İletişim Başkanı Duran'dan İsrail'in 1915 kararına ağır yanıt: Soykırım suçuyla yargılananlar tarih dersi veremez
İsrail hükümetinin 1915 olaylarını 'Ermeni soykırımı' olarak tanıma kararına Türkiye'den ilk resmi tepki İletişim Başkanı Burhanettin Duran'dan geldi. Duran, Gazze'de işlediği suçlar nedeniyle uluslararası mahkemelerde yargılanan İsrail'in Türkiye'ye tarih dersi verme hakkının olmadığını söyledi.
Ne oldu?
Türkiye-İsrail soykırım krizi, İsrail hükümetinin 1915 olaylarını resmen 'Ermeni soykırımı' olarak tanıma kararı almasıyla yeni bir boyuta taşındı. İsrail kabinesinden geçen tasarı, Ankara ile Tel Aviv arasında zaten gergin olan ilişkilerde tansiyonu daha da yükseltti. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bu adıma sosyal medya hesabından sert bir çıkış yaptı. Duran, mesajında net bir ifade kullandı: 'Soykırım suçuyla yargılananların Türkiye'ye tarih dersi vermeye hakkı yoktur.' Bu açıklama, Türkiye'nin İsrail'in kararına verdiği en üst düzey ve en doğrudan yanıt oldu.
Neden gündemde?
Bu gelişme, iki ülke arasındaki suçlamaların tam bir 'soykırım' sarmalına dönüştüğü bir dönemde yaşanıyor. Türkiye, 7 Ekim 2023 sonrası Gazze'de on binlerce sivilin ölümüne yol açan askeri operasyonları nedeniyle İsrail'i defalarca 'soykırım devleti' olmakla suçlamıştı. Geçtiğimiz ağustos ayında ise Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) İsrail aleyhine açtığı soykırım davasına resmen müdahil olma kararı alarak somut bir hukuki adım attı. İsrail'in tam da bu süreçte, Türkiye'nin en hassas olduğu tarihi konulardan birini gündeme getirmesi manidar bulunuyor. Ankara, bu kararı İsrail'in kendi suçlarını örtbas etme ve dikkatleri başka yöne çekme girişimi olarak değerlendiriyor. Kamuoyunda da İsrail'in bu hamlesi, Gazze'deki insanlık dramı devam ederken atılmış ikiyüzlü bir adım olarak görülüyor.
Bilinmesi gerekenler
Türkiye'nin pozisyonu net: 1915 olaylarının hukuki tanımının ulusal parlamentoların keyfi kararlarıyla yapılamayacağı ve konunun tarihçiler tarafından ele alınması gerektiği. İletişim Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı kaynakları, kararın İsrail'deki aşırı sağcı koalisyon hükümetinin iç kamuoyuna yönelik bir mesajı olduğunu düşünüyor. Uluslararası hukuk çerçevesinde bakıldığında, bir devleti 'soykırım' ile yargılamanın yegane yetkili mercii olan UAD'de yargılanan İsrail'in, başka bir ülkeye soykırım suçlaması yöneltmesi, Türk yetkililere göre hukuki ve ahlaki zeminden yoksun. Türkiye'nin UAD'deki müdahillik başvurusu, İsrail'in Soykırım Sözleşmesi'ni ihlal ettiğine dair hukuki argümanlar içeriyor. İki ülke arasındaki ticari ve diplomatik ilişkiler son yılların en düşük seviyesinde seyrederken, bu son kararın kısa vadede normalleşme ihtimalini tamamen ortadan kaldırdığı değerlendiriliyor.
Sırada ne var?
Ankara'nın bu karara misilleme olarak atabileceği adımlar merak konusu. Dış politika analistleri, Türkiye'nin İsrail'e yönelik mevcut ihracat kısıtlamalarını daha da sertleştirebileceğini veya diplomatik temsil seviyesini daha aşağı çekebileceğini öngörüyor. Esas kritik gelişme ise UAD cephesinde yaşanacak. Türkiye, İsrail aleyhine açılan soykırım davasına müdahil olarak yalnızca siyasi değil, hukuki bir cephe de açmış durumda. Bu süreçte sunulacak yazılı ve sözlü beyanlar, iki ülke arasındaki suçlamaların uluslararası yargı önünde resmileşmesini sağlayacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın önümüzdeki günlerde yapacağı açıklamalar, Türkiye'nin atacağı somut adımların sinyalini verecek.
Sık Sorulan Sorular
İsrail'in 1915 olaylarını 'Ermeni soykırımı' tanıma kararı ne anlama geliyor?
İsrail hükümeti, kabine düzeyinde aldığı bu kararla, 1915 olaylarını resmen 'Ermeni soykırımı' olarak tanımış oldu. Bu, iki ülke arasındaki diplomatik teamüllere aykırı, siyasi bir hamle olarak değerlendiriliyor. Kararın, İsrail'deki sağ koalisyonun bir iç politika manevrası olduğu yorumları da yapılıyor.
Türkiye'nin İsrail'e karşı Uluslararası Adalet Divanı'ndaki soykırım davasına müdahilliği ne durumda?
Türkiye, Güney Afrika'nın 29 Aralık 2023'te UAD'de İsrail aleyhine açtığı davaya resmen müdahil olmak için ağustos ayında başvuru kararı aldığını duyurdu. Bu müdahillik, Türkiye'nin İsrail'i Soykırım Sözleşmesi'ni ihlal etmekle suçladığı hukuki argümanlarını uluslararası mahkemeye sunmasını sağlayacak.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın açıklamasının ana mesajı neydi?
Burhanettin Duran, İsrail'in bu kararıyla kendi işlediği suçları örtbas etmeye çalıştığını belirtti. 'Soykırım suçuyla yargılananların Türkiye'ye tarih dersi vermeye hakkı yoktur' sözleri, Türkiye'nin resmi pozisyonunun en net ve sert ifadesi oldu. Duran, bu adımı ahlaki ve hukuki zeminden yoksun olarak niteledi.
Bu gelişme Türkiye-İsrail ilişkilerini nasıl etkileyecek?
7 Ekim 2023'ten bu yana zaten kopma noktasına gelen ilişkilerin bu kararla daha da gerilmesi bekleniyor. Kısa vadede diplomatik normalleşme ihtimali ortadan kalkmış görünüyor. Türkiye'nin mevcut ticari kısıtlamaları artırması veya diplomatik temsili daha da düşürmesi gibi ek misilleme adımları atması olası.