İran masası neden sallanıyor? Trump’ın tehdidi, nükleer görüşmeleri krize sürükledi
İsviçre'deki kritik ABD-İran müzakereleri, eski Başkan Trump'ın tehditvari açıklamalarının ardından İran heyetinin görüşme alanını terk etmesiyle çıkmaza girdi. Diplomatik krizin perde arkası ve olası sonuçları mercek altında.
Ne oldu?
İran, yalnızca Ortadoğu'nun değil, küresel diplomasi sahnesinin de en kritik aktörlerinden biri olarak yine gündemin merkezinde. İsviçre'de, ABD ile İran arasındaki dolaylı nükleer müzakerelerde tansiyon bir anda yükseldi. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmeler öncesinde yaptığı sert açıklamalar, diplomatik krize yol açtı. Trump’ın "yok ederiz" benzeri tehditler içeren söylemleri üzerine İran heyeti, protesto amacıyla görüşme salonunu terk etti. Bu hamle, zaten pamuk ipliğine bağlı olan müzakere sürecini geçici olarak durma noktasına getirdi.
Neden gündemde?
Bu gelişme, sadece iki ülke arasındaki kronik gerilimin bir yansıması değil. İran’ın nükleer programı ve Batı ile yaşadığı anlaşmazlık, uzun yıllardır dünya siyasetinin ana gündem maddelerinden biri. 2015’te imzalanan nükleer anlaşmanın (KOEP) çöküşünden bu yana, Tahran uranyum zenginleştirme seviyesini sürekli artırdı. İsviçre’deki müzakereler, bu tırmanışı durdurmak için nadir bir fırsattı. Ancak Trump’ın müdahalesi, diplomasinin yerini yeniden tehdit diline bırakabileceği endişesini doğurdu. İran’ın masadan kalkması, ülke içindeki rejim karşıtı protestolar ve İsrail-Hizbullah hattındaki kırılgan ateşkesle birleşince, bölgesel bir istikrarsızlık riskini daha da görünür kıldı.
Bilinmesi gerekenler
İran, yaklaşık 92 milyonluk nüfusu ve 1.6 milyon kilometrekareyi aşan yüzölçümüyle Batı Asya’nın kilit ülkesidir. 1979 İslam Devrimi’nden bu yana ABD ile diplomatik ilişkileri kopuk olan Tahran yönetimi, dini lider Ali Hamaney’in nihai söz sahibi olduğu karmaşık bir siyasi sistemle yönetiliyor. Ekonomisi ağır yaptırımlar altında olan İran, nükleer kapasitesini masada bir koz olarak kullanıyor. Bu son krizde, Hamaney’in ABD ile varılacak bir mutabakata şartlı onay verdiği biliniyordu. Ancak Trump’ın doğrudan tehditleri, Tahran’daki muhafazakâr kanadın elini güçlendirdi. İran heyetinin tavrı, ülke içinde "dik duruş" olarak lanse edilirken, diplomatik çevreler bu olayı bir uyarı işareti olarak okuyor. Aynı saatlerde İran Milli Futbol Takımı’nın ABD’de protestolarla karşılanması ise iki ülke arasındaki gerilimin spor sahalarına kadar yayıldığını gösterdi.
Sırada ne var?
Gözler şimdi olası bir yeni müzakere turunda. İran’ın masadan tamamen çekilip çekilmeyeceği veya bu çıkışın taktiksel bir manevra olup olmadığı net değil. Tahran, uluslararası baskıyı dengelemek adına Rusya ve Çin ile ilişkilerini sıkılaştırmaya devam ediyor. Öte yandan, İran’da aralıklarla alevlenen halk protestoları, rejimin dikkatini dış politikadan iç meselelere çekmesine neden olabilir. Eğer diplomatik kanal tamamen kapanırsa, İsrail’in askeri seçenekleri daha yüksek sesle dile getirmesi ve Körfez’deki gerilimin artması kaçınılmaz görünüyor. Sürecin akıbeti, İran’ın bir sonraki adımda tehditlere mi yoksa uzlaşı sinyallerine mi yanıt vereceğine bağlı olacak.
Sık Sorulan Sorular
İran heyeti neden müzakere masasından kalktı?
Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik sert ve tehdit içerikli açıklamalarını protesto etmek amacıyla İran heyeti İsviçre'deki görüşme alanını terk etti.
İran'ın siyasi sistemi nasıl işliyor?
İran, 1979 yılında kabul edilen anayasaya göre bir İslam Cumhuriyeti olarak yönetilir. Sistemin başında dini lider bulunur ve seçilmiş cumhurbaşkanı ile meclis, dini liderin denetiminde faaliyet gösterir.
ABD-İran gerginliğinin temel nedeni ne?
Temel anlaşmazlık İran'ın nükleer programı üzerinde yoğunlaşıyor. ABD ve Batılı ülkeler, İran'ın nükleer silah geliştirmesinden endişe ederken, İran programının barışçıl olduğunu ve ulusal egemenlik hakkı olduğunu savunuyor.