu tür kısıtlamalar, ifade özgürlüğü ve demokratik standartlar açısından soru işaretleri oluşturdu.
İkinci olarak, 'milli güvenlik' gerekçesinin sınırlarının belirsizliği eleştirilerin odağına oturdu. NATO'ya yönelik eleştirel bir kampanya yürütmenin ya da zirveyi protesto etmeye hazırlanmanın nasıl bir ulusal güvenlik tehdidi oluşturduğu sorusu, hukuk çevrelerinde ve muhalefet partilerinde yüksek sesle dile getirildi. TKH yetkilileri, "NATO'ya hayır demek yasaklandı" ifadeleriyle uygulamaya tepki gösterirken, 'NATO Defol' platformu da erişim engeline rağmen faaliyetlerini sürdüreceklerini açıkladı.
Üçüncü olarak, Ankara Valiliği'nin zirve süresince 13 gün boyunca eylem ve toplantı yasağı getirmesi, dijital alandaki kısıtlamalarla birleşince daha geniş bir baskı ortamından söz edilmeye başlandı. Eylem yasağı ile sosyal medya kısıtlamalarının eş zamanlı yürürlüğe girmesi, yetkililerin hem fiziksel hem de çevrimiçi muhalefeti kontrol altına almaya çalıştığı yorumlarını beraberinde getirdi.
Bilinmesi gerekenler
Erişim engellerinin hukuki dayanağı Sulh Ceza Hakimlikleri'nin kararları oldu. BTK, bu kararları uygulayarak ilgili URL'lere ve bazı durumlarda doğrudan sosyal medya hesaplarına Türkiye'den erişimi engelledi. Ancak kararların içeriği ve hangi spesifik gerekçelerle alındığı tam olarak kamuoyuyla paylaşılmadı. Bu durum, şeffaflık eksikliği eleştirilerini güçlendirdi.
Etkilenen hesaplar arasında yalnızca marjinal gruplar değil, ana akım medyada yer alan gazeteciler ve yorumcular da bulunuyor. Bu durum, kısıtlamaların kapsamının başlangıçta sanılandan daha geniş olduğunu gösterdi. Özellikle X platformundaki engellemeler, kullanıcıların VPN gibi alternatif yöntemlere yönelmesine yol açtı. Birçok hesap sahibi, kendilerine herhangi bir bildirim yapılmadan hesaplarının kapatıldığını ifade etti.
Ankara'daki zirve önlemleri yalnızca dijital alanla sınırlı kalmadı. Başkentte geniş çaplı güvenlik tedbirleri alındı, bazı yollar trafiğe kapatıldı ve toplu taşımada düzenlemelere gidildi. Bu fiziksel önlemlerle dijital kısıtlamaların birlikte değerlendirilmesi, hükümetin zirve süresince her türlü protesto ihtimalini en aza indirmeyi hedeflediği izlenimini doğurdu.
Sırada ne var?
Zirve sona erdikten sonra erişim engellerinin akıbeti merak konusu. Daha önceki benzer olaylarda, uluslararası etkinliklerin ardından bazı kısıtlamaların kaldırıldığı görülmüştü. Ancak kalıcı hale gelen engellemeler de azımsanmayacak sayıda. Hukuk uzmanları, etkilenen kurum ve kişilerin Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunu kullanabileceğini belirtiyor. Nitekim 'NATO Defol' platformu ve TKH, hukuki mücadele başlatacaklarını şimdiden duyurdu.
Öte yandan, Avrupa Konseyi ve uluslararası basın özgürlüğü örgütlerinin konuyu yakından takip ettiği bildiriliyor. Türkiye'nin NATO müttefiki olarak ev sahipliği yaptığı bir zirvede ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların uluslararası kamuoyunda yaratacağı etki, önümüzdeki günlerde diplomatik düzeyde de yankı bulabilir. Zirve bildirilerinde ya da liderlerin ikili görüşmelerinde bu konunun gündeme gelip gelmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.
Sık Sorulan Sorular
NATO Zirvesi öncesinde hangi platformlara erişim engeli getirildi?
Ağırlıklı olarak X (eski Twitter) platformundaki hesaplar ve NATO karşıtı kampanya yürüten internet siteleri hedef alındı. 'NATO Defol' platformunun sitesi ve TKH'nin imza kampanyası sayfası mahkeme kararıyla erişime kapatıldı.
Erişim engellerinin resmi gerekçesi ne olarak açıklandı?
Yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda, erişim engellerinin 'milli güvenliğin korunması' gerekçesine dayandığı belirtildi. Kararlar, BTK tarafından Sulh Ceza Hakimlikleri'nin verdiği kararlar doğrultusunda uygulandı.
Engellemeler yalnızca NATO karşıtı grupları mı etkiledi?
Hayır. NATO karşıtı platformlar ve sol partilerin hesapları ana hedef olmakla birlikte, bazı haber kuruluşlarının ve bireysel gazetecilerin sosyal medya hesaplarının da erişime kapatıldığı bildirildi. Kısıtlamaların kapsamı başlangıçta sanılandan daha geniş oldu.
Erişim engelleri kalıcı olacak mı?
Bu konuda net bir açıklama yok. Daha önceki benzer olaylarda, uluslararası etkinlikler sona erdikten sonra bazı kısıtlamalar kaldırılmıştı. Ancak etkilenen kuruluşlar hukuki mücadele başlatacaklarını duyurdu; sürecin nasıl sonuçlanacağı önümüzdeki günlerde netleşecek.