Gündem7 Temmuz 2026

Ders kitapları ve tarih tartışması: Osmanlı İmparatorluğu vurgusu artarken Kurtuluş Savaşı anlatısı değişiyor mu?

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 'Neden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı' sözleri ve Sözcü Gazetesi'nin 'Kurtuluş Savaşı’nı tüm ders kitaplarından çıkarıyoruz' iddiası, eğitim müfredatında tarih yazımına dair sert bir tartışma başlattı.

Ne oldu?

Osmanlı İmparatorluğu, 1299 yılında Oğuzlardan Osman Gazi tarafından Söğüt merkezli bir beylik olarak kurulan ve 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman döneminde dünya gücü hâline gelen çok uluslu bir monarşidir. Bugün bu kadim imparatorluk, eğitim müfredatı üzerinden yürütülen yeni bir tartışmanın merkezinde yer alıyor. Sözcü Gazetesi’nin “Kurtuluş Savaşı’nı tüm ders kitaplarından çıkarıyoruz” başlığıyla duyurduğu iddia, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in daha önce yaptığı bir konuşmadaki “Neden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” sözleriyle birleşince, milli eğitimdeki tarih anlatısının köklü biçimde değiştirildiği endişesini gündeme taşıdı. Bakanlık kanadından konuya dair resmi bir yalanlama veya kapsamlı bir açıklama gelmemesi, tartışmanın hararetini artırıyor.

Neden gündemde?

Sözcü Gazetesi’nin yayını, yeni müfredat taslağında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecine dair anlatının hafifletildiğini, yerine Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtişamlı dönemlerine yapılan vurgunun artırıldığını öne sürdü. Bu iddia, Cumhuriyet’in kurucu harcı sayılan Kurtuluş Savaşı’nın ikinci plana itildiği yorumlarına yol açtı. Bakan Tekin’in daha önce sarf ettiği, Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet arasında bir organik bağ kuran ancak “kurtuluş” kavramını sorgulayan ifadeleri, eleştirmenler tarafından “Osmanlı nostaljisi” olarak nitelendirildi. Buna karşılık, Sabah Gazetesi’nde yayımlanan “Dünyanın en büyük 15 imparatorluğu” listesi ve Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa gibi tarihi figürlere yönelik içerikler, Osmanlı mirasına olan popüler ilginin farklı mecralarda diri tutulduğunu gösteriyor. Tüm bu gelişmeler, toplumsal hafızanın nasıl şekillendirileceğine dair politik bir kırılmayı okurların karşısına çıkarıyor.

Bilinmesi gerekenler

Osmanlı İmparatorluğu, 1453’te II. Mehmed’in Konstantinopolis’i fethederek Bizans’a son vermesiyle bir cihan devletine dönüştü. 1517’de I. Selim’in Mısır Seferi ile Halifelik de Osmanlı Hanedanı’na geçti. 1526 Mohaç Meydan Muharebesi ve 1533 İstanbul Antlaşması, Orta Avrupa’daki diplomatik üstünlüğü pekiştirdi. Ancak 1699 Karlofça Antlaşması ile başlayan toprak kayıpları, imparatorluğu “hasta adam” metaforuyla anılan bir gerileme dönemine soktu. Bugünkü tartışmada kilit nokta, bu 600 yılı aşkın tarihin hangi bölümlerinin yeni nesillere nasıl aktarılacağıdır. Sözcü Gazetesi, Kurtuluş Savaşı’nın öğretimdeki ağırlığının azaltıldığını ileri sürerken, henüz bu değişikliğin kapsamı net olarak doğrulanmış değil. Modern akademik çalışmalar ise Osmanlı’nın 18. yüzyıl sonuna kadar gücünü koruduğunu, asıl çöküşün sanayileşememe ve milliyetçilik akımlarıyla hızlandığını vurguluyor.

Sırada ne var?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni müfredata dair yapacağı kapsamlı bir sunum, tartışmanın seyrini belirleyecek. Bakan Tekin’in ifadelerinin bir felsefi perspektif mi yoksa somut bir müfredat revizyonunun işareti mi olduğu, önümüzdeki günlerde netleşecek. Eğitim sendikaları ve tarihçiler, bilimsel kriterlerden uzaklaşılmaması için raporlar hazırlıyor. Toplumsal tepkinin büyüklüğü, bu değişikliğin anayasal bir zeminde ele alınıp alınmayacağını da gösterecek. Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet dönemlerini kapsayan bu tarih anlatısı savaşı, sandıkta değil sınıflarda şekilleniyor.

Sık Sorulan Sorular

Kurtuluş Savaşı gerçekten ders kitaplarından çıkarılıyor mu?

Sözcü Gazetesi’nin iddiası bu yönde; ancak Milli Eğitim Bakanlığı’ndan konuya dair resmi bir doğrulama veya yalanlama henüz yapılmadı. İddia, müfredattaki ağırlık oranlarının Osmanlı İmparatorluğu lehine değiştirildiğini öne sürüyor.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tam olarak ne dedi?

Bakan Tekin, bir konuşmasında 'Neden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı' ifadelerini kullandı. Bu sözler, Osmanlı geçmişi ile Cumhuriyet arasındaki tarihsel sürekliliği vurgulayan bir bakış açısını yansıtıyor.

Osmanlı İmparatorluğu en geniş sınırlarına ne zaman ulaştı?

İmparatorluk, 16. ve 17. yüzyıllarda gücünün zirvesine ulaştı. Bu dönemde sınırlar batıda Cebelitarık Boğazı’na, kuzeyde Ukrayna ve Macaristan’a, doğuda Hazar Denizi ile Basra Körfezi’ne, güneyde ise Yemen ve Somali’ye kadar uzanıyordu.

#Osmanlı İmparatorluğu#Kurtuluş Savaşı#Milli Eğitim Bakanlığı#Yusuf Tekin#ders kitapları#müfredat tartışması