Gazze diplomasisi Kıbrıs’a taşınırken Ankara neden yok?
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ev sahipliğinde düzenlenecek Gazze temaslı toplantıya Türkiye katılmazken İsrail'in masada yer alabileceği konuşuluyor. Ankara'nın tavrı, Ada'daki denklemleri bir kez daha gündeme taşıdı.
Ne oldu?
Kıbrıs, Doğu Akdeniz’deki jeopolitik konumu nedeniyle Gazze krizinin diplomatik gündeminde beklenmedik bir başlık haline geldi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), bölgesel aktörleri bir araya getirmeyi hedefleyen bir Gazze çalışma toplantısına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Ankara’dan yansıyan bilgilere göre Türkiye bu toplantıya katılmayacak, buna karşılık İsrail’in sürece dahil olabileceği konuşuluyor. Lefkoşa’nın güneyinde düzenlenecek toplantı, Doğu Akdeniz’deki mevcut siyasi fay hatlarıyla Gazze’ye insani yardım koridoru arayışlarını aynı potada eritiyor.
Neden gündemde?
Toplantı, bir yandan Gazze’ye yönelik barış girişimlerinin bölgeye yansıması, diğer yandan Kıbrıs sorununun dolaylı gündem maddesi haline gelmesi nedeniyle kritik görülüyor. Türkiye Dışişleri’ne yakın kaynaklar, "Gazze Barış Kurulu GKRY’de toplanmıyor" ifadesiyle Ankara’nın toplantıyı muhatap almadığı mesajını verdi. Buna rağmen İsrail’in olası katılımı, GKRY ile İsrail arasında son yıllarda enerji ve güvenlik temelinde gelişen iş birliğinin insani diplomasi alanına taşınması olarak yorumlanıyor. Ankara’nın yokluğu ise Türkiye’nin hem KKTC’nin egemen eşitlik tezini koruma hassasiyetiyle hem de İsrail ile devam eden politik gerilimle açıklanıyor. Öte yandan Avrupa Birliği cephesinden gelen son Kıbrıs uyarısı da tartışmanın tansiyonunu yükseltti; AB, Türkiye’nin bölgesel denklemlerde Kıbrıs’ı dışlayamayacağını net biçimde ifade etti.
Bilinmesi gerekenler
Kıbrıs, Akdeniz’in doğusunda 34,33 ve 35,41 kuzey enlemleri ile 32,23 ve 34,55 doğu boylamları arasında yer alan stratejik bir ada konumunda. Şu anda de facto olarak ikiye bölünmüş durumda; adanın güneyinde uluslararası alanda tanınan Kıbrıs Cumhuriyeti, kuzeyinde ise yalnızca Türkiye’nin tanıdığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bulunuyor. GKRY’nin Gazze toplantısına ev sahipliği yapması, KKTC makamlarınca tanınırlık ve egemen eşitlik ilkeleri açısından riskli bir adım olarak değerlendiriliyor. Nitekim Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhat Akpınar, son günlerde gündeme gelen çözüm önerilerine dair yaptığı açıklamada, KKTC makamlarınca doğrulanmayan bilgilere itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı. Buna paralel olarak BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Konusunda Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın da geçtiğimiz günlerde Ankara’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından kabul edilmesi, Ada’daki çözüm sürecinin paralel bir hatta ilerlediğini gösteriyor. Rum tarafı ise Holguin’in Brüksel temaslarını "daha ileri gelişmeler açısından belirleyici" bir ziyaret olarak niteliyor.
Sırada ne var?
Kısa vadede Ankara’nın masaya oturmaması, GKRY merkezli insani diplomasi girişiminin meşruiyet tartışmalarını alevlendirebilir. İsrail’in toplantıya hangi düzeyde katılacağı ve masada Gazze’ye denizden yardım ulaştırılmasına dair somut bir planın çıkıp çıkmayacağı merak konusu. Orta vadede ise AB’nin Türkiye’ye yaptığı "Kıbrıs’ı dışlayamazsınız" uyarısı, Ankara-Brüksel hattında yeni bir gerilim başlığı olarak kalmaya devam edecek. Doğu Akdeniz’deki enerji denklemi ve Baf Hava Üssü’ndeki mülkiyet ihtilafları gibi kronikleşmiş sorunların varlığı da düşünüldüğünde, Gazze toplantısı görünürde insani yardım ekseninde başlasa da Kıbrıs’ın bölünmüşlüğü üzerinden yürütülen daha geniş çaplı siyasi mücadelenin yeni bir halkası olmaya aday.
Sık Sorulan Sorular
Türkiye Güney Kıbrıs’taki Gazze toplantısına neden katılmıyor?
Ankara, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliği ve uluslararası statüsü tanınmadan GKRY’nin ev sahipliğinde yapılacak diplomatik girişimleri meşru bir zemin olarak görmüyor. Ayrıca Türkiye ile İsrail arasındaki mevcut politik gerilim de bu kararda etkili.
İsrail’in toplantıya katılması ne anlama geliyor?
İsrail’in olası katılımı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile İsrail arasında son yıllarda Doğu Akdeniz enerji iş birlikleriyle derinleşen ilişkinin insani diplomasi ve güvenlik alanlarına da yayılabileceğini gösteriyor.
BM Kıbrıs Temsilcisi Holguin’in Ankara ziyareti neyle bağlantılı?
Maria Angela Holguin Cuellar’ın Ankara’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından kabul edilmesi, Ada’daki kapsamlı çözüm müzakerelerini yeniden canlandırma çabalarının bir parçası. Rum tarafı bu teması ileri gelişmeler açısından belirleyici olarak nitelendiriyor.
AB’nin Türkiye’ye son Kıbrıs uyarısı neyi içeriyor?
Avrupa Birliği, Türkiye’nin bölgesel planlama ve diplomatik girişimlerde Kıbrıs’ı dışlayamayacağını vurgulayarak, Ankara’nın Ada’nın güneyindeki idari yapıyı yok sayan tavrının Brüksel ile ilişkilerde yeni bir gerilim başlığı yarattığına dikkat çekiyor.