Kadir İnanır'ın veda töreninde 'Kenan Evren' gerilimi: Salonu terk etmek zorunda kaldı
Yeşilçam'ın usta oyuncusu Kadir İnanır için düzenlenen anma töreninde, 12 Eylül darbesinin mimarı Kenan Evren'in adının anılması üzerine tansiyon yükseldi. Törene katılan bir kişi, sarf ettiği sözler nedeniyle yuhalanarak salondan çıkarıldı.

Ne oldu?
Sanat dünyasının acı kaybı Kadir İnanır için İstanbul'da düzenlenen anma töreninde beklenmedik bir gerginlik yaşandı. Tören sırasında söz alan bir katılımcının, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin lideri, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren hakkında sarf ettiği sözler salonda büyük tepki çekti. Görgü tanıklarının aktardığına göre, şahıs Evren için "Şerefsiz" ifadesini kullanırken, başka bir tanık "Benim için lanetli bir heriftir" dediğini öne sürdü. Kısa sürede alevlenen tartışmanın ardından ilgili kişi, katılımcıların yuhalamaları ve protestoları eşliğinde salondan çıkarıldı. Tören, yaşanan bu istenmeyen olayın gölgesinde, bir süre kesintiye uğradıktan sonra devam etti.
Neden gündemde?
Kenan Evren ismi, aradan geçen on yıllara rağmen Türkiye toplumunda derin yaraları kaşıma gücüne sahip. Bu olay, Kadir İnanır gibi toplumun her kesimi tarafından sevilen bir sanatçının veda töreninde yaşandığı için daha da dikkat çekici hale geldi. Kadir İnanır, 12 Eylül döneminde ve sonrasında dik duruşuyla bilinen, askeri vesayete karşı mesafeli tavrıyla tanınan bir isimdi. Yaşanan gerginlik, sanat ve siyasetin kesiştiği ince çizgide, toplumsal hafızanın ne kadar diri olduğunu bir kez daha gösterdi. Bazı kesimler törende siyasi söylemlere yer olmadığını savunarak tepki gösterirken, bazıları ise ifade biçimini eleştirse de darbelere karşı duyulan öfkenin anlaşılır olduğunu belirtti.
Bilinmesi gerekenler
Ahmet Kenan Evren, 17 Temmuz 1917'de Manisa'nın Kula ilçesinde doğdu. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 17. Genelkurmay Başkanı olarak görev yaptığı sırada, 12 Eylül 1980'de emir-komuta zinciri içinde yönetime el koydu. Darbenin ardından Devlet Başkanlığı görevini üstlenen Evren, 1982 Anayasası'nın halk oylamasıyla yüzde 91,37 oyla kabul edilmesinin ardından Türkiye'nin 7. Cumhurbaşkanı oldu ve bu görevini 1989 yılına kadar sürdürdü. Darbe süreci, idamlar, işkenceler ve ağır insan hakları ihlalleriyle Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak geçti. 2010 yılındaki anayasa değişikliği referandumuyla Evren'in yargılanmasının önü açıldı. 18 Haziran 2014'te Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Evren'i "Anayasayı ve TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı ve orgeneral rütbesini erliğe düşürdü. Karar Yargıtay aşamasındayken, 9 Mayıs 2015'te Ankara'da 97 yaşında hayatını kaybetti ve yargı süreci düştü.
Sırada ne var?
Anma töreninde yaşanan bu münferit olayın hukuki bir boyuta taşınması beklenmiyor. Ancak politik figürlerin ve ailelerinin katıldığı bu tür törenlerde, bundan sonraki süreçte özel güvenlik önlemlerinin ve konuşma içeriklerine yönelik hassasiyetin artabileceği değerlendiriliyor. Öte yandan, olay sosyal medyada geniş yankı buldu. Kullanıcılar, bir sanatçıyı anma töreninin siyasi hesaplaşma alanına dönüştürülüp dönüştürülmediğini tartışıyor. Kadir İnanır ailesi ve yakın çevresinin ise bu tatsız olayı uzatmamak adına herhangi bir resmî şikayette bulunmadığı öğrenildi.
Sık Sorulan Sorular
Kenan Evren neden müebbet hapis cezası aldı?
Kenan Evren, 12 Eylül 1980 darbesiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve görevini yapmasını engelleme suçlarından, 18 Haziran 2014 tarihinde Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme ayrıca orgenerallik rütbesinin erliğe düşürülmesine karar verdi.
Kadir İnanır'ın töreninde tam olarak ne yaşandı?
Bir katılımcının söz alarak Kenan Evren hakkında ağır ifadeler kullanması üzerine salonda tansiyon yükseldi. Tepkiler üzerine şahıs yuhalanarak anma töreninin yapıldığı salondan çıkarıldı ve program kaldığı yerden devam etti.
Kenan Evren'in cezası onaylandı mı?
Hayır. Kenan Evren, 9 Mayıs 2015 tarihinde, yerel mahkemenin verdiği müebbet hapis kararı Yargıtay tarafından henüz incelenme aşamasındayken 97 yaşında öldü. Ceza hukuku gereği, sanığın ölümüyle dava düştü ve hüküm hiçbir zaman kesinleşmedi.