Avrupa Parlamentosu Kıbrıs Kararı: Ankara'dan sert 'yok hükmünde' çıkışı
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) yıllık Kıbrıs raporuna Türkiye'den sert tepki geldi. Dışişleri Bakanlığı ve KKTC makamları, kararı 'yanlı ve çarpık' bularak 'yok hükmünde' saydıklarını açıkladı.
Ne oldu?
Avrupa Parlamentosu Kıbrıs Kararı, AP Genel Kurulu'nda kabul edilen ve Türkiye'nin Kıbrıs'taki askeri varlığını hedef alan yıllık raporun sonuç metnidir. Strazburg'da oylanan kararda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adadaki varlığına yönelik ifadelerin yanı sıra, özellikle kayıp şahıslar ve kapalı bölge Maraş (Varosha) konusundaki hassasiyetlere dikkat çekildi. Metinde kadınların ve çocukların yaşadığı insan hakları ihlallerine vurgu yapılması dikkat çekti. Ankara ise henüz karar taslağı aşamasındayken başlayan itirazlarını, oylamanın hemen ardından en üst perdeden yineledi. Dışişleri Bakanlığı, kararı Türkiye ve Kıbrıs Türkleri aleyhine bir propaganda malzemesi olarak nitelendirdi ve 'yok hükmünde' olduğunu bildirdi.
Neden gündemde?
Karar, Türkiye-AB ilişkilerinin Kıbrıs denklemiyle bir kez daha gerildiği bir dönemde gündeme oturdu. AP'nin metninde Rum tarafının tezlerine yakın bir dil kullanılması, Ankara'nın tepkisini hızlandırdı. BBC'nin haberine göre Türkiye, kararın taraflı olduğunu savunurken TRT Haber ve A Haber gibi ulusal yayın organları özellikle TSK'ya yönelik ifadeleri 'alçak söylemler' olarak manşetlere taşıdı. Gazete Oksijen ise hem Türkiye hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kanadından yükselen 'yanlı ve çarpık yaklaşımın son örneği' tepkisine yer verdi. Öte yandan İlke TV, kararın içeriğindeki insani boyuta odaklanarak kadın ve çocuk hakları ihlallerine yapılan vurgunun altını çizdi. Uluslararası basın ve siyasi çevreler konuyu yakından izlerken, Türk Dışişlerinin tavrı AB ile müzakere süreçleri bağlamında kritik bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
Bilinmesi gerekenler
- Bu karar, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’nin adadaki askeri varlığını düzenli olarak eleştirdiği bağlayıcı olmayan yıllık raporlardan biri olarak kabul ediliyor.
- Dışişleri Bakanlığı, söz konusu metni yalnızca Rum lobisinin değil, aynı zamanda Türkiye karşıtı çevrelerin görüşlerini yansıtan bir belge olarak gördüğünü açıkladı. Bakanlık, kararın ciddiye alınamayacağını ve Türkiye'nin KKTC'deki garantörlük haklarından doğan pozisyonunu değiştirmeyeceğini vurguladı.
- Metin içerisinde özellikle TSK'nın faaliyetlerine dair sert eleştiriler bulunuyor. Ankara yönetimi, bu ifadeleri 'akıl dışı' ve 'haksız suçlamalar' olarak etiketleyerek reddetti.
- KKTC Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı da eş zamanlı bir çıkışla karara karşı ortak bir duruş sergiledi ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve eşit statü temelindeki vizyonunun önemine işaret etti.
Sırada ne var?
Ankara'nın 'yok hükmünde' çıkışı, kararın Türkiye nezdinde herhangi bir politik karşılığının olmayacağının en net göstergesi olarak okunuyor. Diplomatik kaynaklar, bu tür kararların Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetleri veya Kıbrıs müzakerelerindeki duruşu üzerinde pratik bir etkisi olmayacağını belirtiyor. Ancak siyasi gözlemciler, bu tip gerilimlerin Avrupa Birliği ile halihazırda minimuma inmiş müzakere başlıklarını tamamen prosedürel bir çıkmaza soktuğunu hatırlatıyor. Önümüzdeki süreçte AB Komisyonu ve Avrupa Dış Eylem Servisi'nin rapora katılım derecesi yakından incelenecek. Gergin söyleme rağmen diyaloğun tümden kapanıp kapanmayacağı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olası bir AB liderleri zirvesindeki temaslarına ve Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs özel temsilcisinin adada yürüttüğü hazırlık görüşmelerine bağlı olarak şekillenecek.
Sık Sorulan Sorular
AP'nin Kıbrıs kararının içeriğinde neler var?
Karar metni ağırlıklı olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adadaki askeri mevcudiyetini eleştiriyor. Kapalı Maraş bölgesi, kayıp şahıslar meselesi ve kadınlar ile çocukların yaşadığı insan hakları ihlallerine yönelik vurgular içeriyor. Türkiye, metni Kıbrıs Rum tarafının tezlerini yansıtan taraflı bir belge olarak nitelendiriyor.
Kıbrıs kararını Türkiye için bağlayıcı mı?
Hayır, Avrupa Parlamentosu'nun yıllık rapor niteliğindeki bu kararları hukuki olarak bağlayıcı değil; tavsiye niteliğinde kabul ediliyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da bu gerekçeyle metnin kendileri açısından 'yok hükmünde' olduğunu ilan etti. Bu tür metinlerin AB müzakere sürecine doğrudan bir yaptırım gücü bulunmuyor.
KKTC'nin bu karara karşı tutumu nasıl oldu?
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yetkilileri de Ankara ile paralel bir söylem benimsedi. KKTC yönetimi, kararın 'Kıbrıs Türk halkının egemenlik haklarını yok sayan çarpık bir zihniyetin ürünü' olduğunu vurgulayarak Türkiye ile tam bir dayanışma içinde olduklarını kamuoyuna duyurdu.
Bu karar Kıbrıs görüşmelerini nasıl etkiler?
Uzmanlar, AP'nin bu tür bağlayıcı olmayan kararlarının bir müzakere sürecini aniden başlatmak veya durdurmak için yeterli olmadığını belirtiyor. Fakat kararın, özellikle iki taraf arasındaki güven bunalımını körüklediği ve Birleşmiş Milletler nezdinde yürütülecek yeni müzakere girişimleri için psikolojik eşiği zorlaştırdığı değerlendiriliyor.