KKTC'den AP Türkiye Raporu'na net mesaj: 'Mavi Vatan' ve 12 mil vurgusuna sert itiraz
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Avrupa Parlamentosu'nun 2023-2024 Türkiye Raporu'nda yer alan 'Mavi Vatan' eleştirisi ve Yunanistan'ın 12 mil tezine atıf yapan ifadelere sert tepki gösterdi.
Bu yazıyı sesli dinle
Ne oldu?
AP Türkiye Raporu'na tepki, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) yükselen ve Ankara ile eş zamanlı olarak Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye değerlendirmesine yönelik itirazları kapsayan diplomatik bir refleks hareketidir. Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda 381 kabul, 107 ret ve 55 çekimser oyla kabul edilen 2023-2024 Türkiye Raporu, Kıbrıs meselesi ve Doğu Akdeniz başlıklarında Türkiye'nin tezleriyle taban tabana zıt ifadeler içeriyor. Raporda Türkiye'nin 'Mavi Vatan' doktrininin Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarını ihlal ettiği iddiasına yer verilirken, Yunanistan'ın Ege ve Akdeniz'de kara sularını 12 mile çıkarma tezi uluslararası hukuk çerçevesinde meşru bir hak olarak sunuldu. KKTC Dışişleri Bakanlığı, raporun kabulünün hemen ardından yaptığı yazılı açıklamada, metnin Ada'daki gerçekleri yansıtmadığını, Rum tarafının dayatmalarının parlamenter diplomasiye alet edildiğini ve Kıbrıs Türk halkının doğal haklarının yok sayıldığını belirtti.
Neden gündemde?
Raporun gündem olmasının birkaç temel nedeni var. İlk olarak AP, Türkiye ile yürütülen katılım müzakereleri sürecini değerlendirirken, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları anlaşmazlığına ilişkin tavrını net biçimde Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nden yana koydu. Metinde 'Mavi Vatan' kavramının yayılmacı ve hukuk dışı bir doktrin olarak nitelenmesi, Türkiye'de ve KKTC'de büyük yankı uyandırdı. İkinci olarak Yunanistan'ın 12 mil tezine yapılan atıf, Türkiye tarafından uzun yıllardır savaş sebebi (casus belli) sayılan bir konunun AP zemininde meşrulaştırılma girişimi olarak okundu. KKTC'nin tepkisi bu noktada kritik; çünkü rapor, Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynaklarına ilişkin denklemde Kıbrıs Türklerinin haklarını tamamen devre dışı bırakıyor. Ayrıca DW.com'un dikkat çektiği gibi raporun "Türkiye fırsat penceresini kaçırıyor" değerlendirmesi, Ankara'nın AB sürecinden uzaklaştığı eleştirisini öne çıkarırken, KKTC bu söylemin Kıbrıs'taki çözümsüzlüğün asli sorumlusu olan Rum tarafını perdelediğini savunuyor.
Bilinmesi gerekenler
Rapor metninde özellikle üç başlık öne çıkıyor: Kıbrıs sorunu, Doğu Akdeniz'deki gerilimler ve Türkiye'nin savunma sanayii adımları. AP, Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de provakatif eylemler sergilemekle suçlarken, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) haklarını ihlal ettiğini öne sürdü. Buna karşılık KKTC, Ada çevresindeki hidrokarbon kaynaklarının Kıbrıs Türk halkı ile Rum tarafının ortak malı olduğunu ve Türkiye'nin garantörlük haklarından doğan müdahale yetkisinin meşru olduğunu vurguluyor. Stratejik Düşünce Enstitüsü'nün analizine göre rapor, 'çarpıtılmış haberlerle oluşturulmuş ideolojik bir metin' niteliği taşıyor. Rudaw'ın aktardığına göre ise Ankara, raporu 'gerçeklerle bağdaşmayan' ve 'Türkiye karşıtı çevrelerin temelsiz iddialarına dayanan' bir belge olarak niteledi. KKTC Cumhuriyet Meclisi'nden gelen açıklamalarda da benzer şekilde, AP'nin Rum lobilerinin etkisi altında kalarak Kıbrıs Türklerinin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü taleplerini görmezden geldiğine işaret edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise raporu 'haksız ithamlarla dolu, yapıcı diyalogdan uzak' bir metin olarak tanımladı.
Sırada ne var?
Oylamanın ardından sürecin nasıl ilerleyeceği diplomatik kaynakların merceğinde. AP'nin raporları bağlayıcı kararlar değil, tavsiye niteliğinde metinler olarak kabul ediliyor. Ancak Avrupa kamuoyunu ve AB kurumlarının tutumunu etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye'nin AB süreci halihazırda askıda olduğu için, bu raporun katılım müzakerelerine doğrudan bir etkisinden söz edilemiyor. Buna rağmen metin, önümüzdeki dönemde Akdeniz'deki sondaj faaliyetleri, Türk-Yunan ilişkilerindeki seyir ve Kıbrıs müzakereleri açısından önemli bir referans belgesi olabilir. KKTC tarafının Cenevre'de yapılması planlanan gayriresmi 3+1 formatındaki Kıbrıs görüşmeleri öncesinde AP raporunu, Rum tarafının uzlaşmaz pozisyonunu teşvik eden bir unsur olarak değerlendirdiği öğrenildi. Öte yandan Ankara'nın, raporun 'Mavi Vatan' ve 12 mil bölümlerini Yunanistan ile yürütülen olumlu havaya ve Ege'deki diyalog kanallarına zarar verebilecek ifadeler olarak okuduğu ve NATO nezdinde de bu konudaki rahatsızlığını dile getireceği belirtiliyor.
Sık Sorulan Sorular
AP Türkiye Raporu nedir ve bağlayıcılığı var mı?
Avrupa Parlamentosu'nun yıllık olarak yayımladığı Türkiye Raporu, ülkenin AB katılım süreci, insan hakları, dış politika ve hukukun üstünlüğü gibi alanlardaki performansını değerlendiren kapsamlı bir belgedir. Tavsiye niteliğinde olup hukuken bağlayıcı değildir ancak AB kurumları ve üye devletler nezdinde siyasi etki yaratır.
KKTC neden bu rapora özellikle tepki gösterdi?
Raporda Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları konusunda Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tezlerine tam destek verilirken Kıbrıs Türk halkının hidrokarbon kaynakları üzerindeki eşit hakları yok sayıldı. Ayrıca 'Mavi Vatan' doktrini yayılmacı olarak nitelenirken Türkiye'nin garantörlükten kaynaklanan bölgedeki varlığı meşruiyet dışı gösterildi.
Rapordaki 12 mil vurgusu neden önemli?
Yunanistan'ın Ege ve Akdeniz'de kara sularını 6 milden 12 mile çıkarma tezi, Türkiye tarafından yıllardır savaş sebebi (casus belli) sayılıyor. AP'nin raporunda bu tezin uluslararası hukuk çerçevesinde meşru bir hak olarak sunulması, Ankara tarafından Yunanistan'a tartışmalı bir konuda Avrupa desteği verilmesi şeklinde yorumlandı.