İsrail'in 1915 olaylarını 'soykırım' tanıma kararına Ankara'dan sert tepkiler: 'Kendi suçlarını örtbas çabası'
İsrail kabinesinin 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanıma kararı alması, Türkiye ile zaten gerilimli olan ilişkilerde yeni bir krize yol açtı. Ankara, kararın İsrail'in Filistin'deki eylemlerini perdeleme amacı taşıdığını savundu.
Ne oldu?
İsrail kabinesi, 28 Haziran'da yaptığı oylamada 1915 olaylarını resmen 'soykırım' olarak tanıma kararını oybirliğiyle kabul etti. Karar, İsrail'de uzun süredir tartışılan bir konuyu hükümet düzeyinde bağlayıcı bir pozisyona dönüştürdü. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, bu adımın hemen ardından yazılı bir açıklama yaparak kararı 'yok hükmünde' saydığını duyurdu. Açıklamada, İsrail'in uluslararası hukuku ve 1948 tarihli BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ni araçsallaştırarak kendi suçlarını örtbas etmeye çalıştığı vurgulandı. Türkiye'nin tepkisi bununla sınırlı kalmadı; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kararı 'tarihin kabul etmeyeceği bir iftira' olarak nitelendirdi.
Neden gündemde?
Bu karar, sadece iki ülke arasındaki diplomatik krizi derinleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda uluslararası siyasette tarihsel anlatıların nasıl silah haline getirildiğine dair kritik bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, 1915 olaylarına ilişkin konvansiyonel pozisyonunu koruyor: Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşananların, Birinci Dünya Savaşı'nın olağanüstü koşullarında meydana gelen karşılıklı bir trajedi olduğu ve hukuken 'soykırım' olarak tanımlanamayacağı görüşünde. Ankara'nın asıl tepkisini şekillendiren ise zamanlama ve bağlam oldu. İsrail'in bu kararı, Gazze'deki askeri operasyonları nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) 'soykırım' suçlamasıyla yargılandığı bir döneme denk geldi. Türk yetkililer, bu adımın İsrail'in Filistin'deki eylemlerini uluslararası gündemden düşürmeye yönelik istismarcı bir girişim olduğunu açıkça dile getiriyor.
Bilinmesi gerekenler
1915 olayları, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermeni nüfusunun bir kısmını zorunlu göçe tabi tutması ve bu süreçte yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesiyle ilgili. Türkiye, yaşanan acıları inkar etmezken, olayların tek taraflı bir imha politikası olmadığını, savaş koşulları, iç çatışmalar, salgın hastalıklar ve açlık gibi faktörlerin bir araya geldiği karmaşık bir süreç olduğunu savunuyor. İsrail'in kararı, şimdiye kadar 30'dan fazla ülkenin parlamentoları veya hükümetleri tarafından alınan benzer tanıma kararlarına katıldı. Ancak İsrail, uzun yıllar boyunca Holokost'un benzersizliğine halel getirir endişesiyle bu tanımlamadan kaçınan bir ülke olarak biliniyordu. Knesset'te daha önce yapılan tartışmalar tam bir resmi tanımaya dönüşmemişti. Bu ani politika değişikliği, uluslararası alanda da şaşkınlıkla karşılandı.
Sırada ne var?
Diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin bu karara karşılık İsrail'e yönelik somut adımlar atabileceğini belirtiyor. Halihazırda gerilimli olan ikili ilişkilerde, maslahatgüzar seviyesine indirilmiş diplomatik temsilin daha da düşürülmesi veya ticari kısıtlamaların genişletilmesi ihtimaller arasında. Türkiye ayrıca, başta Filistin meselesi olmak üzere İsrail'in uluslararası platformlardaki meşruiyetini sorgulatan girişimlerine hız vereceğinin sinyallerini verdi. Fuat Oktay'ın açıklamasında geçen, 'tarihi gerçekleri çarpıtarak yeni bir düşmanlık cephesi açmak isteyenler, er ya da geç kendi tarihlerinin karanlık sayfalarıyla yüzleşeceklerdir' ifadesi, Ankara'nın önümüzdeki dönemde İsrail'in Filistin'deki eylemlerine dair hukuki ve siyasi mücadelesini yoğunlaştıracağının en net göstergesi olarak okunuyor. İsrail'in bu kararı, aynı zamanda Ermeni diasporasının uluslararası tanınma çabalarına da beklenmedik bir siyasi momentum kazandırmış durumda.
Sık Sorulan Sorular
İsrail, 1915 olaylarını neden şimdi 'soykırım' olarak tanıdı?
Türk yetkililere göre karar, İsrail'in Gazze'deki operasyonları nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'nda yargılanırken, kendi hakkındaki 'soykırım' suçlamalarını gündemden düşürme ve dikkatleri başka yöne çekme amacı taşıyor. Tarihsel olarak İsrail, Holokost'un benzersizliği hassasiyetiyle bu tanımlamaya mesafeliydi.
Türkiye, İsrail'in bu kararına nasıl bir yanıt verdi?
Dışişleri Bakanlığı, kararı 'yok hükmünde' saydı ve İsrail'i uluslararası hukuku istismar etmekle suçladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ise kararı 'tarihin kabul etmeyeceği bir iftira' olarak nitelendirdi ve İsrail'in kendi karanlık tarihiyle yüzleşeceğini belirtti.
Türkiye, 1915 olayları konusunda ne düşünüyor?
Türkiye, yaşananların 'soykırım' olarak nitelenmesini reddediyor. Resmi tez, Birinci Dünya Savaşı'nın zorlu koşullarında, zorunlu göç sırasında hem Ermenilerin hem de Müslüman unsurların karşılıklı büyük acılar yaşadığı, olayın tek taraflı bir imha politikası olmadığı yönünde. Ankara, tarihi konuların siyasi meclislerce değil, tarihçiler tarafından incelenmesi gerektiğini savunuyor.
Bu karar Türkiye-İsrail ilişkilerini nasıl etkiler?
Zaten düşük seviyede seyreden diplomatik ilişkilerin daha da kötüleşmesi bekleniyor. Türkiye'nin ek diplomatik yaptırımlar uygulayabileceği ve İsrail'e yönelik ticari kısıtlamaları genişletebileceği belirtiliyor. Karar, özellikle Filistin meselesi bağlamında iki ülke arasındaki söylem savaşını daha da alevlendirecek.