Görünmeyen zincir: Ekonomik şiddet, aile içindeki suskunluğun yeni yüzü mü?
Yeni bir anket, Türkiye'de aile içi şiddetin en yaygın ancak en az görünen biçimlerinden biri olan ekonomik şiddetin derinleştiğini ortaya koydu. Uzmanlar, ekonomik kontrolün fiziksel şiddetin öncülü olduğuna dikkat çekiyor.
Ne oldu?
Aile içi şiddet, bir aile üyesinin diğer bir aile üyesi veya eski üyesi üzerinde fiziksel, psikolojik, cinsel ya da ekonomik olarak baskı kurması ve zarar vermesidir. Son dönemde ulusal ve uluslararası kaynaklarda yer alan veriler, özellikle “ekonomik şiddet” kavramının Türkiye gündeminde giderek daha fazla yer kapladığını gösteriyor. Kirkuknow.com tarafından yayımlanan yeni bir anket, aile içi şiddetin yanı sıra ekonomik şiddetin de toplumun farklı kesimlerinde oldukça yaygın olduğunu gözler önüne serdi. Ankete göre, mağdurların önemli bir kısmı, partnerinin gelirini kontrol etmesi, çalışmasına izin vermemesi veya temel ihtiyaçlarını karşılamaması gibi durumlarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, aile içindeki güç dengesini bozarak diğer şiddet türlerine zemin hazırlıyor. Konuyla ilgili olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da yeni hizmet modellerini tanıtarak sahada farkındalık eğitimlerini artırma kararı aldı.
Neden gündemde?
Konunun yeniden alevlenmesinin temel sebebi, ekonomik krizle birlikte aile içi gerilimlerin tırmanması ve bunun görünürlüğünün artmasıdır. Basına yansıyan adli vakalar da bu tabloyu doğruluyor. Hürriyet’in haberine göre, bir aile içi kavga kanlı bitti; bir erkek eşini öldürürken bir kişiyi de yaraladı. Bu tür münferit fakat sarsıcı olaylar, buzdağının yalnızca görünen kısmını oluşturuyor. Uzmanlar, fiziksel ve cinsel şiddet istismarlarının %90’ının aile bireyleri tarafından gerçekleştirildiğine dikkat çekiyor. Yoksulluk derinleştikçe, ev içindeki ekonomik baskılar bir kontrol mekanizmasına dönüşüyor. Kadının kazandığı paraya el koyma, çalışma hayatından men etme veya her harcamayı sorgulama gibi davranışlar, psikolojik yıpranmayı beraberinde getiriyor. Bu durum, mağdurların şiddet ortamından kaçacak maddi kaynağı bulamamasına neden olarak kısır bir döngü yaratıyor. Ayrıca, Vietnam.vn gibi uluslararası platformlarda da bireylere aile içi şiddeti önleme becerileri kazandırmaya yönelik benzer içeriklerin paylaşılması, sorunun yalnızca yerel değil, küresel bir boyuta sahip olduğunu hatırlatıyor.
Bilinmesi gerekenler
Aile içi şiddet yalnızca morluklardan ve kırıklardan ibaret değildir. Adli tıp ders notlarına göre şiddet; fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik olarak dört temel başlıkta incelenir. Ekonomik şiddet, genellikle diğer şiddet türleri kadar ciddiye alınmaz ancak mağduru tamamen bağımlı hale getirir. Türkiye’de 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, mağdurların korunması ve suçluların cezalandırılması için yasal çerçeve mevcuttur. UNFPA Türkiye raporları, yasal alandaki onca ilerlemeye rağmen uygulamada hâlâ ciddi aksaklıklar olduğunu vurguluyor. Mağdurlar, kişisel veya toplumsal baskılar nedeniyle çoğu zaman şikâyetçi olmaktan çekiniyor. Oysa ki magdur.gov.tr gibi resmi platformlar üzerinden ulaşılabilen destek mekanizmaları, gizlilik içinde başvuru imkânı sunuyor. Gracanica’da olduğu gibi, yurt dışında da benzer nedenlerle tutuklanan failler, meselenin kültürel sınır tanımadığını kanıtlıyor.
Sırada ne var?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) aracılığıyla yeni hizmet modellerini devreye sokmayı planlıyor. Ekonomik şiddete uğrayan kadınlara yönelik istihdam destekleri ve acil maddi yardım paketlerinin genişletilmesi gündemde. Uzmanlar, okullarda ve toplum merkezlerinde verilecek eğitimlerle, bireylere aile içi şiddeti önleme ve mücadele etme bilincinin kazandırılmasını kritik bir adım olarak görüyor. Toplumsal farkındalığın artması, mağdurların yalnız olmadığını bilmesi ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları için daha fazla sivil toplum iş birliğine ihtiyaç duyuluyor. Kriz dönemlerinde derinleşen bu suskunluk zincirinin kırılması için, şiddetin yalnızca fiziksel boyutuna değil, mağdurun cüzdanına uzanan ellere karşı da toplumsal bir duruş şart.
Sık Sorulan Sorular
Ekonomik şiddet nedir ve nasıl anlaşılır?
Ekonomik şiddet, bireyin para kazanmasına veya kendi parasını özgürce kullanmasına engel olunarak kontrol altında tutulmasıdır. Partnerin maaşına el koyması, çalışmasının engellenmesi, zorla borçlandırılması veya çocukların giderleri için para verilmemesi gibi davranışları kapsar. Genellikle psikolojik şiddetle iç içe geçer ve mağduru terk edecek ekonomik gücü olmadığı için şiddet döngüsüne hapseder.
Aile içi şiddete maruz kalındığında hangi resmi mercilere başvurulabilir?
Türkiye'de mağdurlar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı Alo 183 Sosyal Destek Hattı'nı arayabilir, polise veya jandarmaya başvuruda bulunabilir. Ayrıca Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) aracılığıyla barınma, hukuki destek ve psikolojik danışmanlık alabilirler. Magdur.gov.tr adresi üzerinden süreçler hakkında detaylı bilgiye ulaşmak da mümkündür.
Aile içi şiddetin cezai yaptırımı var mıdır?
Evet, vardır. 6284 sayılı Kanun ve Türk Ceza Kanunu kapsamında, fiziksel ve ekonomik şiddet uygulayanlar hakkında uzaklaştırma, yaklaşmama ve hatta hapis cezası gibi yaptırımlar öngörülmektedir. Failin aile bireyi olması, çoğu zaman suçun niteliğini ağırlaştıran bir unsurdur. Suçun ihbar edilmemesi veya mağdurun şikâyetçi olmaması bazı durumlarda savcılığın kendiliğinden harekete geçmesine engel teşkil etmez.