Gündem21 Haziran 2026

Kılıçdaroğlu Demirtaş savunması

CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Selahattin Demirtaş ile ilgili geçmiş sözleri ve tutumuna yönelik eleştirilere yanıt vererek, izlediği hattın bir 'siyasi tuzağı bozma' hamlesi olduğunu öne sürdü.

Ne oldu?

Kılıçdaroğlu Demirtaş savunması, CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a yönelik geçmişteki ziyaretleri ve söylemleri nedeniyle parti içinden ve muhalif çevrelerden gelen eleştirilere karşı yaptığı açıklamalar bütünüdür. Kılıçdaroğlu, “pişman değilim” sözlerinin ardından yükselen tansiyonu düşürmek amacıyla yeni bir savunma geliştirdi. Bu savunmanın merkezinde, Demirtaş’ın tahliyesini istemenin ya da onunla diyalog kurmanın kişisel bir tercih değil, kendilerine kurulmak istenen bir “siyasi tuzağı bozma” stratejisi olduğu iddiası yer aldı. Kılıçdaroğlu, “Siyasi tuzağı bozmak için evet dedik” ifadesini kullanarak, o dönemki adımlarını meşrulaştırmaya çalıştı. Aynı zamanda hakkını sonuna kadar arayacağını belirterek konuyu hukuki zemine de taşıma sinyali verdi.

Neden gündemde?

Mesele, 28 Mayıs 2023’teki cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunun hemen ardından CHP’de başlayan değişim tartışmalarının bir uzantısı olarak yeniden alevlendi. Kılıçdaroğlu seçim yenilgisinin ardından koltuğunu Özgür Özel’e devretmiş olsa da, dönem dönem yaptığı çıkışlarla gündeme oturmaya devam ediyor. Eski genel başkanın, “Demirtaş’ın cezaevinde olması doğru değil, dışarda olsaydı sivil siyasetin önü açılırdı” minvalindeki geçmiş sözleri, milliyetçi ve muhafazakâr seçmende “CHP’nin terörle mücadele konusunda zaaf göstereceği” algısını güçlendirmişti. Parti içindeki muhalif kanat ise bu söylemlerin seçim kaybındaki en büyük etkenlerden biri olduğunu savunuyor. Kılıçdaroğlu’nun son olarak “pişman değilim” açıklamasının ardından yeni bir izah getirme ihtiyacı duyması, CHP tabanındaki yarılmanın derinliğini gözler önüne serdi. Ayrıca “CHP’ye kayyum hayali kuranların son sığınağı Kılıçdaroğlu” şeklindeki bazı partiye yakıştırılan haber başlıkları, meselenin yalnızca bir özeleştiri değil, aynı zamanda CHP içi iktidar mücadelesinin bir enstrümanı haline geldiğini ortaya koyuyor.

Bilinmesi gerekenler

Kılıçdaroğlu’nun Selahattin Demirtaş ile ilişkisi 2022’deki Van ziyaretine ve 28 Mayıs 2022’deki “serbest bırakılmasını istiyorsanız” ifadesine kadar uzanıyor. Seçim sürecinde Demirtaş’ın cezaevinden yaptığı “Cumhurbaşkanı Sayın Kılıçdaroğlu, Allah yolunuzu açık etsin” paylaşımı, Cumhur İttifakı tarafından “ittifakın gizli ortağı” söylemiyle karşılanmıştı. Eski CHP lideri, son savunmasında bu diyaloğun bir seçim taktiği olduğunu ima ediyor. Ona göre, muhalefeti terör örgütüyle ilişkilendirme çabasına karşı dik durup diyalog kanallarını kapatmamak, ötekileştirmeyi bitirme vaadinin bir gereğiydi. Ancak parti içindeki değerlendirmeler, bu stratejinin tersten teptiği ve CHP’nin özellikle milliyetçi seçmendeki oy oranını artıramamasının temel nedenlerinden biri olduğu yönünde. Kılıçdaroğlu’nun “hakkımı sonuna kadar arayacağım” sözleri ise, kendisine dönük ithamların hukuki boyuta taşınabileceği ve isim vermeden eleştirenlere gözdağı olarak yorumlanıyor.

Sırada ne var?

Kılıçdaroğlu’nun aktif siyasetten tamamen çekilmeyeceği anlaşılıyor. Bu açıklamalar, önümüzdeki yerel seçimler ve kurultay süreçlerinde eski genel başkanın parti içi muhalefetin doğal lideri olarak konumlanmaya devam edeceği sinyalini veriyor. Değişim yönetimi ile Kılıçdaroğlu arasındaki gerilimin, CHP’nin yeni söylem haritasını netleştirmesini zorlaştıracağı değerlendiriliyor. Öte yandan Demirtaş ve HDP eski kadrolarına yönelik yargı süreçleri devam ederken, Kılıçdaroğlu’nun yapacağı her çıkış iktidar cephesine söylem malzemesi vermeyi sürdürecek. “CHP’ye kayyum” tartışmalarının alevlenmesi, eski liderin hukuki arayış açıklamasıyla birleştiğinde, parti içinde taşların daha fazla yerinden oynayabileceği bir sürecin kapıda olduğu söylenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kılıçdaroğlu neden pişman olmadığını söyledi? Kılıçdaroğlu’na göre Demirtaş ile kurduğu diyalog ve tahliye talebi, kişisel bir destek değil; muhalefeti terör örgütüyle ilişkilendirme tuzağını bozmak için atılmış siyasi bir adımdı. Bu tavrın doğru olduğunu düşündüğü için pişmanlık duymadığını ifade ediyor.

CHP içinde bu açıklamalar nasıl karşılandı? Parti içinde iki farklı görüş var. Mevcut yönetim ve değişim yanlıları, bu söylemlerin seçim kaybında etkili olduğunu ve gündemi gereksiz yere meşgul ettiğini savunuyor. Kılıçdaroğlu’na yakın bir kanat ise onun barış ve diyalog söyleminin CHP’nin temel değerleriyle uyumlu olduğu görüşünde.

Kılıçdaroğlu “hakkımı arayacağım” derken neyi kastetti? Açıklama, büyük ölçüde kendisine yöneltilen ağır eleştirilere ve özellikle parti içindeki bazı suçlayıcı ifadelere karşı hukuki yollara başvurabileceğinin işareti olarak okundu. Bu durum CHP’de iç hesaplaşmanın mahkeme koridorlarına taşınabileceği endişesini doğurdu.

Sık Sorulan Sorular

Kılıçdaroğlu neden pişman olmadığını söyledi?

Kılıçdaroğlu’na göre Demirtaş ile kurduğu diyalog ve tahliye talebi, kişisel bir destek değil; muhalefeti terör örgütüyle ilişkilendirme tuzağını bozmak için atılmış siyasi bir adımdı. Bu tavrın doğru olduğunu düşündüğü için pişmanlık duymadığını ifade ediyor.

CHP içinde bu açıklamalar nasıl karşılandı?

Parti içinde iki farklı görüş var. Mevcut yönetim ve değişim yanlıları, bu söylemlerin seçim kaybında etkili olduğunu ve gündemi gereksiz yere meşgul ettiğini savunuyor. Kılıçdaroğlu’na yakın bir kanat ise onun barış ve diyalog söyleminin CHP’nin temel değerleriyle uyumlu olduğu görüşünde.

Kılıçdaroğlu “hakkımı arayacağım” derken neyi kastetti?

Açıklama, büyük ölçüde kendisine yöneltilen ağır eleştirilere ve özellikle parti içindeki bazı suçlayıcı ifadelere karşı hukuki yollara başvurabileceğinin işareti olarak okundu. Bu durum CHP’de iç hesaplaşmanın mahkeme koridorlarına taşınabileceği endişesini doğurdu.

#Kılıçdaroğlu#Demirtaş#siyasi tuzak#CHP#gündem