İran'ın dondurulmuş varlıkları: Saklı servet haritası açığa çıkarken Tahran ve Washington arasında kritik pazarlık
ABD ve İran, İsviçre'de başlayan yeni görüşme trafiğiyle yalnızca Lübnan gerilimini değil, yıllardır blokede tutulan milyarlarca dolarlık İran varlıklarının iadesini de masaya yatırdı. Ancak süreç, karşılıklı güvensizlik ve bölgesel krizler nedeniyle oldukça kırılgan ilerliyor.
Ne oldu?
İran varlıkları, Tahran yönetiminin yıllardır süren uluslararası yaptırımlar nedeniyle başta Güney Kore ve Katar olmak üzere çeşitli ülkelerde bloke edilmiş, kullanılamaz haldeki milyarlarca dolarlık fonlarıdır. Son günlerde bu varlıkların akıbeti yeniden dünya gündeminin üst sıralarına tırmandı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Katar'da tutulan 6 milyar dolarlık İran fonunun serbest bırakılacağını açıkladı. Bu açıklama, ABD ve İran’ın İsviçre’de Lübnan’daki gerilimi ve enerji yaptırımlarını görüşmek üzere masaya oturduğu bir döneme denk geldi. Görüşmelerde sadece bölgesel güvenlik değil, İran’ın ekonomik rahatlaması anlamına gelecek dondurulmuş fonların iadesi de kritik başlıklardan biri olarak öne çıktı.
Neden gündemde?
İran ekonomisi, kronik enflasyon ve değer kaybeden ulusal para birimiyle boğuşurken, dondurulmuş varlıklar halkın üzerindeki baskıyı hafifletebilecek en somut finansal kaynak olarak görülüyor. Yaptırımlar sebebiyle petrol gelirlerinden tam verim alamayan Tahran için Güney Kore ve Katar gibi ülkelerde bloke edilmiş fonlar adeta bir can simidi niteliğinde. Bloomberght’nin aktardığına göre iade sürecinde ilerleme sağlanması, piyasalarda ve siyasi çevrelerde büyük yankı uyandırdı. Ancak A Haber’in ABD basınına dayandırdığı haberlerde, Washington’un bu iadeyi henüz resmi olarak kabul etmediği bilgisi yer alıyor. Bu çelişkili tablo, konuyu daha da merak uyandırıcı hale getiriyor. Hürriyet’in “Saklı servet haritası” olarak duyurduğu gelişme, fonların tam olarak hangi şartlarda ve ne zaman serbest kalacağı sorusunu tüm çıplaklığıyla ortada bırakıyor.
Bilinmesi gerekenler
İran’ın dondurulmuş varlıkları dediğimizde, tek bir ülkede tek bir hesapta duran paradan bahsetmiyoruz. İRAM Center’ın 2023 tarihli raporunda da belirtildiği gibi, bu fonların en bilinen kısmı Güney Kore’deki 6 milyar dolar. Söz konusu tutar, 2018’de ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları yeniden devreye almasıyla Seul tarafından dondurulmuştu. Katar’daki fonlar ise daha çok son dönemde yürütülen rehine takası diplomasisiyle gündeme geldi. Burada kritik nokta, serbest bırakılacak paranın doğrudan İran’ın kontrolüne geçmeyeceği iddiası. ABD, fonların yalnızca insani amaçlı mal alımında kullanılmak üzere ve sıkı denetim altında harcanmasını şart koşuyor. Buna karşın Tahran, paranın kendi egemenlik hakkı olduğunu ve kısıtlama olmaksızın serbest bırakılması gerektiğini savunuyor. Lübnan’daki çatışmalar ve İran’ın bölgedeki stratejik varlıkları gibi jeopolitik başlıklar da müzakere masasındaki pazarlık kozlarını doğrudan etkiliyor. İki ülke arasındaki her görüşme, varlıkların iadesi için yeni bir umut yaratsa da, henüz nihai bir anlaşma yok.
Sırada ne var?
İsviçre’de başlayan diplomatik temasların kapsamının genişlemesi bekleniyor. Eğer taraflar uzlaşıya varırsa, ilk etapta Güney Kore ve Katar’daki fonların kontrollü şekilde serbest bırakılması gündeme gelebilir. Bu, İran’ın nefes almasını sağlarken, iç kamuoyunda Pezeşkiyan hükümetinin elini güçlendirecek bir kazanım olarak sunulacaktır. Ancak bölgedeki güvenlik krizleri, özellikle Yemen ve Lübnan’daki vekalet savaşları, süreci her an kilitleme potansiyeli taşıyor. ABD’deki bazı çevrelerin “İran’a mali kaynak aktarmanın bölgesel istikrarsızlığı finanse edeceği” yönündeki itirazları da sürüyor. Bu nedenle, resmi teyit gelene kadar her iddiaya temkinli yaklaşmak gerekiyor. Kısa vadede net bir çözüm beklenmese de, masadaki en somut başlığın bu dondurulmuş milyarlar olduğu aşikar.
Sık Sorulan Sorular
İran'ın dondurulmuş varlıklarının toplam tutarı ne kadar?
Toplam tutar ülkelere göre değişiklik gösterse de, yalnızca Güney Kore ve Katar'da bloke edilen fonların 12 milyar doları aştığı biliniyor. En sık gündeme gelen kalem ise Güney Kore'deki yaklaşık 6 milyar dolarlık petrol alacağı.
Bloke edilen fonlar neden doğrudan İran'a verilmiyor?
ABD, serbest kalan paranın İran'ın nükleer programına veya bölgedeki milis gruplara aktarılmasından endişe ediyor. Bu yüzden Washington, fonların yalnızca Katar gibi üçüncü ülke bankaları aracılığıyla ve gıda, ilaç gibi insani ihtiyaçlar için harcanmasını ön koşul olarak sunuyor.
Bu varlıkların serbest kalması İran ekonomisini kurtarır mı?
Kısa vadede ilaç ve temel gıda ithalatı için nefes aldırsa da, İran ekonomisinin yapısal sorunlarını tek başına çözemez. Kronik enflasyon ve geniş bütçe açığı düşünüldüğünde, bu fonlar ancak geçici bir rahatlama yaratabilir.