Metroda kapalılar imha skandalı: 28 Şubat zihniyetinin yeni tezahürü ve hukuki süreç
İstanbul'da bir metro yolculuğu sırasında başörtülü bir kadına yönelik sarf edilen 'Bütün kapalılar imha edilsin' sözleri, Türkiye'nin toplumsal barığını hedef alan bir nefret söylemi olarak büyük tepki çekti. Savcılığın harekete geçmesiyle şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Ne oldu?
Metroda kapalılar imha skandalı, İstanbul'da toplu taşıma aracında yaşanan ve sosyal medyada hızla yayılan bir videoyla gün yüzüne çıkan ağır bir nefret söylemi vakasıdır. Kızını sınava götürdüğünü iddia eden bir kadın, metroda karşılaştığı başörtülü bir vatandaşa ve yanındaki kızına sözlü saldırıda bulundu. Tartışmanın dozu kısa sürede yükselirken, şüpheli kadının sarf ettiği “Mümkünse bütün kapalılar imha edilsin” sözleri infiale yol açtı. Görüntülerin sosyal medyada milyonlarca kez izlenmesi ve kitlesel tepkiye dönüşmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı resen soruşturma başlattı. Savcılık talimatıyla harekete geçen emniyet güçleri, nefret söyleminde bulunan ve başörtülü kadına hakaretler yağdıran şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi. Şüphelinin ifade işlemlerinin devam ettiği ve adli makamlara sevk edileceği bildirildi.
Neden gündemde?
Olay, yalnızca bireysel bir taşkınlık olmanın ötesinde, toplumsal hafızada derin yaraları olan 28 Şubat döneminin izlerini taşıyan sistematik bir ayrımcılığın dışavurumu olarak değerlendiriliyor. Sosyal medyada paylaşılan videoda şüphelinin, Mersin'de yaşanan ve 'havuz faşizmi' olarak bilinen bir ayrımcılık vakasına da atıfta bulunarak söylemlerini meşrulaştırmaya çalışması, bu zihniyetin münferit olmadığını gösteriyor. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran görüntüler, başörtülü kadınların kamusal alanda hâlâ hedef gösterilebildiğini ortaya koyarken, siyasi partilerden ve sivil toplum kuruluşlarından olaya dair sert kınama mesajları peş peşe geldi. Adalet Bakanlığı kaynakları, soruşturmanın “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ile “inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” suçları kapsamında yürütüldüğünü belirtiyor.
Bilinmesi gerekenler
Şüpheli kadının metroda sergilediği agresif tavır ve kullandığı ifadeler, Türk Ceza Kanunu’nun 115. ve 216. maddeleri çerçevesinde değerlendiriliyor. Hukukçular, 'imha' gibi şiddet çağrıştıran ve soykırım retoriğini andıran ifadelerin, ifade özgürlüğü sınırlarını aşarak doğrudan nefret suçu kapsamına girebileceğinin altını çiziyor. Adli süreç devam ederken, İstanbul Valiliği de olayın yaşandığı metro hattında gerekli incelemelerin başlatıldığını duyurdu. Toplu taşımada güvenlik kamera kayıtlarına el konulurken, olay anına şahitlik eden diğer yolcuların da tanık olarak ifadesine başvurulacak. Öte yandan söz konusu video, başta X platformu olmak üzere birçok sosyal medya mecrasında en çok konuşulan başlıklar arasına yerleşti ve “#KapalılaraDokunma” etiketi altında büyük bir dayanışma kampanyasına dönüştü.
Sırada ne var?
Gözaltına alınan şüphelinin savcılıktaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilmesi bekleniyor. Hukuk çevreleri, üst sınırdan cezalandırma talebiyle yürütülecek yargılamanın, benzer nefret suçları için caydırıcı bir emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Siyasi kanattan da konuyla ilgili yasal düzenlemelerin sıkılaştırılması gerektiğine dair açıklamalar gelmeye başladı. Özellikle AK Parti ve Yeniden Refah Partisi yetkilileri, kamusal alanda başörtülü kadınları hedef alan bu tür söylemlerin cezasız kalmaması için meclis çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Bunun yanı sıra, mağdur anne ve kızının olayın psikolojik etkilerini atlatabilmesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın psikososyal destek sağlayacağı öğrenildi.
Sık Sorulan Sorular
Metroda kapalılar imha skandalı nedir?
İstanbul metrosunda bir kadının başörtülü bir vatandaşa yönelik 'Bütün kapalılar imha edilsin' şeklinde ağır hakaretler ve nefret söyleminde bulunduğu, sosyal medyaya yansıyan ve savcılığın müdahil olduğu ayrımcılık olayıdır.
Metroda kapalılar imha skandalı şüphelisi yakalandı mı?
Evet, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında nefret söyleminde bulunan şüpheli kadın hakkında gözaltı kararı verilmiş olup, emniyetteki işlemleri devam etmektedir.
Olay hangi suç kapsamında değerlendiriliyor?
Şüpheli hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' ile 'inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme' suçlarından soruşturma yürütülüyor.
Olayın 28 Şubat ile bağlantısı nedir?
Kamuoyu, şüphelinin kullandığı 'imha' gibi ifadeleri ve başörtülü bireylere yönelik dışlayıcı tavrı, 28 Şubat postmodern darbesi dönemindeki baskıcı ve ayrımcı zihniyetin günümüzdeki bir yansıması olarak değerlendiriyor.