Gündem8 Temmuz 2026

Avrupa'dan net mesaj: 'Kıbrıs sorunu Avrupa'nın meselesidir, iki devletli çözümü kabul etmeyeceğiz'

Avrupa Halk Partisi lideri Manfred Weber, Kıbrıs sorununun yalnızca bölgesel bir anlaşmazlık değil, doğrudan Avrupa'nın meselesi olduğunu belirterek, iki devletli çözüm modelini reddettiklerini açıkladı. Bu çıkış, Ankara'daki NATO temasları ve Atina'nın artan söylemleriyle aynı döneme denk geldi.

Ne oldu?

Avrupa Halk Partisi (EPP) lideri ve Avrupa Parlamentosu'ndaki en büyük grubun başkanı Manfred Weber, Kıbrıs sorununa ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Weber, "Kıbrıs sorunu Avrupa'nın meselesidir, iki devlet çözümünü kabul etmeyeceğiz" diyerek, Avrupa Birliği'nin (AB) adada federal çözüm dışındaki seçeneklere kapıyı kapattığını bir kez daha teyit etti. Bu açıklama, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) uzun süredir savunduğu egemen eşitlik temelli iki devletli çözüm modeline doğrudan bir yanıt niteliği taşıdı. Weber'in sözleri, adadaki çözümsüzlüğün uluslararası boyutunu yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.

Neden gündemde?

Weber'in açıklaması, Ankara'da gerçekleşen yoğun diplomatik trafiğin gölgesinde geldi. Türk basınında yer alan haberlere göre, Ankara'daki NATO masasında F-35 savaş uçakları, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'deki enerji denklemleri aynı hatta tartışıldı. Bu bağlamda Avrupa liderliğinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kıbrıs konusunda baskıyı artırdığı iddia ediliyor. Eş zamanlı olarak Yunanistan Cumhurbaşkanı Konstantinos Tasulas, Kıbrıs sorununun Yunanistan için "birincil öncelik" olduğunu vurguladı. Ankara'daki NATO zirvesinin Rum basınında geniş yankı bulması, konunun yalnızca iki toplum arasında değil, tüm Batı ittifakı içinde stratejik bir müzakere başlığına dönüştüğünü gösteriyor. Tüm bu gelişmeler, Kıbrıs'ta statükonun sürdürülemez olduğunu ve tarafların pozisyonlarını keskinleştirdiğini ortaya koyuyor.

Bilinmesi gerekenler

Kıbrıs Sorunu, Akdeniz'in doğusunda Kıbrıs Rumlarıyla Kıbrıs Türkleri arasında yaşanan siyasi tabanlı bir anlaşmazlıktır. Adanın 1960 yılında Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık'ın garantörlüğünde bağımsızlığını kazanmasının ardından, 1963'te Kıbrıs Türkleri yönetimden çekildi. 1974'te Yunanistan'daki askeri cuntanın desteğiyle gerçekleşen enosis yanlısı darbe sonucu Türkiye garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs Barış Harekâtı'nı düzenledi. Bu müdahalenin ardından adanın kuzeyinde Kıbrıs Türklerine ait bir yönetim oluştu ve 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu. KKTC bugün yalnızca Türkiye tarafından tanınırken, adanın kuzeyi Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından de jure olarak Kıbrıs Cumhuriyeti'ne ait kabul edilmektedir. Birleşmiş Milletler barış gücü adadaki varlığını sürdürürken, soruna ABD, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği de dahil olmuş durumdadır. AB'nin 2004'te tüm adayı temsilen Kıbrıs Cumhuriyeti'ni üye yapmasıyla sorun daha da karmaşık bir hal almıştır.

Sırada ne var?

Avrupa Birliği'nin iki devletli çözüm modelini resmi olarak reddetmesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve NATO denklemlerindeki elini zayıflatmayı hedefliyor. Önümüzdeki dönemde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin kişisel temsilcisinin taraflar arasında ortak zemin arama çabaları kritik olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in olası bir görüşmesi, diyalog kapısının aralanması açısından belirleyici olabilir. Ancak şu anki diplomatik mesajlar, kısa vadede kapsamlı bir müzakere sürecinin başlamasının zor olduğuna işaret ediyor. Masada federal çözümde ısrar eden bir Batı bloğu ile egemen eşitlik isteyen Türk tarafı arasındaki makasın giderek açıldığı bir denklem bulunuyor.

Sık Sorulan Sorular

Manfred Weber'in Kıbrıs açıklaması ne anlama geliyor?

Avrupa Halk Partisi lideri Manfred Weber, Kıbrıs sorununun sadece ada ile sınırlı bir konu olmadığını, tüm Avrupa'nın güvenliğini ilgilendirdiğini belirtip Türkiye'nin savunduğu iki devletli çözüm modelini kesin bir dille reddettiklerini ifade etti. Bu, AB'nin federal çözüm dışında bir formülü tartışmaya kapalı olduğunun üst düzey bir teyididir.

Türkiye Kıbrıs'ta iki devletli çözüm modelini neden savunuyor?

Türkiye ve KKTC yetkilileri, adada 50 yılı aşkın süredir federal temelde yapılan tüm müzakere girişimlerinin Rum tarafının siyasi eşitliği kabul etmemesi nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandığını belirtmektedir. Bu nedenle artık adadaki gerçeklere dayanan, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli bir çözümün kalıcı barışı getireceğini savunmaktadırlar.

Kıbrıs sorununun temel tarihi dönüm noktaları nelerdir?

İlk büyük kırılma 1963 yılında Kıbrıs Türklerinin ortaklık yönetiminden çekilmesidir. En belirleyici olay ise 1974 yılında Yunanistan cuntasının desteğiyle adada yapılan enosis yanlısı darbeye karşı Türkiye'nin garantörlük hakkını kullanarak gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekâtı'dır. 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bağımsızlık ilanı ve 2004 yılında Annan Planı referandumunun Rumlar tarafından reddedilmesine rağmen Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tüm adayı temsilen AB üyesi yapılması diğer kritik dönemeçlerdir.

NATO ve Kıbrıs arasında nasıl bir bağlantı var?

Kıbrıs Cumhuriyeti AB üyesi olmasına rağmen NATO üyesi değildir. Ancak sorun NATO'nun güneydoğu kanadında bir istikrarsızlık kaynağı oluşturmaktadır. Özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji keşifleri ve Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilimler NATO içinde de koordinasyon sorunlarına yol açmaktadır. Ankara'daki son NATO temaslarında Kıbrıs'ın F-35 ve Doğu Akdeniz konularıyla aynı hatta konuşulması, güvenlik boyutunun ne kadar iç içe geçtiğini göstermektedir.

#Kıbrıs sorunu#Manfred Weber#Avrupa Birliği#Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti#Doğu Akdeniz#NATO#Türkiye#Yunanistan