CHP'li belediye başkanı görevden alma dalgaları: İki yılda bilanço ne, hangi gerekçeler sunuluyor?
Son iki yılda çok sayıda CHP'li belediye başkanı yargı kararları ve İçişleri Bakanlığı tasarruflarıyla görevden uzaklaştırıldı; muhalefet 'kayyum siyaseti' derken, iktidar yolsuzluk ve terör soruşturmalarına işaret ediyor.
Ne oldu?
CHP’li belediye başkanı görevden alma, son iki yılda muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik, yargı kararlarına veya İçişleri Bakanlığı’nın idari tasarruflarına dayanan görevden uzaklaştırma süreçlerinin bütünüdür. Özellikle 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından sıklığı artan uygulama, 2025 ve 2026 yıllarında peş peşe gelen tutuklama ve akabinde görevden alma kararlarıyla kamuoyunun bir numaralı gündem maddelerinden biri hâline geldi. DW Türkçe ve Gazete Oksijen’in derlediği verilere göre, 2024’ten itibaren farklı gerekçelerle 10’dan fazla CHP’li belediye başkanı ya tutuklandı ya da İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırıldı. Son büyük dalga Haziran 2025’te yaşandı; aralarında Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı’nın da olduğu beş CHP’li başkan tutuklanarak görevlerinden alındı. Nisan 2026’da ise Ataşehir, Beykoz ve bir diğer ilçenin CHP’li belediye başkanları benzer bir süreçle görevden uzaklaştırıldı.
Neden gündemde?
Konunun sıcaklığını korumasının birkaç temel sebebi var. Birincisi, uygulamanın sistematik bir nitelik kazandığına dair muhalefetten yükselen ‘siyasi operasyon’ iddiaları. CHP Genel Merkezi, yargı ve İçişleri Bakanlığı eliyle seçmen iradesinin gasbedildiğini, kayyum atamalarının bir yönetim modeline dönüştüğünü savunuyor. İkincisi, iktidar kanadı bu eleştirilere, yargıya müdahale edilmediği, belediyelerde tespit edilen somut yolsuzluk, rüşvet ve ihale usulsüzlüğü dosyaları ile terör bağlantısı iddialarının bağımsız mahkemelerce karara bağlandığı yanıtını veriyor. Üçüncüsü, sürecin toplumsal yansıması: Her yeni görevden alma, ilgili ilçede protesto gösterilerine ve siyasi tansiyonun yükselmesine yol açıyor. Medyada yer alan haberlere göre, Ataşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonda imar ve iskan işlemlerinde rüşvet alındığı iddiası öne çıkarken, diğer dosyalarda ‘silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme’ gibi suçlamalar da yer alabiliyor.
Bilinmesi gerekenler
Kamuoyunda çoğu zaman birbirine karıştırılan iki kavram var: tutuklama ve görevden uzaklaştırma. Ceza yargılamasında tutuklama, mahkemenin kuvvetli suç şüphesi ve kaçma ya da delil karartma riski gördüğünde başvurduğu bir koruma tedbiridir. Belediye başkanının tutuklanması, otomatik olarak görevden düşmesi anlamına gelmez. İşte bu noktada İçişleri Bakanlığı devreye giriyor; Anayasa’nın 127. maddesi ve Belediye Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca, tutuklanan ya da hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan belediye başkanını geçici olarak görevden uzaklaştırabiliyor ve yerine belediye meclisinden ya da valilikten bir vekil atanabiliyor. Gazete Oksijen’in çetelesine göre, son iki yılda bu yöntemle görevden alınan CHP’li belediye başkanı sayısı 10’u aştı. Görevden alınan başkanların büyük çoğunluğu İstanbul ilçelerinde görev yapıyordu; bu durum İstanbul’un siyasi ağırlığı nedeniyle tartışmaları daha da alevlendiriyor. Evrensel ve Agos’un aktardığı bilgilere göre, Haziran 2025’teki ‘5. Dalga Operasyonu’ olarak adlandırılan süreçte gözaltına alınan beş başkanın tamamı aynı hafta içinde tutuklanmış ve İçişleri Bakanlığı kararıyla görevlerinden uzaklaştırılmıştır.
Sırada ne var?
Tartışmanın hukuki ve siyasi olmak üzere iki boyutu var. Yargı süreçleri devam eden başkanlar için beraat ya da tahliye kararları çıkması hâlinde, İçişleri Bakanlığı’nın görevden uzaklaştırma kararını kaldırması ve belediye başkanının görevine iade edilmesi gerekiyor. Geçmiş örneklerde bu sürecin işlediği görülse de, muhalefet bakanlığın kararları geciktirdiğini iddia ediyor. Siyasi boyutta ise CHP’nin, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi ile Venedik Komisyonu’na başvuru yapmayı planladığı basına yansıdı. İktidar kanadı, yargı bağımsızlığı vurgusunu sürdürerek yeni operasyon dalgalarının ihtimal dışı olmadığı mesajını veriyor. Önümüzdeki aylarda, özellikle büyükşehir ilçelerindeki yolsuzluk soruşturmalarının seyri, hem Türkiye’nin iç siyasetinde hem de uluslararası kamuoyunda yakından izlenecek başlıklardan biri olmaya devam edecek.
Sık Sorulan Sorular
Bir belediye başkanı tutuklandığında otomatik olarak görevden alınır mı?
Hayır. Tutuklama, mahkemenin verdiği bir koruma tedbiridir ve tek başına görevin sona ermesi anlamına gelmez. Görevden uzaklaştırma kararı, İçişleri Bakanlığı tarafından Anayasa’nın 127. maddesi ve Belediye Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca ayrıca alınır.
İki yılda kaç CHP’li belediye başkanı görevden alındı?
Gazete Oksijen ve Diken’in derlediği verilere göre, 2024’ten itibaren çeşitli tarihlerde 10’dan fazla CHP’li belediye başkanı yargı kararları ve İçişleri Bakanlığı işlemleriyle görevden uzaklaştırılmıştır. En büyük dalga Haziran 2025’te 5 başkanın aynı anda tutuklanmasıyla yaşanmış, Nisan 2026’da ise 3 başkan daha görevden alınmıştır.
Görevden alınan başkanların yerine kim bakıyor?
İçişleri Bakanlığı, görevden uzaklaştırılan belediye başkanının yerine belediye meclisi üyeleri arasından bir vekil seçilmesini ister. Belediye meclisinin toplanamadığı veya karar alamadığı durumlarda ise kayyum olarak doğrudan vali ya da vali yardımcısı atanabilir.