Avrupa Parlamentosu'ndan Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yaptırım çağrısı: Türkiye'ye yeni gerilim kapısı
Avrupa Parlamentosu'nun kabul ettiği Türkiye raporunda, Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında yaptırım talep edilmesi Ankara-Brüksel hattında yeni bir krize yol açtı. Raporda ayrıca kayyum atayan yetkililerin de yaptırım listesine alınması istendi.
Bu yazıyı sesli dinle
Ne oldu?
Akın Gürlek AP yaptırımı, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) kabul ettiği 2023-2024 Türkiye Raporu'nda Adalet Bakanı Akın Gürlek'in AB yaptırım listesine alınması yönünde yapılan çağrıdır. Strazburg'da yapılan oylamada kabul edilen rapor, Türkiye'deki demokratik gerilemeyi gerekçe göstererek yalnızca Bakan Gürlek'i değil, kayyum atayan ve kayyum atanan yetkilileri de hedef alan bir yaptırım talebi içeriyor. Raporun bağlayıcı bir yanı bulunmasa da Avrupa Birliği kurumlarına siyasi bir mesaj niteliği taşıyor. AP'nin bu adımı, özellikle HDP'nin devamı olarak görülen DEM Parti yönetimindeki belediyelere kayyum atanması ve muhalif isimlere yönelik yargı süreçlerinin ardından geldi.
Neden gündemde?
Raporun kabulü, Türkiye-AB ilişkilerinde zaten düşük seyreden diyalog ortamında yeni bir kırılmaya işaret ediyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, raporun kabulünden günler önce yaptığı açıklamada iddiaları “Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlar” olarak nitelemiş ve bu tutumun ancak ideolojik ön yargılarla açıklanabileceğini belirtmişti. Rapora giden süreçte Avrupa medyasında Gürlek'in kariyeriyle ilgili haberler yoğunlaşırken, Türkiye'de muhalefet çevreleri AP'nin tavrını iç hukuktaki uygulamaların uluslararası alanda karşılık bulması olarak değerlendirdi. Hükümet kanadından gelen ilk tepkiler raporun yok hükmünde olduğu yönünde olsa da konunun önümüzdeki günlerde diplomatik temaslarda gündeme gelmesi bekleniyor.
Bilinmesi gerekenler
Akın Gürlek, 2023 yılında Adalet Bakanı olarak atanmadan önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapıyordu. Kariyerinde özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturmalar ve Gezi Davası sürecindeki rolüyle tanınıyor. AP raporunda Gürlek'in adının geçmesindeki temel gerekçelerden biri, muhalif belediyelere atanan kayyumlar ve yargının bağımsızlığına ilişkin endişeler olarak sıralanıyor.
Raporun teknik olarak AB Konseyi'ni bağlayıcı bir niteliği bulunmuyor. Yaptırım kararı alabilmesi için üye devletlerin oy birliği gerekiyor ve bugüne kadar AP'nin benzer çağrılarının büyük bölümü Konsey'de karşılık bulmadı. Buna karşın siyasi etkisi azımsanmayacak düzeyde: Rapor, ilerleme süreci donmuş olan Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerinde var olan negatif havayı daha da ağırlaştırıyor. Ayrıca raporda kayyum atayan ve atanan yetkililerin de yaptırım listesine eklenmesi istenerek uygulamanın çok daha geniş bir kitleyi hedef alabilecek şekilde formüle edildiği görülüyor.
Sırada ne var?
Bundan sonraki süreçte top AB Konseyi ve Avrupa Komisyonu'nda olacak. AP'nin tavsiye niteliğindeki çağrısının yaptırıma dönüşüp dönüşmeyeceği üye ülkelerin siyasi iradesine bağlı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın rapora ilişkin kınama mesajı yayımlaması ve konunun ikili temaslarda gündeme getirilmesi bekleniyor. Öte yandan Ankara'nın AB ile ilişkilerde zaten geri planda tuttuğu üyelik perspektifini tamamen rafa kaldırma ihtimali de diplomatik kaynaklarca dile getiriliyor. İç politikada ise raporun hem iktidar hem muhalefet tarafından kendi tabanlarına yönelik söylemlerde araçsallaştırılması sürpriz olmayacak. Konunun yakın vadede somut bir yaptırım kararına dönüşme ihtimali düşük görünse de sembolik ağırlığı uzun süre gündemde kalacak.
Sık Sorulan Sorular
Avrupa Parlamentosu raporunda tam olarak ne talep edildi?
Raporda Adalet Bakanı Akın Gürlek başta olmak üzere, seçilmiş belediyelere kayyum atanması sürecinde rol oynayan yetkililerin AB yaptırım listesine alınması çağrısı yapıldı. Gerekçe olarak Türkiye'deki demokratik gerileme ve yargı bağımsızlığına yönelik ihlal iddiaları gösterildi.
Akın Gürlek hakkındaki yaptırım çağrısı bağlayıcı mı?
Hayır, AP raporları tavsiye niteliğindedir ve bağlayıcı değildir. Yaptırım kararı alabilmek için AB Konseyi'nde üye devletlerin oy birliğiyle onay gerekir. Bugüne kadar AP'nin benzer yaptırım çağrılarının çoğu Konsey'de karşılık bulmadı.
Akın Gürlek'in rapora tepkisi ne oldu?
Adalet Bakanı Gürlek, oylama öncesinde yaptığı açıklamada iddiaları 'Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlar' olarak nitelendirdi. Gürlek, bu tutumu ideolojik ön yargılarla açıkladı ve Türk yargısının bağımsızlığının hedef alındığını savundu.