Kılıçdaroğlu'nun Aşura Kararı: Siyasi Hesaplar ve İnanç Hassasiyeti Arasındaki İnce Çizgi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'daki Aşura etkinliğine katılmama kararı alarak, "oluşan atmosferin" inancı siyasi polemiklere alet edebileceği uyarısında bulundu.
Ne oldu?
Kılıçdaroğlu Aşura açıklaması, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul'da planlanan bir Aşura etkinliğine fiziken katılmaktan son anda vazgeçmesiyle gündeme gelen bir karar ve beraberindeki mesajdır. Kılıçdaroğlu, 5 Ağustos 2025 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada, programında yer almasına rağmen etkinliğe katılmama kararı aldıklarını duyurdu. Gerekçe olarak "oluşan atmosfer" gösterildi ve bu özel günün siyasi tartışmalara malzeme yapılmaması gerektiği vurgulandı. Kılıçdaroğlu, Aşura'ya yönelik dayanışma mesajını ise sosyal medya hesabı üzerinden paylaşarak, manevi birlikteliğe uzaktan da olsa destek verdi.
Neden gündemde?
Bu kararın gündem olmasının birkaç temel nedeni var. Birincisi, Aşura, hem Alevi-Bektaşi inancında hem de genel olarak İslam dünyasında derin bir manevi ve tarihi öneme sahip. Kerbela'da yaşanan acıyı anma ve dayanışma günü olan Aşura, siyasetçiler için kritik bir toplumsal temas noktası. Kılıçdaroğlu'nun bu etkinliğe katılmama kararı, ilk bakışta bir eksiklik gibi görünse de, aktarılan gerekçe tartışmanın yönünü değiştirdi. İkincisi, kararın perde arkasında, son dönemde siyasette yükselen kutuplaşma ve kimlik siyaseti tartışmalarının yattığı iddia ediliyor. Öyle ki, Kılıçdaroğlu'nun katılımının bazı çevrelerce provoke edilmesinden ve bu anlamlı gündemin gölgelenmesinden çekinildiği konuşuluyor. Üçüncüsü ise, bu hamle CHP liderinin siyasi iletişim stratejisinde bir kırılma olarak okunuyor; zira bir parti genel başkanının planlanmış bir programa gitmeme sebebini açıkça "atmosfer" olarak tanımlaması, seçmen ve kamuoyu nezdinde farklı şekillerde yorumlanabildi.
Bilinmesi gerekenler
Konunun doğru anlaşılması için bazı noktaları netleştirmek gerekiyor. Kılıçdaroğlu, kararını "Aşura etkinliğine fiziken katılmamanın daha doğru olacağı kanaatine vardık" sözleriyle duyurdu. Burada kullanılan "oluşan atmosfer" ifadesi, resmi bir engel veya organizasyonel bir sorun değil, tamamen siyasi ve toplumsal gerilimi işaret eden bir tanımlama. Yani ne bir güvenlik tehdidi ne de programın iptal edilmesi söz konusu; sadece liderin inisiyatifiyle alınmış bir geri çekilme var. Önemli bir diğer ayrıntı ise, geçmiş yıllarda Kılıçdaroğlu ve CHP'li belediyelerin Aşura etkinliklerine aktif katılım göstermiş olması. 2022 yılında Kılıçdaroğlu ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'daki matem merasimine birlikte katıldıkları biliniyor. Bu tarihsel katılım, mevcut kararı daha da dikkat çekici kılıyor ve "acaba ne değişti?" sorusunu akla getiriyor. Kılıçdaroğlu, bu kararla, inancın siyasete alet edilmemesi prensibini kendi cephesinden korumaya çalışırken, muhalifleri tarafından tabanından uzaklaşmakla eleştirilebiliyor.
Sırada ne var?
Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışı, kısa vadede iki farklı tartışmayı alevlendirebilir. İlk olarak, kararın parti içindeki ve Alevi toplumu nezdindeki yansımaları dikkatle izlenecek. CHP liderinin, kendi doğal seçmen kitlesi olarak görülen bir topluluğun en önemli günlerinden birinde sahadan çekilmesi, yerel siyasette yeni dengeleri tetikleyebilir. İkinci olarak, bu durum iktidar kanadı ve diğer muhalefet partileri tarafından bir siyasi malzeme olarak kullanılabilir. Kılıçdaroğlu'nun söylemleriyle eylemleri arasındaki tutarlılığı sorgulayan eleştirilerin dozu artabilir. Uzun vadede ise, bu tarz sembolik geri çekilmelerin, liderin toplumsal hassasiyetleri yönetme biçimine dair yeni bir anlayışın işareti olabileceği değerlendiriliyor. Önümüzdeki günlerde yapılacak grup toplantıları ve mitingler, Kılıçdaroğlu'nun bu yeni iletişim dilini sürdürüp sürdürmeyeceğinin ilk testleri olacak.
Sık Sorulan Sorular
Kemal Kılıçdaroğlu Aşura etkinliğine neden katılmadı?
Kılıçdaroğlu, etkinlik öncesinde oluşan siyasi atmosferin, Aşura gününün manevi ruhuna zarar vereceği ve inancın siyasi polemiklere malzeme edilmemesi gerektiği gerekçesiyle fiziken katılmama kararı aldı.
Kılıçdaroğlu'nun Aşura açıklamasında ne yazıyordu?
Açıklamada, gönül birlikteliğinin ve muhabbetin önemine vurgu yapıldı ancak oluşan atmosfer nedeniyle fiziksel katılımın doğru bulunmadığı belirtildi. Mesaj, sosyal medya üzerinden paylaşıldı.
CHP ve Alevi toplumu arasındaki ilişki bu karardan nasıl etkilenir?
Henüz resmi bir kırılma yaşanmamakla birlikte, karar bazı Alevi kanaat önderlerince eleştirilirken, bir kesim de siyasi provokasyonlara karşı alınmış stratejik bir karar olarak değerlendiriyor. Etkisi önümüzdeki günlerde netleşecek.