LPG sektörü operasyonu: Sahte fatura ve hayali ihracat şebekesine darbe
İstanbul merkezli 9 ili kapsayan dev operasyonda, akaryakıt ve LPG sektöründe sahte fatura düzenleyerek devleti milyarlarca lira vergi kaybına uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik eş zamanlı baskınlar düzenlendi. 6 şirkete el konulurken, 10 şirkete kayyum atandı.
Ne oldu?
LPG sektörü operasyonu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, akaryakıt ve LPG piyasasında sahte fatura ve hayali ihracat yoluyla ÖTV ile KDV kaçıran organize suç şebekesine yönelik düzenlenen geniş çaplı bir mali suç soruşturmasıdır. 9 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen baskınlarda 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Mahkeme kararıyla 6 şirkete el konulurken, sektörde faaliyet gösteren 10 şirkete kayyum atandı. Soruşturmanın odağında, var olmayan LPG ticaretini gerçekleşmiş gibi göstererek haksız vergi iadesi alan ve piyasayı manipüle eden bir yapılanma bulunuyor.
Neden gündemde?
Operasyon, akaryakıt ve LPG sektöründeki kayıt dışı ekonominin ulaştığı boyutları gözler önüne sermesi nedeniyle büyük yankı uyandırdı. İddialara göre söz konusu şebeke, sahte fatura ticaretiyle hem devleti milyarlarca lira vergi kaybına uğrattı hem de haksız rekabet yaratarak piyasadaki diğer meşru oyuncuları zor durumda bıraktı. Özellikle hayali ihracat yöntemiyle yurt dışına LPG gönderilmiş gibi evrak düzenlenmesi, bu şirketlerin haksız ÖTV ve KDV iadesi almasına zemin hazırladı. Soruşturmanın İstanbul merkezli olup Ağrı, Van ve Kocaeli gibi lojistik açıdan kritik illere yayılması, şebekenin işleyiş ağını ve coğrafi genişliğini ortaya koyuyor. Henüz kesinleşmiş bir zarar rakamı açıklanmasa da, ele geçirilen sahte faturaların işaret ettiği mali tablo, soruşturmanın derinleştikçe daha da büyüyeceğine işaret ediyor.
Bilinmesi gerekenler
Operasyonun hukuki ayağını İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in bizzat koordine ettiği bildiriliyor. El konulan ve kayyum atanan şirketlerin büyük bir kısmının, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) lisanslı olduğu ve sektörde yıllardır faaliyet gösterdiği öğrenildi. Vergi müfettişlerinin aylar süren teknik ve fiziki takibinin ardından düğmeye basıldı. Sistemin, “döngüsel fatura” olarak bilinen bir yöntemle işlediği; yani aynı malın defalarca el değiştirmiş gibi gösterilerek fatura hacminin şişirildiği ve bu hayali ticaret üzerinden devletten vergi iadesi talep edildiği belirtiliyor. Bu tür organize vergi kaçakçılığı suçlarında, Türk Ceza Kanunu ve Vergi Usul Kanunu kapsamında hapis cezalarının yanı sıra, kaçırılan verginin üç katına kadar idari para cezası uygulanabiliyor. Kayyum atanan 10 şirketin ticari faaliyetlerine, atanan bağımsız yöneticiler tarafından devam edilecek; böylece sektörde ani bir arz sıkıntısı yaşanmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Sırada ne var?
Soruşturma derinleştikçe gözaltı sayısının artması ve yeni şirketlere yönelik tedbir kararlarının çıkması bekleniyor. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan veya tutuklanması talep edilen şüphelilerin ifadeleri, sektördeki diğer aktörlere uzanan yeni bağlantıları açığa çıkarabilir. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarının dosyaya girmesiyle birlikte, şebekenin yurt dışı bağlantıları ve kara para aklama boyutu da mercek altına alınacak. EPDK’nın, el konulan şirketlerin lisans durumlarını yeniden değerlendirmesi ve sektöre yönelik ek denetim mekanizmalarını devreye sokması gündemde. Öte yandan bu operasyon, uzun süredir piyasada yapısal bir sorun olarak duran “vergi kayıp kaçağı” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Sektör temsilcileri, kayıt dışıyla mücadelenin yalnızca operasyonel baskınlarla değil, sistemli dijital takip ve ağır caydırıcı yaptırımlarla kalıcı hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sık Sorulan Sorular
LPG sektörü operasyonunda kaç şirkete el konuldu?
Operasyon kapsamında mahkeme kararıyla 6 şirkete el konuldu, 10 şirkete ise kayyum atandı.
Soruşturma hangi iddialara dayanıyor?
Şirketlerin sahte fatura ve hayali ihracat yöntemiyle ÖTV ve KDV kaçırarak devleti milyarlarca lira zarara uğrattığı iddia ediliyor.
Operasyon hangi illeri kapsıyor?
İstanbul merkezli soruşturma, aralarında Ağrı, Van ve Kocaeli’nin de bulunduğu toplam 9 ilde eş zamanlı olarak yürütüldü.
Kayyum atanması ne anlama geliyor?
Soruşturma süresince şirketlerin ticari faaliyetlerinin kesintiye uğramaması ve mal varlıklarının korunması için atanan bağımsız yöneticiler aracılığıyla yönetilmesi anlamına geliyor.