Gündem29 Haziran 2026

İsrail'in 1915 olayları kararına Ankara'dan sert tepki: 'Suçlarını örtbas etmeyi hedefliyorlar'

İsrail hükümetinin 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanıma kararına Türkiye'den peş peşe tepkiler geldi. İletişim Başkanı Duran ve Dışişleri Bakanlığı, bu adımı İsrail'in Gazze'deki suçlarını örtbas etme çabası olarak niteledi.

Ne oldu?

1915 olayları tepki, İsrail hükümetinin 28 Haziran’da kabinede oybirliğiyle aldığı ve 1915 olaylarını “Ermeni soykırımı” olarak tanıyan kararının yürürlüğe girmesi üzerine Ankara’dan yükselen resmî itirazların bütünüdür. Kararın ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Duran ve Dışişleri Bakanlığı, konuyu doğrudan İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askerî operasyonlarla ilişkilendiren açıklamalar yaptı. Türkiye, İsrail’in bu adımını “tarihî gerçeklerin çarpıtılması” ve “uluslararası hukuka aykırı eylemlerini perdeleme girişimi” olarak değerlendirdi.

Neden gündemde?

Konu, İsrail’in uzun yıllar boyunca diplomatik gerekçelerle mesafeli durduğu bu tanıma kararını, tam da Gazze’deki sivil kayıpların uluslararası mahkemelerin gündeminde olduğu bir dönemde alması nedeniyle Türkiye’nin sert tepkisini çekti. İletişim Başkanı Fahrettin Duran, yaptığı yazılı açıklamada kararı “İsrail’in işlediği suçları unutturmak için başvurduğu beyhude bir çırpınış” olarak nitelendirdi. Duran, tarihî olayları siyasi malzeme hâline getirenlerin eninde sonunda kendi karanlık sicilleriyle yüzleşeceğini belirtti. Benzer bir çizgideki Dışişleri Bakanlığı açıklaması ise İsrail yönetiminin bu kararla “Gazze’deki insanlık suçlarını örtbas etmeyi hedeflediğini” vurguladı. Açıklamalarda, 1915 olaylarının yargı kararı olmaksızın tek taraflı siyasi tasarruflarla tanımlanamayacağı, tarihî meselelerin devletlerin iç siyasi hesaplarına alet edilmemesi gerektiği ifade edildi.

Bilinmesi gerekenler

1915 olayları, Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı koşullarında çıkardığı Sevk ve İskân Kanunu çerçevesinde Ermeni nüfusun zorunlu göçe tabi tutulması sırasında her iki taraftan da çok sayıda insanın hayatını kaybettiği trajik bir dönemi ifade ediyor. Türkiye Cumhuriyeti resmî söyleminde bu dönem, ortak acı vurgusuyla ele alınırken, “soykırım” nitelemesinin hukuki ve tarihsel dayanağı olmadığını savunuyor. Ankara’nın bu ilkeli tutumu, yalnızca İsrail’e değil, daha önce ABD ve bazı Avrupa ülkelerindeki benzer tanıma kararlarına karşı da ortaya konmuştu. Mevcut krizin farkı, İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) hakkında açılmış bir soykırım davası varken bu adımı atması. Türkiye, bu çelişkiyi öne çıkararak, Gazze’de yaşananları gündemden düşürme gayreti olarak gördüğü hamleye karşı diplomatik kanallardan tepkisini sürdürüyor. 24 Nisan 2021’de de ABD Başkanı’nın benzer bir açıklamasına Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve TBMM Başkanı Mustafa Şentop tarafından “tarihi en kirli olan ülkeler” ifadesiyle yanıt verilmiş, bu tür tanımaların uluslararası hukuku hiçe saydığı vurgulanmıştı.

Sırada ne var?

Ankara’nın bu aşamada diplomatik nota veya büyükelçi çekme gibi doğrudan yaptırım adımları atıp atmayacağı netleşmiş değil. Ancak daha önce İsveç’in NATO sürecinde benzer kararların hızla geri döndüğü düşünüldüğünde, Türkiye’nin özellikle ticari ve askerî iş birliklerinde sessiz bir gerilim stratejisi yürütebileceği belirtiliyor. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, konunun uluslararası platformlarda kayıt altına alınacağını ve İsrail’in kendi hukuki süreçlerinde bu kararın delil olarak kullanılabileceğini ima ediyor. Gazze’de ateşkes ve insani yardım konularındaki küresel hassasiyet zirvedeyken, Türkiye bu tepkiyle İslam dünyasındaki diplomatik ağırlığını da pekiştirmeyi hedefliyor.

Sık Sorulan Sorular

İsrail’in 1915 olayları kararı tam olarak nedir?

İsrail kabinesi 28 Haziran’da oybirliğiyle 1915 olaylarını 'Ermeni soykırımı' olarak tanıma kararı aldı. Bu karar, İsrail parlamentosunda daha önce yapılan tartışmaların ardından hükümet düzeyinde resmiyet kazandı.

Türkiye neden bu karara sert tepki gösteriyor?

Türkiye, kararın zamanlamasına dikkat çekerek İsrail’in Gazze’deki askerî operasyonlar ve hakkındaki soykırım davası gölgelenirken bu adımı attığını, amacın suçlarını örtbas etmek olduğunu savunuyor. Ayrıca tarihî olayların siyasi malzeme yapılmasına karşı çıkıyor.

1915 olayları konusunda Türkiye’nin resmî tezi nedir?

Türkiye, 1915’te yaşananların bir ‘ortak acı’ olduğunu, hem Müslüman hem de Ermeni nüfusun büyük kayıplar verdiğini, ‘soykırım’ nitelemesinin ise ancak yetkili bir uluslararası mahkeme tarafından yapılabileceğini, bugüne kadar böyle bir karar olmadığını belirtiyor.

Bu gelişme Türkiye-İsrail ilişkilerini nasıl etkiler?

Zaten gergin olan ilişkilerin daha da bozulmasına yol açabilir. İletişim Başkanı Duran’ın açıklamaları iki ülke arasındaki güven bunalımını derinleştirirken, Ankara’nın ticaret ve dış politika başlıklarında sessiz yaptırım adımları gelebileceği değerlendiriliyor.

#1915 olayları#İsrail#Türkiye#Fahrettin Duran#Dışişleri Bakanlığı#Gazze#diplomatik kriz#soykırım tanımı