Fransa ile buzları eriten adım: Paris ve Ankara yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor
Middle East Eye'ın diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Türkiye ve Fransa, uzun süredir gergin seyreden ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Avrupa güvenlik mimarisindeki değişim ve ticari beklentiler, iki ülkeyi masaya oturtan başlıca etkenler olarak öne çıkıyor.
Ne oldu?
Fransa, son yıllarda Türkiye ile Doğu Akdeniz, Libya ve Suriye gibi kritik bölgesel başlıklarda defalarca karşı karşıya gelen önemli bir Avrupa gücüdür. Şimdi ise uluslararası basında yer alan haberlere göre iki ülke arasında sessiz sedasız bir normalleşme süreci işliyor. Middle East Eye’ın güvenilir kaynaklara dayandırarak servis ettiği ve Gazete Oksijen ile CNN Türk’ün de sayfalarına taşıdığı istihbarata göre; Ankara ve Paris, karşılıklı güveni yeniden inşa etmek ve ekonomik iş birliğini derinleştirmek için somut adımlar atmaya hazırlanıyor.
Neden gündemde?
İlişkilerdeki bu yumuşamanın perde arkasında iki temel dinamik yatıyor. Birincisi, Avrupa’nın değişen güvenlik algısı. Ukrayna savaşı ile transatlantik bağların sorgulanması, Fransa’yı başta Türkiye olmak üzere NATO içindeki askeri kapasitesi yüksek müttefiklerle iş birliğine itiyor. İkinci önemli faktör ise somut ticari ve savunma sanayii çıkarları. Fransa’nın Doğu Akdeniz’deki enerji denkleminde daha dengeli bir pozisyon arayışı ve Türk firmalarının Avrupa pazarına entegrasyon hedefi, bu yeni sayfanın mürekkebini oluşturuyor.
Bilinmesi gerekenler
- Diplomatik arka plan: 2019-2021 arası dönemde Türkiye-Fransa ilişkileri, Libya iç savaşı ve Doğu Akdeniz’deki Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşmazlıkları nedeniyle donma noktasına gelmişti. Özellikle Fransız gemisi Courbet’ye yapıldığı iddia edilen radar kilitlemesi ve Paris’in PKK/YPG yapılanmasına verdiği desteğe dair karşılıklı suçlamalar tansiyonu tırmandırmıştı.
- Avrupa güvenlik mimarisi: ABD’nin Avrupa güvenliğine katkısının tartışıldığı şu günlerde, Fransa’nın Cumhurbaşkanı Macron liderliğinde ortaya attığı ‘Avrupa stratejik özerkliği’ fikri, İngiltere’nin AB’den ayrılmasının ardından kıtanın en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye’yi kilit bir noktaya taşıyor.
- Ticaret hacmi: Enerji krizi ve tedarik zincirindeki kırılmalar, iki ülkeyi ekonomik anlamda birbirine daha fazla muhtaç hale getirdi. Fransa, Türkiye’deki dev altyapı projelerinde yer almak isterken, Ankara da Fransız teknoloji ve savunma devleriyle ortak üretim modelleri geliştirmek istiyor.
Sırada ne var?
Kulislerde konuşulanlara göre önümüzdeki aylarda üst düzey karşılıklı ziyaretlerin yapılması ve ticaret köprülerinin genişletilmesi bekleniyor. Doğu Akdeniz’deki gerginlik konularında ‘yapıcı muğlaklık’ ilkesiyle hareket edilmesi ve somut iş birliklerinin gündeme alınması muhtemel. Ancak tarafların, özellikle terörle mücadele ve Yunanistan dengesi konusundaki sert kırmızı çizgilerini nasıl yöneteceği, bu ısınma sürecinin belirleyici sınavı olacak. İki taraf da mevcut konjonktürde kazan-kazan formülüne odaklanmış görünse de, diplomasi tarihi bu iki ülkenin pragmatik çıkarlar sarsıldığında hızla eski reflekslerine dönebildiğini de söylüyor.
Sık Sorulan Sorular
Türkiye ve Fransa arasındaki yeni sürecin ana sebebi nedir?
Özellikle Ukrayna savaşı sonrası değişen Avrupa güvenlik mimarisi ve NATO içindeki stratejik dengeler en önemli faktördür. Fransa'nın savunma ve enerji alanındaki çıkarları, Ankara ile diyaloğu zorunlu kılıyor.
Fransa Devlet Başkanı Macron'un bu normalleşmedeki rolü ne?
Macron, 'Avrupa stratejik özerkliği' doktrini çerçevesinde NATO’nun askeri kapasitesi yüksek üyesi Türkiye ile iş birliğine daha açık bir politika izliyor. İkili ilişkilerdeki kişisel gerginliklerin yerini devlet çıkarlarına bıraktığı yorumları yapılıyor.
Doğu Akdeniz'deki anlaşmazlıklar bu süreci baltalayabilir mi?
Mevcut durumda taraflar, anlaşmazlıkları dondurup ticaret ve enerji alanındaki ortak paydaya odaklanma eğiliminde. Fakat Doğu Akdeniz'deki pozisyonlar değişmediği için bu konu, ilişkilerin kırılgan noktası olmaya devam ediyor.
İki ülke arasındaki ticaret hacmi ne durumda?
İlişkilerdeki siyasi gerilimlere rağmen ekonomik ilişkiler hep canlı kaldı. Yeni süreçte enerji, altyapı, otomotiv ve savunma sanayii ortaklıklarında ciddi artışlar hedefleniyor.