Demirtaş-Kılıçdaroğlu tartışması: Siyasi ittifakların kırılma anı mı?
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili 'pişman değilim' sözleri, DEM Parti cephesinde sert tepkilere yol açarken Demirtaş'tan beklenmedik bir anlayış mesajı geldi.
Ne oldu?
Demirtaş-Kılıçdaroğlu tartışması, Türkiye siyasetinde yıllardır süregelen Kürt siyasi hareketi ile ana muhalefet arasındaki ilişkinin güncel bir kırılma anıdır. Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılması sürecine ilişkin yaptığı 'pişman değilim' açıklaması, siyasi kulisleri hareketlendirdi. Kılıçdaroğlu'nun bu sözleri üzerine DEM Parti'den sert bir tepki geldi. Parti yetkilileri, 'Esas biz pişmanız sana destek verdiğimiz için' ifadeleriyle özellikle son cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu'na verdikleri desteği sorgulayan bir çıkış yaptı.
Ancak dikkat çekici olan, tartışmanın diğer tarafındaki Selahattin Demirtaş'ın tavrı oldu. Demirtaş, Kılıçdaroğlu'nun yaptığı işin 'hiç de kolay olmadığını' belirterek desteğini yineledi. Bu yaklaşım, DEM Parti'nin resmi söylemiyle Demirtaş'ın kişisel duruşu arasındaki nüansı gözler önüne serdi.
Neden gündemde?
Tartışma, Kobani Davası'nda Selahattin Demirtaş'a 42 yıl, Figen Yüksekdağ'a 30 yıl hapis cezası verilmesinin hemen ardından alevlendi. Yargı kararları, 2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılması sürecini ve o dönem CHP'nin verdiği desteği yeniden tartışmaya açtı. O tarihte Meclis'ten geçen anayasa değişikliği, aralarında Demirtaş ve Yüksekdağ'ın da bulunduğu çok sayıda HDP'li milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasının yolunu açmış, CHP de bu değişikliğe destek vermişti.
Kılıçdaroğlu'nun 'pişman değilim' ifadesi, CHP içinde de yankı buldu. Mevcut CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 4 Kasım 2025'teki grup toplantısında partisi adına dilediği özür yeniden gündeme taşındı. Bu durum, CHP'nin geçmiş politikaları ile bugünkü çizgisi arasındaki mesafeyi de ortaya koydu. Siyasi gözlemciler, tartışmayı muhalefet cephesinde yeni bir gerilim hattı olarak değerlendiriyor. Özellikle yerel seçimlerde şekillenen ittifak modelleri ve Kürt seçmenin cumhurbaşkanlığı seçimindeki belirleyici rolü düşünüldüğünde, bu söylem farkının sandığa etkisi merak konusu.
Bilinmesi gerekenler
2016 yılında dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifi, TBMM'de 376 oyla kabul edilmişti. CHP'nin büyük bölümü bu oylamada 'evet' tercihini kullanmış, karar sonrası aralarında Demirtaş'ın da olduğu HDP'li vekiller hakkında yargı süreçleri başlamıştı. Kılıçdaroğlu o dönemde partisinin tavrını 'hukukun üstünlüğü' ve 'dokunulmazlık zırhının kalkması' söylemleriyle savunmuştu.
DEM Parti'nin mevcut tepkisi, cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu'na verilen örtülü ya da açık desteğin yarattığı hayal kırıklığını yansıtıyor. Parti yetkilileri, 'Tuzağa nasıl düşüldü?' sorusu etrafında şekillenen bir özeleştiri yapıyor. Buna karşın Demirtaş'ın tutumu farklı bir noktaya işaret ediyor: Demirtaş, daha önce de Kılıçdaroğlu'nun Genelkurmay'dan brifing aldığına yönelik tartışmalı iddialarda bulunmuş, ancak buna rağmen diyalog kanallarını açık tutan bir dil benimsemişti.
Sırada ne var?
Siyasi kulislerde, DEM Parti'nin önümüzdeki süreçte CHP ile ilişkilerini daha mesafeli bir zemine oturtabileceği konuşuluyor. Yerel seçimlerde belirli kentlerde kurulan iş birliği modellerinin, bu söylem geriliminden ne ölçüde etkileneceği henüz belirsiz. Özgür Özel'in önceki özrünün parti tabanında nasıl karşılık bulduğu ve Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarının CHP içinde yeni bir kanat çatışmasına yol açıp açmayacağı da önümüzdeki dönemin kritik başlıkları arasında. Demirtaş'ın tutuklu olmasına rağmen yaptığı açıklamaların partisi üzerindeki etkisi ise ayrıca izlenecek.
Sık Sorulan Sorular
Kılıçdaroğlu'nun 'pişman değilim' dediği konu nedir?
Kemal Kılıçdaroğlu, 2016 yılında HDP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını sağlayan anayasa değişikliğine CHP olarak verdikleri destekten pişman olmadığını ifade etti. Bu değişiklik, Selahattin Demirtaş'ın da aralarında bulunduğu vekiller hakkında yargı yolunu açmıştı.
DEM Parti'nin tepkisi ne oldu?
DEM Parti yetkilileri, Kılıçdaroğlu'nun açıklamasına sert yanıt vererek 'Esas biz pişmanız sana destek verdiğimiz için' ifadesini kullandı. Özellikle son cumhurbaşkanlığı seçiminde verilen desteğin bir hata olduğu ima edildi.
Demirtaş'ın tutumu partisinden farklı mı?
Evet. Selahattin Demirtaş, cezaevinden yaptığı açıklamada Kılıçdaroğlu'nun yaptığı işin 'hiç de kolay olmadığını' belirterek desteğini yineledi. Bu söylem, DEM Parti'nin resmi tepkisinden daha yumuşak ve diyalog yanlısı bir çizgide duruyor.
Bu tartışma CHP içindeki dengeleri nasıl etkiler?
Kılıçdaroğlu'nun açıklaması, mevcut CHP lideri Özgür Özel'in daha önce partisi adına dilediği özürle çelişiyor. Bu durum, CHP'de geçmiş yönetim ile mevcut yönetim arasındaki politika farkını görünür kılıyor ve parti içi tartışmaları alevlendirme potansiyeli taşıyor.