Etkinlik Yasağı Nedir, Neden Sürekli Gündemde? Ankara’da NATO Gölgesi ve Türkiye’nin Normalleşen Olağanüstü Hali
Ankara'da NATO Zirvesi öncesi 13 günlük etkinlik yasağı ilan edilmesi, bu uygulamanın Türkiye genelinde nasıl kronik bir yönetim refleksine dönüştüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Ne oldu?
Etkinlik Yasağı, valiliklerin veya ilgili idari kurumların yasaların verdiği yetkiye dayanarak belirli bir bölgede ve süre zarfında toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, konser ve şenlik gibi kamusal alandaki toplu eylemleri geçici olarak durdurmasıdır. Son olarak Ankaralılar, 28 Haziran - 10 Temmuz tarihleri arasında uygulanmak üzere duyurulan 13 günlük kapsamlı bir yasakla karşı karşıya kaldı. Yalnızca başkentte değil, aynı saatlerde İstanbul Beyoğlu’nda da Onur Yürüyüşü’nü hedef alan 24 saatlik bir eylem ve etkinlik yasağı ilan edildi; Şişhane Metro İstasyonu kapatıldı. Bu iki büyük metropoldeki eş zamanlı kısıtlamalar, farklı gerekçelere dayansa da temel hak ve özgürlüklerin idari kararlarla sınırlanması tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Neden gündemde?
Konunun ana gündem maddesi haline gelmesinin arkasında iki farklı dinamik yatıyor. İlki, Ankara’daki kararın doğrudan uluslararası bir zirveye bağlanması. Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek NATO Zirvesi süresince başkentte kamu personeline idari izin verilirken, sivil yaşamın günlerce durma noktasına getirilmesi dikkat çekti. Medyascope’un haberine göre, bu süreçte her türlü eylem yasaklanırken, yalnızca güvenlik gerekçesiyle şehirdeki rutin kültürel ve sosyal aktivitelerin de durdurulması eleştiriliyor.
İkinci boyut ise ülke genelinde etkinlik yasaklarının bir yönetim biçimi haline gelmesi. Bianet’in aktardığı verilere göre Van Valiliği, 2016 yılından bu yana aralıksız olarak benzer yasakları güncellemeye devam ediyor; en son 8-22 Şubat tarihleri arasında 15 günlük bir uzatma daha yapıldı. OHAL dönemi 2018’de sona ermesine rağmen, özellikle doğu ve güneydoğudaki bazı illerde bu yasakların kalıcı bir idari pratiğe dönüşmesi, hukuk çevreleri ve insan hakları örgütleri tarafından sürekli olarak “örtülü bir olağanüstü hal” benzetmesiyle gündeme taşınıyor.
Bilinmesi gerekenler
Türkiye genelinde etkinlik yasakları 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun valiye verdiği geniş yetkilere dayandırılıyor. Valilikler; milli güvenlik, kamu düzeni veya suç işlenmesinin önlenmesi gibi gerekçelerle bu kararları alabiliyor. Ancak uygulamada yasakların süre ve kapsam açısından giderek genişlediği görülüyor. Örneğin İzmir’de 2024 yılı mayıs ayında 4 günlük bir yasak uygulanırken, 2026 yılında Ankara’da açıklanan bir NATO etkinliği öncesinde bile 6 günlük bir durdurma kararı alınmıştı. Şimdi ise süre 13 güne çıkarılmış durumda. İstanbul’da Mart 2025’te yine 4 günlük bir etkinlik yasağı ilan edilmiş, en son Beyoğlu’ndaki kararla birlikte özellikle LGBTİ+ Onur Yürüyüşü gibi etkinliklerin fiilen engellendiği gözlemleniyor. Uzmanlar, sürekli hale gelen bu idari yasakların Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını ölçüsüz biçimde sınırladığı uyarısında bulunuyor.
Sırada ne var?
Ankara’daki 13 günlük yasak 10 Temmuz’da sona erecek; ancak güvenlik bürokrasisinin benzer büyük uluslararası organizasyonlar veya kritik siyasi dönemler öncesinde bu uygulamayı standart bir prosedür olarak görmeye devam etmesi bekleniyor. İstanbul’da ise kısa süreli ama hedef odaklı kapatma kararlarının gündemdeki hassas konularla paralel olarak alınmaya devam edeceği öngörülüyor. Asıl kritik soru, Van gibi bazı illerde geçici bir tedbir olmaktan çıkıp süreklilik kazanan yasakların akıbeti. Hukukçular, bu keyfiliğin giderilmesi için Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına uygun, daha net yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguluyor. Gündem sıcaklığını korusa da, bireysel başvuru yolları tüketilmeden konunun siyasi bir çözüme kavuşması şu an için zor görünüyor.
Sık Sorulan Sorular
Valilikler etkinlik yasağı kararını hangi yetkiye dayanarak alıyor?
Valilikler, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun kendilerine tanıdığı yetkilere dayanarak milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin veya olağandışı olayların önlenmesi gibi gerekçelerle geçici etkinlik yasakları ilan edebilir.
Ankara’daki 13 günlük yasağın gerekçesi sadece NATO Zirvesi mi?
Resmi duyurularda temel gerekçe Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nin güvenliğinin sağlanması olarak gösterilse de, bu süre zarfında konser, mezuniyet töreni ve şenlik gibi tüm kamuya açık sosyal etkinliklerin de durdurulması dikkat çekiyor. Ayrıca kamu personeline idari izin verilerek başkentin günlük işleyişinin yavaşlatılması hedefleniyor.
Van’daki etkinlik yasağı ne zamandır sürüyor?
Van Valiliği tarafından ilk olarak Kasım 2016’da OHAL döneminde başlatılan etkinlik ve gösteri yasağı, periyodik olarak yenilenerek günümüze kadar geldi. OHAL 2018’de kalkmış olmasına rağmen Van’da yasak, 15’er günlük dilimlerle tekrarlanarak kronik bir uygulamaya dönüştü.