MSB'den 'Kıbrıs planı' iddialarına sert uyarı: Ada'da çözüm iki devlet temelinde mümkündür
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), BM'nin Kıbrıs'la ilgili yeni bir planı olduğu iddiaları üzerine yaptığı sert açıklamayla, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini yok sayan hiçbir girişimin kabul edilmeyeceğini duyurdu.
Ne oldu?
Kıbrıs planı MSB açıklaması, Birleşmiş Milletler'in (BM) Kıbrıs sorununa ilişkin yeni bir çözüm planı üzerinde çalıştığı iddialarının Türkiye'de yankı bulması sonucu ortaya çıkan resmi bir tepkidir. Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, basında yer alan haberler üzerine yazılı bir açıklama yaparak söz konusu iddialara karşı Türkiye'nin pozisyonunu net bir dille ortaya koydu. Açıklamada, Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü yok sayılarak yürütülecek herhangi bir müzakere sürecinin Türkiye için kabul edilemez olduğu vurgulandı. Bakanlık, Ada'daki gerçekliğin iki ayrı devlet, iki ayrı demokrasi ve iki ayrı halk olduğunun altını çizerek, çözümün ancak iki devlet temelinde mümkün olabileceğini kaydetti.
Neden gündemde?
Konunun gündeme oturmasının birkaç dinamiği var. İlk olarak, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) son aylarda Ada'daki askeri varlığını güçlendirme çabaları ve Fransa ile imzaladığı askeri işbirliği anlaşması Ankara'da ciddi rahatsızlık yarattı. Türkiye, garantör devlet sıfatıyla bu adımları Kıbrıs Türklerinin güvenliğine doğrudan tehdit olarak görüyor. İkinci olarak, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in temaslarının ardından uluslararası medyada federal çözüm temelli yeni bir planın gündeme gelebileceği yönünde haberler yer aldı. MSB'nin bu haberlere gösterdiği sert tepki, Türkiye'nin federal çözüm modellerine kapıları tamamen kapattığını ve masada sadece iki devletli çözümün konuşulabileceğini bir kez daha teyit etti. Açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni yok sayan herhangi bir anlaşmaya varılamayacağı ifadeleri dikkat çekti.
Bilinmesi gerekenler
Türkiye'nin Kıbrıs politikasında yaşanan bu güçlü ton değişimi, aslında uzun süredir sahadaki kırılmalarla şekilleniyor. Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti, Yunanistan-GKRY-Fransa ekseninde derinleşen askeri ittifak ve GKRY'nin Avrupa Birliği üyeliğinden aldığı güven, Ankara'yı statükocu değil, dönüştürücü bir pozisyona itiyor. MSB kaynakları, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin KKTC'deki varlığının caydırıcı gücüne özellikle atıf yaparak, "hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme" konusundaki kararlılığı vurguluyor. Bu bağlamda bakanlık, garantörlük haklarından doğan yetkilerin, Kıbrıs Türk halkının güvenliği tehdit edildiği her senaryoda kullanılacağını açıkça belirtiyor. Ada'da Kapsamlı Çözüm için şimdiye dek yapılan tüm federal temelli girişimlerin Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle başarısız olduğu, yeni süreçte egemen eşitliğin tescili olmadan ilerlemenin mümkün olmadığı yetkililer tarafından sıkça dile getiriliyor.
Sırada ne var?
MSB'nin uyarısı, diplomatik kanallara yansımakla kalmayacak, önümüzdeki dönemde sahada da karşılık bulacak gibi görünüyor. Özellikle GKRY'nin sondaj ve askeri tatbikat faaliyetlerine karşı Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki deniz unsurlarını daha görünür şekilde konuşlandırması bekleniyor. BM Genel Sekreteri'nin önümüzdeki haftalarda yayınlaması muhtemel Kıbrıs raporu, sürecin seyrini belirleyecek. Eğer rapor iki toplumlu, iki kesimli federasyon formüllerine geri dönüşü ima eden bir dil taşırsa, Türkiye'nin tepkisinin çok daha keskin olacağı değerlendiriliyor. Ankara, artık çözümün anahtarının bizatihi KKTC'nin tanınması olduğu görüşünde. Bu nedenle Türk tarafı, gayri resmi görüşmeler için yeşil ışık yakarken, ön koşul olarak iki devletin eşit statüsünün BM gözlemcileri ve taraflarca peşinen kabul edilmesini talep ediyor.
Sık Sorulan Sorular
MSB'nin Kıbrıs planı iddialarına tepkisi ne oldu?
Milli Savunma Bakanlığı, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliğini yok sayan ve KKTC'yi görmezden gelen hiçbir anlaşma ya da planın kabul edilmeyeceğini, çözümün ancak iki devlet temelinde mümkün olduğunu açıkladı.
BM'nin söz konusu Kıbrıs planı nedir?
Uluslararası basında çıkan iddialara göre BM'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi'nin temasları sonrası federal çözüm temelli yeni bir plan üzerinde çalışıldığı öne sürülüyor; ancak bu haberler şu an için resmi olarak teyit edilmiş değil.
Türkiye neden federal çözüm modeline karşı çıkıyor?
Türkiye, yarım asrı aşkın müzakere sürecinde federal temelli tüm girişimlerin Rum tarafının eşitlik temelinde bir ortaklık kurmaktan kaçınması nedeniyle başarısız olduğunu savunuyor ve Ada'da artık iki ayrı devletli yeni bir gerçekliğin kabul edilmesi gerektiğini belirtiyor.
MSB'nin uyarısındaki 'en sert cevap' ne anlama geliyor?
Bu ifade, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden askeri veya siyasi girişimlere karşı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin garantörlük sıfatıyla gereken tüm tedbirleri almakta tereddüt etmeyeceği anlamına geliyor.