Gündem8 Temmuz 2026

İsrail'in F-35 itirazı Ankara-Washington hattında yeni bir denklem mi kuruyor?

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Türkiye'nin F-35 programına dönüş ihtimaline sert tepki göstererek bunun 'Ortadoğu'daki güç dengesini yok edeceğini' savundu. Bu çıkış, Türkiye'nin tedarik sürecindeki dengeleri ve İsrail'in bölgesel askeri üstünlük stratejisini yeniden gündeme taşıdı.

Ne oldu?

Türkiye F-35 dengesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'nin F-35 savaş uçağı tedarikine yönelik sert itirazıyla uluslararası diplomasi gündeminin üst sıralarına yerleşti. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye F-35 satışına yeşil ışık yakabileceğine dair sinyaller vermesinin ardından Netanyahu'dan doğrudan bir engelleme çıkışı geldi. İsrail basınına yansıyan ve BBC ile Deutsche Welle'nin de doğruladığı açıklamalarda Netanyahu, "Türkiye'ye F-35 satışı Ortadoğu'da güç dengesini yok eder" ifadelerini kullandı. Bu çıkış, yalnızca iki ülke arasındaki gerilimi değil, aynı zamanda İsrail'in bölgedeki askeri üstünlüğünü korumaya yönelik on yıllardır sürdürdüğü politikayı da gözler önüne serdi. Türkiye, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri satın almasının ardından 2019'da F-35 programından çıkarılmıştı. Ankara'nın programdan çıkarılmasına en çok sevinen aktörlerin başında ise İsrail geliyordu; zira bu durum, İsrail Hava Kuvvetleri'nin bölgedeki en gelişmiş beşinci nesil uçak filosuna sahip tek ülke olma ayrıcalığını pekiştirmişti.

Neden gündemde?

Netanyahu'nun bu çıkışı, Türkiye-ABD ilişkilerinde F-35 konusunda yaşanan belirsizliğin tam ortasına denk geldi. Ankara, programdan çıkarılmasına rağmen defalarca haklarının iadesini talep etmiş, hatta uçaklar için ödediği 1.4 milyar dolarlık bedelin geri verilmesi veya programda yeniden yer alması yönünde diplomatik girişimlerde bulunmuştu. Trump yönetimi döneminde zaman zaman dile getirilen "Türkiye'ye F-35 satışı" ihtimali, İsrail'de büyük bir alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İsrail, Niteliksel Askeri Üstünlük (Qualitative Military Edge - QME) olarak bilinen ve ABD yasalarıyla güvence altına alınan prensip çerçevesinde, bölgedeki hiçbir ülkenin kendisinden teknolojik olarak üstün olmamasını stratejik bir öncelik olarak görüyor. Türkiye gibi güçlü bir NATO müttefikinin F-35 filosuna kavuşması, bu denklemi temelden sarsacak bir gelişme olarak Tel Aviv'de değerlendiriliyor. Sadece askeri değil, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve bölgesel nüfuz yarışı da bu itirazın arka planını oluşturuyor.

Bilinmesi gerekenler

Türkiye'nin F-35 programına dönüş tartışmaları, ABD siyasetinde de çetrefilli bir konu olmaya devam ediyor. Washington'un, müttefikleri arasında bir tercih yapmak zorunda kalmadan bu krizi çözmek için alternatif formüller üzerinde düşündüğü iddia ediliyor. Özellikle Cumhuriyetçi kanatta, Türkiye'nin stratejik konumuna atıfta bulunarak programdan dışlanmasının Batı ittifakı için bir kayıp olduğunu savunan güçlü bir damar mevcut. Öte yandan İsrail lobisinin Kongre üzerindeki etkisi, Ankara'nın işini zorlaştıran en kritik faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin F-35'lerden vazgeçip yerli ve milli muharip uçak KAAN projesine hız vermesi veya Eurofighter Typhoon gibi alternatiflere yönelmesi de masadaki seçenekler arasında. Ancak hiçbir platform, F-35'in sunduğu beşinci nesil yetenekleri ve özellikle radar izi düşüklüğü (stealth) kabiliyetini kısa vadede sağlayabilecek durumda değil.

Sırada ne var?

ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin konuya nasıl yaklaşacağı belirleyici olacak. Netanyahu'nun bu açıklamaları, İsrail'in Capitol Hill'deki gücünü test eden bir diplomatik atağa dönüşebilir. Türkiye cephesinde ise Dışişleri Bakanlığı'nın bu çıkışa sert bir yanıt vermesi ve "ulusal güvenlik" vurgusunu öne çıkarması bekleniyor. Orta vadede, Türkiye'nin S-400 bataryalarını kullanımdan kaldırması veya ABD'nin denetimine açması gibi teknik çözümler masaya yatırılabilir. Ancak siyasi atmosfer değişmedikçe, İsrail'in bölgesel üstünlük kaygısıyla Türkiye'nin savunma ihtiyaçları arasındaki bu gerilimin sıcak kalması kaçınılmaz görünüyor.

Sık Sorulan Sorular

Netanyahu, Türkiye'nin F-35 almasına neden karşı çıkıyor?

İsrail, Niteliksel Askeri Üstünlük (QME) prensibine dayanarak bölgedeki hiçbir ülkenin kendisinden teknolojik olarak üstün olmamasını stratejik bir zorunluluk olarak görüyor. Türkiye gibi büyük ve NATO standartlarında bir ordunun F-35'e sahip olması, İsrail'in hava üstünlüğü ve bölgesel caydırıcılık avantajını zedeleyebilir.

Türkiye F-35 programından neden çıkarılmıştı?

Türkiye, 2019 yılında Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerini satın alması nedeniyle ABD tarafından F-35 ortak üretim programından çıkarıldı. Washington, S-400'lerin radar sistemlerinin F-35'in gizli teknolojisini açığa çıkarabileceğini ve Rusya'nın eline kritik veriler geçmesine yol açabileceğini iddia etmişti.

F-35 tartışması Türkiye-İsrail ilişkilerini nasıl etkiler?

Normalleşme sürecindeki iki ülke ilişkilerinde yeni ve derin bir güven bunalımı yaratma potansiyeli taşıyor. Ekonomik ve istihbari iş birliklerine rağmen, askeri teknoloji ve Doğu Akdeniz'deki enerji denklemi, taraflar arasında yapısal bir rekabet alanı olarak kalmaya devam ediyor.

#Türkiye#İsrail#F-35#Netanyahu#Güç Dengesi#Savunma Sanayii#Ortadoğu