Gündem29 Haziran 2026

İsrail'in hasta tahliye izni engeli: Refah Kapısı'ndan çıkışlar neden durdu?

İsrail'in güvenlik gerekçesiyle onay vermemesi sonucu, Gazze'den Refah Sınır Kapısı üzerinden yapılması planlanan acil hasta tahliyesi iptal edildi. 70'e yakın başvurudan yalnızca 5'ine izin verildiği bildiriliyor.

Ne oldu?

İsrail acil hasta izni krizi, Gazze Şeridi'nde tedavi imkânı bulunmayan onlarca hastanın Refah Sınır Kapısı üzerinden yurt dışına çıkışının engellenmesiyle derinleşti. Gazze'deki Sağlık Bakanlığı yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre, son haftalarda acil ve hayati müdahale gerektiren yaklaşık 70 hasta için seyahat başvurusu yapıldı. İsrail makamları bu başvurulardan yalnızca 5'ine onay verdi. Geri kalan hastalar için gerekli güvenlik izinlerinin verilmemesi nedeniyle planlanan tahliye operasyonu iptal edilmek zorunda kalındı. Dünya Sağlık Örgütü ve çeşitli insani yardım kuruluşlarının verilerine göre Gazze'de binlerce hasta ve yaralı, İsrail'in yoğun saldırıları ve sağlık sisteminin çöküş noktasına gelmesi nedeniyle acil tıbbi tahliye bekliyor.

Neden gündemde?

Bu gelişme, İsrail'in insani yardım koridorlarına yönelik tutumunun sert bir örneği olarak uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu. Konunun gündemdeki yerini pekiştiren birkaç kritik faktör var. Birincisi, engellemenin kronik hasta, kanser hastası ve yoğun bakım gerektiren yaralı çocuklar gibi en savunmasız grupları doğrudan etkilemesi. İlgili haber başlıklarında da belirtildiği üzere, İsrail'in eş zamanlı olarak Gazze'ye düzenlediği saldırılarda sivil kayıpların devam etmesi, sağlık alanındaki bu kısıtlamanın yarattığı tepkiyi katlıyor. İkincisi, Refah Sınır Kapısı'nın halihazırda Mısır'ın kontrolünde olmasına rağmen, İsrail'in hasta listeleri üzerinde uyguladığı vize benzeri güvenlik vetosu, bölgeye yönelik ablukanın ne kadar katmanlı olduğunu gözler önüne seriyor. Üçüncü olarak ise, uluslararası hukukta özel bir yeri olan "savaş halinde dahi tıbbi geçiş hakkı" ilkesinin delinmesi, konuyu yalnızca siyasi değil aynı zamanda ağır bir insan hakları meselesi haline getiriyor.

Bilinmesi gerekenler

Konunun alt metnini anlamak için birkaç temel noktaya odaklanmak gerekiyor. İsrail tarafı, güvenlik prosedürleri çerçevesinde hareket ettiğini ve hasta kılığında militan geçişi olabileceği yönünde istihbarat gerekçeleri bulunduğunu iddia ediyor. Ancak insani yardım kuruluşları, bu bürokratik engelin çoğu zaman aylarca sürdüğünü ve hastaların durumunun bu süreçte geri dönülemez şekilde kötüleştiğini belirtiyor. Refah Kapısı'ndan tahliye, Mayıs 2024'te İsrail'in kapının Filistin tarafını ele geçirip kapatmasından bu yana neredeyse tamamen durmuş durumda. Açıklanan son verilere göre, çoğunluğu çocuk olmak üzere en az 25 bin hastanın acil tahliyeye ihtiyacı var. "Acil hasta izni" başlığı altında toplanan bireysel başvurular, karmaşık bir güvenlik taraması ve koordinasyon mekanizmasının parçası. Bu mekanizma içerisinde İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı COGAT birimi, Filistin Otoritesi, Mısır ve Dünya Sağlık Örgütü yer alıyor. Seyahat onayı alamayan hastaların bir kısmı için alternatif güzergah bulunmazken, tıbbi malzeme ve yakıt sıkıntısı da sağlık tesislerini işlevsiz bırakıyor. Bir gün içerisinde 70 başvurudan 65'inin reddedilmesi, mevcut insani krizin derinliğini ölçmek için çarpıcı bir veri sunuyor.

Sırada ne var?

Önümüzdeki süreçte gözler bir kez daha arabulucu ülkelere ve uluslararası sağlık örgütlerine çevrilmiş durumda. Dünya Sağlık Örgütü, İsrail'e tıbbi tahliyeler için "kesintisiz ve öngörülebilir bir koridor" açılması yönündeki çağrılarını yineliyor. Bölgede ateşkes müzakereleri tıkanma noktasına gelirken, insani koridor diplomasisi müstakil bir gündem maddesi olarak masada tutulmaya çalışılıyor. Mısır'ın, uluslararası baskıyı artırarak sınırın kendi tarafındaki sağlık lojistiğini hazır tuttuğu biliniyor. Ancak İsrail'in güvenlik vetosunu aşacak bir mekanizma şimdilik kurulabilmiş değil. Uzmanlar, uluslararası mahkemelerde İsrail'e yönelik açılan davalarda, hasta tahliyelerinin sistematik olarak engellenmesinin bir "kolektif cezalandırma" delili olarak yer bulabileceğini belirtiyor. Kısa vadede ise, onay alamayan ve sağlık durumu ağır olan hastalar için Gazze'deki sınırlı kaynaklarla ayakta kalan birkaç sahra hastanesinin kapasitesini zorlamaktan başka bir seçenek görünmüyor. Her reddedilen tahliye başvurusu, ateşkes çabalarından bağımsız olarak, sivil halkın yaşadığı dramın dozunu artırmaya devam ediyor.

Sık Sorulan Sorular

İsrail neden Gazzeli hastaların yurt dışına çıkışına izin vermiyor?

İsrail makamları güvenlik gerekçesiyle hareket ettiğini, seyahat başvurularını istihbarat değerlendirmeleri doğrultusunda onayladığını veya reddettiğini belirtiyor. Hastalara yönelik toplu bir yasak olmamakla birlikte, izin süreci oldukça katı ve uzun sürüyor.

Refah Sınır Kapısı Filistinli hastalar için neden bu kadar önemli?

Refah, Gazze Şeridi’nin İsrail sınırları dışına, doğrudan Mısır’a açılan tek kapısı. Tedavisi mümkün olmayan ağır hastalar ve yaralılar için yurt dışına tıbbi tahliyenin ana güzergahı işlevi görüyor.

Kaç Gazzeli hasta şu anda yurt dışına çıkış için bekliyor?

Gazze Sağlık Bakanlığı ve uluslararası kurumların verilerine göre, çoğunluğu çocuk olmak üzere en az 25 bin hasta ve yaralı acil tıbbi tahliyeye veya ileri düzey tedavi için yurt dışına çıkış iznine ihtiyaç duyuyor.

Hasta tahliyesi konusunda hangi uluslararası kurumlar devrede?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Mısır Kızılayı ve Birleşmiş Milletler’e bağlı insani yardım ofisleri, hasta listelerinin koordinasyonu ve tahliye lojistiği için Refah Sınır Kapısı’nda aktif şekilde çalışıyor.

#İsrail#Gazze#Refah Sınır Kapısı#hasta tahliyesi#sağlık krizi#insani koridor#Filistin#gündem