Kılıçdaroğlu'nun 'fesih ve ihraç' kararları: CHP'de iktidar kavgası perde arkası
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlığındaki MYK, çok sayıda il ve ilçe yönetimini feshedip bazı partilileri disipline sevk ederken, Genel Başkan Özgür Özel cephesi bu kararlara 'hukuksuz' diyerek sert tepki gösterdi.
Bu yazıyı sesli dinle
Ne oldu?
Kılıçdaroğlu ihraç fesih krizi, CHP'de 4-5 Kasım 2023 kurultayı öncesine dönmüş gibi görünen bir güç mücadelesinin yeni perdesidir. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlık ettiği Merkez Yönetim Kurulu (MYK), 7 Nisan 2025 itibarıyla ardı ardına fesih ve ihraç istemli disiplin kararları açıkladı. Parti Meclisi'nde (PM) çoğunluğu elinde bulunduran Kılıçdaroğlu kanadı; Erzurum, Sivas, Artvin, Bingöl ve Adıyaman gibi çok sayıda il başkanlığı ve ilçe örgütünü feshetti. Aynı toplantıda İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile birlikte 6 ismin Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edilmesi, partideki bölünmüşlüğü tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.
Kararların duyurulmasından dakikalar sonra Genel Başkan Özgür Özel, parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. Özel, söz konusu MYK kararlarını 'gayri meşru' ve 'hukuk tanımaz' olarak nitelendirdi. Genel başkanın MYK'ya başkanlık etmesi gerektiğini belirten Özel, 'MYK ancak genel başkanın çağrısıyla ve gündemiyle toplanır. Benim haberim olmadan alınan bu karar yok hükmündedir' ifadelerini kullandı. CHP tüzüğüne göre MYK'yı toplantıya çağırma yetkisi genel başkana ait; ancak Kılıçdaroğlu'na yakın PM üyeleri, tüzüğün kendilerine de MYK'yı olağanüstü toplantıya çağırma imkânı verdiğini savunuyor. Bu hukuki ikilik, krizin fitilini ateşleyen temel unsurlardan biri oldu.
Neden gündemde?
Bu gelişme, CHP tarihinde eşine az rastlanır bir yetki çatışmasını gündeme taşıyor. Parti tüzel kişiliği açısından iki ayrı otorite merkezi oluşmuş durumda: Genel Başkan Özgür Özel ve PM çoğunluğunu arkasına alan eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu. Kılıçdaroğlu'nun 'masaya yumruğunu vurduğu' yorumları yapılan bu hamle, aslında yerel seçimler sonrası başlayan değişim tartışmalarının kurumsal bir hesaplaşmaya dönüştüğünü gösteriyor. İhraç ve fesih kararlarının muhatabı olan isimler ağırlıklı olarak Özgür Özel'e yakınlığıyla bilinen yöneticilerden oluşuyor. İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in disipline sevk edilmesi, İstanbul örgütündeki değişimci kanadın doğrudan hedef alınması anlamına geliyor.
Kararlara gösterilen tepkiler de meselenin boyutunu ortaya koyuyor. CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, genel merkezin bu tutumunu 'MHP yöntemi' olarak nitelendirerek partisine yönelik ağır bir eleştiride bulundu. Özgür Özel ise tüm örgütü 'demokrasi nöbeti'ne çağırarak gövde gösterisine hazırlanıyor. Krizin medyaya yansıma biçimi de dikkat çekici; ana akım medyada 'CHP'de deprem', 'Kılıçdaroğlu üzerini çizdi' gibi ifadelerle sürecin bir hesaplaşma olarak çerçevelendiği görülüyor.
Bilinmesi gerekenler
Parti içi krizin merkezinde, 4-5 Kasım kurultayında değişen tüzük maddelerinin yorumlanmasındaki derin görüş ayrılığı yatıyor. Özgür Özel, genel başkan seçildikten sonra gerçekleştirilen kurultayda PM'nin yetkilerini düzenleyen maddelerde değişiklik yapılmıştı. Ancak Kılıçdaroğlu'nun seçim sonrası atadığı PM üyelerinin çoğunluğu hâlâ koruması, iki başlı bir yönetim yapısı doğurdu. MYK kararlarını uygulama ve il örgütlerini feshetme yetkisinin kime ait olduğu sorusu, şu an için hukuki bir muammaya dönüşmüş durumda. Feshedilen il başkanlıklarının seçilmiş delegeleri ve il yönetimleri, kararları tanımadıklarını açıklarken, sürecin yargıya taşınmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Parti kulislerinde, bu hamlenin olası bir olağanüstü kurultay çağrısının önünü açmak ya da Özgür Özel'i yetkisizleştirmek için planlandığı konuşuluyor. Kılıçdaroğlu cephesi ise kararların 'örgütten gelen şikâyetler doğrultusunda ve tüzüğe uygun' olduğunu savunuyor. YDK'ya sevk edilen isimlerin dosyaları önümüzdeki haftalarda ele alınacak; buradan çıkacak kararlar, partideki güç dengesini doğrudan etkileyecek.
Sırada ne var?
Özgür Özel'in 'demokrasi nöbeti' çağrısı, örgütün sokağa inerek genel merkez önünde toplanmasını içeriyor. Bu durum, parti içi gerilimi fiziksel bir boyuta taşıma riski barındırıyor. Hukuk cephesinde ise fesih kararlarının iptali için il başkanlıkları tarafından asliye hukuk mahkemelerine başvurular yapılması bekleniyor. Parti içi muhalefetin, olağanüstü kurultay için imza toplama sürecini hızlandırabileceği de Ankara kulislerinde konuşulanlar arasında.
Asıl kritik eşik, PM'nin önümüzdeki günlerde yapacağı toplantı olacak. Eğer Kılıçdaroğlu kanadı PM'deki çoğunluğunu koruyarak yeni MYK kararları almaya devam ederse, CHP fiilen iki ayrı yönetim tarafından idare edilen bir parti görünümüne bürünebilir. Bu tablo, yerel seçimlerde umduğunu bulamayan ana muhalefet partisini, iktidar karşısında stratejik üstünlük kurma hedefinden uzaklaştırıp tamamen iç kavgaya kilitleme potansiyeli taşıyor.
Sık Sorulan Sorular
CHP'de hangi il ve ilçe örgütleri feshedildi?
Kılıçdaroğlu başkanlığındaki MYK'nın aldığı kararla Erzurum, Sivas, Artvin, Bingöl ve Adıyaman il başkanlıkları ile bazı ilçe örgütlerinin yönetimleri feshedildi. Kararların gerekçesi olarak örgüt içi şikâyetler ve tüzük ihlalleri gösterildi.
Özgür Çelik neden disipline sevk edildi?
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, genel merkezin aldığı kararlara karşı açıklamaları ve değişimci kanada yakın duruşu nedeniyle 'tedbirli olarak' Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilen 6 isim arasında yer aldı. Çelik, Özgür Özel'e yakınlığıyla biliniyor.
CHP'deki bu kriz nasıl sonuçlanır?
Krizin seyri, hukuki itirazların sonucuna ve PM'deki güç dengesine bağlı. Fesih kararlarına karşı açılacak davalar ve olası bir olağanüstü kurultay süreci, önümüzdeki haftaların belirleyici başlıkları olacak. İki kanat arasında uzlaşma sağlanamazsa CHP'nin yargı kararıyla yönetim yapısının netleşmesi gündeme gelebilir.
Özgür Özel'in 'demokrasi nöbeti' çağrısı ne anlama geliyor?
Özgür Özel, PM çoğunluğunun aldığı kararları tanımadığını göstermek ve kendi meşruiyetini pekiştirmek amacıyla tüm partilileri genel merkez önünde toplanmaya çağırdı. Bu çağrı, örgüt tabanının genel başkana desteğini sokağa taşıyarak Kılıçdaroğlu kanadına karşı bir gövde gösterisine dönüşmeyi hedefliyor.