Gündem29 Haziran 2026

Marmara Denizi depremi: Küçük sarsıntı büyük tartışmayı yeniden alevlendirdi

Marmara Denizi'nde meydana gelen 3,6 büyüklüğündeki deprem, beklenen büyük İstanbul depremine ilişkin farklı bilimsel görüşleri ve senaryoları yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı.

Ne oldu?

Marmara Denizi depremi, Sözcü Gazetesi'nin haberine göre bölgede kaydedilen 3,6 büyüklüğünde bir sarsıntıdır. Bu tür küçük ve orta ölçekli depremler, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara Denizi altından geçen segmentlerinde sıklıkla yaşanan olağan sismik hareketlilik olarak değerlendiriliyor. Son dönemde bölgede kaydedilen dikkat çekici bir diğer olay ise 2 Ekim 2025 tarihinde AFAD tarafından büyüklüğü 5.0, Kandilli Rasathanesi tarafından ise 5.3 olarak açıklanan depremdir. Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesi açıklarında, yaklaşık 6.7 kilometre derinlikte meydana gelen bu deprem İstanbul başta olmak üzere çevre illerde de kuvvetlice hissedilmişti.

Neden gündemde?

Marmara Denizi'ndeki her sismik hareket, bilim dünyasının uzun süredir üzerinde fikir birliğine varamadığı 'büyük deprem' senaryolarını akıllara getiriyor. Gündemin merkezinde, farklı uzmanların birbiriyle çelişen açıklamaları yer alıyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, Türkiye Gazetesi'ne yaptığı değerlendirmede, Marmara Denizi'ndeki fayın geometrisine dikkat çekerek beklenen depremin büyüklüğünün 7'yi geçmeyebileceğini öne sürdü. Hatta GZT'ye verdiği mülakatta, fayın kayma hızını yavaşlatan ve 6 büyüklüğündeki bir depremi engelleyebilecek 'gizli bir mekanizma'dan söz etti. Öte yandan Gazete Oksijen'de yer alan haberler, bazı bilim insanlarının 7.4'e varan büyüklükte bir deprem senaryosu üzerinde durduğunu ve kritik uyarıların geçerliliğini koruduğunu gösteriyor. Bu iki farklı kutuptaki görüş, kamuoyunda hem umut hem de endişe yaratıyor.

Bilinmesi gerekenler

Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara segmenti, 1766 yılındaki büyük depremlerden bu yana kırılmamış bir sismik boşluk olarak kabul ediliyor. Bilimsel tartışmanın özü, bu fayın tek bir büyük kırılmayla mı yoksa daha küçük parçalar halinde mi enerji boşaltacağı sorusuna dayanıyor. 3.6 ve 5.0 gibi depremler, fay üzerindeki stresin bir kısmını boşaltsa da ana fay hattındaki enerji birikimini gidermekten çok uzak. AFAD ve Kandilli Rasathanesi'nin aynı deprem için farklı büyüklük ve derinlik verileri paylaşması, anlık sismik değerlendirmelerdeki metodolojik farklılıklara işaret ediyor. Bu durum, vatandaşların resmi kurumların anlık paylaşımlarını takip etmesinin ve teyitsiz bilgilere itibar etmemesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Bektaş'ın bahsettiği, fayın sürünme (creep) hareketi yaparak enerjiyi sessizce boşaltması teorisi bilinen bir jeolojik olgu olsa da bunun tüm Marmara fayı için ne ölçüde geçerli olduğu tartışmalıdır.

Sırada ne var?

Kısa vadede, bu küçük sarsıntıların hemen ardından büyük bir depremin geleceğini söylemek bilimsel değildir. Ancak orta ve uzun vadede, Marmara Denizi'nde yıkıcı bir deprem olma olasılığı istatistiksel olarak yüksek kalmaya devam ediyor. Kamuoyu, yetkili kurumlardan gelecek yeni bir deprem senaryosu güncellemesini veya resmi uyarı seviyesinde bir değişikliği bekliyor. Tartışmalar, fayın mekaniği üzerinden değil, şehirlerin depreme dayanıklılığı üzerinden ilerlemeli. Gündemdeki asıl sınav, olası bir 7 veya üzeri deprem karşısında mega kent İstanbul'un ve çevresindeki yerleşimlerin ne kadar hazır olduğudur. Bu bağlamda, her küçük deprem, kentsel dönüşüm ve afet bilincinin canlı tutulması için bir hatırlatma işlevi görüyor.

Sık Sorulan Sorular

Marmara Denizi'nde son dönemde hangi büyüklükte depremler oldu?

Son olarak Sözcü Gazetesi'nin haberine göre 3,6 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Bundan önce 2 Ekim 2025'te AFAD'a göre 5.0, Kandilli Rasathanesi'ne göre ise 5.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Uzmanlar Marmara depremi konusunda hemfikir mi?

Hayır. Prof. Dr. Osman Bektaş, fay yapısının 7'den büyük bir deprem üretmeyebileceğini savunurken, bazı bilim insanları 7.4 büyüklüğüne varan bir deprem senaryosu üzerinde durmaya devam ediyor.

Marmara'da olan bu depremler 'büyük deprem'i tetikler mi?

3.6 ve 5.0 büyüklüğündeki depremler, ana fay hattındaki birikmiş enerjiyi boşaltmak için yeterli değildir ve bilimsel olarak büyük bir depremi hemen tetiklemesi beklenmez. Ancak bölgenin yüksek riskli olduğu gerçeğini değiştirmezler.

Prof. Dr. Osman Bektaş'ın bahsettiği 'gizli mekanizma' nedir?

Bektaş, 'sürünme' (fayın asismik kayması) olarak bilinen mekanizmaya işaret ediyor. Bu teoriye göre fay, enerjisini büyük bir depremle değil, yavaş ve sessiz hareketlerle boşaltıyor olabilir; ancak bu görüş tüm bilim çevrelerince kesin olarak kabul görmüş değil.

#Marmara Denizi depremi#beklenen büyük deprem#Osman Bektaş#Kuzey Anadolu Fay Hattı#AFAD#İstanbul depremi
Marmara Denizi depremi: Küçük sarsıntı büyük tartışmayı yeniden alevlendirdi · TrendAvcısı