Malatya kadın cinayeti: Feride Kaya'nın sokak ortasında katledilmesi neden Türkiye'yi ayağa kaldırdı?
Malatya'da 3 çocuk annesi Feride Kaya'nın işe gitmek için indiği minibüsten sonra eski eşi tarafından pompalı tüfekle vurularak öldürülmesi, kadın cinayetlerindeki sistemsel başarısızlığı bir kez daha gözler önüne serdi.
Ne oldu?
Malatya kadın cinayeti, 11 Mayıs 2026 sabahı Battalgazi ilçesi Akpınar mevkiinde yaşanan ve tüm Türkiye'de infial yaratan bir vahşettir. Üç çocuk annesi 35 yaşındaki Feride Kaya, işe gitmek için bindiği minibüsten indiği sırada, eski eşi H.K. tarafından pompalı tüfekle önce uzak mesafeden ateş açılarak, ardından yere düştüğünde yakın mesafeden vurularak sokak ortasında katledildi. Ağır yaralanan Kaya, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Saldırgan olay yerinden kaçarken, görgü tanıklarının dehşet dolu anları cep telefonlarıyla kaydetmesi, cinayetin vahametini ülke gündemine taşıyan unsurlardan biri oldu.
Neden gündemde?
Bu cinayet, Türkiye'deki kadın cinayetleri haritasında bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Olayın gündemde bu kadar geniş yer bulmasının birkaç somut nedeni var. Birincisi, cinayetin güpegündüz, sivil vatandaşların gözü önünde ve bir toplu taşıma durağında işlenmiş olması. İkincisi, Feride Kaya'nın daha önce eski eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı ve defalarca şikayetçi olduğu halde korunamaması. Üçüncüsü, saldırganın kullandığı pompalı tüfek gibi bir silahı nasıl ve nereden temin ettiği sorusu. Cinayetin ardından kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesiyle zayıflayan koruma mekanizmalarına dikkat çekmek için Malatya özelinde açıklamalar yaptı.
Bilinmesi gerekenler
Feride Kaya'nın ölümü, münferit bir olay değil, sistemsel bir çöküşün sonucu olarak okunuyor. Kaya, boşanma sürecinde eski eşinin tehditlerine maruz kalmış, bu tehditleri adli makamlara bildirmiş ve 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talep etmişti. Buna rağmen, kolluk kuvvetlerinin risk değerlendirmesi ve koruma tedbirleri yetersiz kaldı. Olayın ardından Malatya Valiliği bir basın açıklaması yaparak adli ve idari soruşturma başlatıldığını duyurdu. Yakalanan saldırgan H.K. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olaydan bağımsız olarak, aynı ay içinde Malatya'nın Akçadağ ilçesinde benzer bir kadın cinayeti daha yaşanması, bölgedeki olayların sıklığına dair endişeleri artırdı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre, 2026 yılının ilk beş ayında Türkiye'de en az 120 kadın erkekler tarafından öldürüldü.
Sırada ne var?
Adli süreç tutuklu devam ederken, davanın seyri ve sanığa verilecek ceza, benzer davalar için emsal teşkil edecek. Kadın örgütleri, tahrik indirimlerinin gündeme gelmemesi için davaya müdahil olma hazırlığı yapıyor. Siyasi cephede ise muhalefet partileri, olayı Meclis gündemine taşıyarak kadın cinayetlerini araştırma komisyonu kurulmasını talep etti. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin kolluk kuvvetlerinin ihmali olup olmadığına dair soruşturması sürüyor. Uzmanlar, elektronik kelepçe uygulamasının yaygınlaştırılması ve şikayet mekanizmalarının hızlandırılması gerektiğini vurguluyor. Feride Kaya'nın üç çocuğunun devlet koruması altına alındığı ve psikolojik destek sağlandığı bildirildi.
Sık Sorulan Sorular
Malatya kadın cinayetinde saldırgan kimdir ve yakalandı mı?
Saldırgan, Feride Kaya'nın eski eşi olan H.K.'dir. Cinayetin hemen ardından kaçmış ancak kısa süre içinde kolluk kuvvetleri tarafından yakalanarak gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştır.
Feride Kaya daha önce koruma talep etmiş miydi?
Evet, Feride Kaya boşanma sürecinde eski eşinin tehditleri üzerine adli makamlara başvurarak uzaklaştırma kararı aldırmış ve 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talep etmişti.
Olay Malatya'nın hangi ilçesinde meydana geldi?
Cinayet, Malatya'nın Battalgazi ilçesine bağlı Akpınar mevkiinde, sabah saat 08.00 sıralarında bir minibüs durağında meydana gelmiştir.
Kadın cinayetlerinde son durum ne?
Kadın örgütlerinin verilerine göre 2026'nın ilk beş ayında Türkiye'de en az 120 kadın öldürüldü. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkış sonrası koruma tedbirlerindeki zafiyet tartışılmaya devam ediyor.