Gündem10 Temmuz 2026

AP TSK kararı nedir? Avrupa Parlamentosu'nun raporuna Türkiye'den 'yok hükmünde' tepkisi

Avrupa Parlamentosu'nun 2024 Türkiye raporunda yer alan ve TSK'nın Kıbrıs'taki varlığını 'işgal' olarak niteleyen ifadeler Ankara'da sert yankı buldu. Türkiye, kararın 'yok hükmünde' olduğunu açıkladı.

Ne oldu?

AP TSK kararı, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) onayladığı 2024 yılı Türkiye raporunda yer alan ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) hedef alan ifadelere ilişkin diplomatik krizi tanımlıyor. Söz konusu raporda, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri eleştirilirken, Kıbrıs'taki TSK varlığı için 'işgal gücü' benzeri ifadeler kullanıldı ve Türkiye'ye askerlerini adadan çekme çağrısı yapıldı. Raporun kabulünün hemen ardından Türkiye, kararın hiçbir hukuki bağlayıcılığı olmadığını ve kendileri açısından 'yok hükmünde' sayılacağını duyurdu.

Neden gündemde?

Karar, Türkiye-AB ilişkilerinin zaten hassas bir dönemden geçtiği bir sırada geldi. AP'nin bağlayıcı olmayan tavsiye niteliğindeki bu raporu, özellikle Milli Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı cephesinde sert bir dille karşılandı. Türk tarafı, TSK'nın Kıbrıs'a 1974'teki müdahalesinin, adadaki çok uluslu ortaklığı ve anayasal düzeni şiddet yoluyla ortadan kaldırmaya çalışan darbeye karşı uluslararası antlaşmalardan doğan bir garantörlük hakkı olduğunu vurguluyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Duran'ın yaptığı 'TSK adaya barış ve güvenlik getirdi' açıklaması, Ankara'nın resmi pozisyonunu özetliyor. Siyasi partilerden de çapraz bir mutabakatla benzer tepkiler gelmesi, konuyu iç siyasetin de gündem maddesi haline getirdi.

Bilinmesi gerekenler

Tepkilerin merkezinde birkaç kritik nokta var. Birincisi, Türkiye'nin AP kararlarını uzun süredir Avrupa iç siyasetinin bir uzantısı olarak görmesi ve bağlayıcı bulmaması. İkincisi, raporda geçen 'TSK'ya yönelik alçak söylemler' ifadesiyle resmi ağızlardan yapılan kınamalar, dilin ne kadar keskinleştiğini gösteriyor. Üçüncüsü, raporun sadece Kıbrıs'la sınırlı kalmayıp Doğu Akdeniz, Ege ve terörle mücadele gibi başlıkları da içermesi dikkat çekiyor. Türkiye, TSK'nın yalnızca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) egemenliğine ve Türk nüfusun güvenliğine katkı sağlamadığını, aynı zamanda bölgedeki istikrarsızlığa karşı bir denge unsuru olduğunu savunuyor. Avrupa basınında sınırlı yankı bulan rapora karşı, Türk medyası geniş bir tepki cephesi oluşturdu.

Sırada ne var?

Diplomatik kaynaklar, bu tip raporların Türkiye'nin AB üyelik sürecindeki teknik müzakereleri doğrudan etkilemeyeceğini, ancak siyasi diyalog kanallarını daha da tıkayabileceğini belirtiyor. Ankara'nın kısa vadede masaya koyacağı somut bir yaptırım beklentisi şimdilik dillendirilmiyor; fakat bu kararın, zaten dondurulmuş durumdaki üyelik perspektifine dair kullanılan olumsuz söylemi güçlendirmesi bekleniyor. Öte yandan, KKTC Cumhurbaşkanlığı da AP kararına kınama ile karşılık vererek, iki devletli çözüm vizyonuna desteğini yineledi. Süreç, önümüzdeki Avrupa Birliği zirvelerinde de Türkiye'nin gündeme nasıl geleceğine dair ipuçları verecek.

Sık Sorulan Sorular

AP TSK kararı nedir?

Avrupa Parlamentosu'nun kabul ettiği 2024 Türkiye raporunda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs'taki varlığını eleştiren ve adadan çekilmesini isteyen bağlayıcı olmayan ifadelerdir.

Türkiye AP'nin kararına neden 'yok hükmünde' dedi?

Türkiye, AP raporlarının hukuken bağlayıcı olmadığını ve TSK'nın Kıbrıs'taki varlığının uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan meşru bir hak olduğunu savunuyor.

AP raporunda Kıbrıs'la ilgili hangi ifadeler yer aldı?

Kararda, TSK'nın adadaki mevcudiyeti için 'işgal gücü' benzeri ifadeler kullanıldığı ve Türkiye'ye birliklerini çekme çağrısı yapıldığı belirtildi.

#AP TSK kararı#Avrupa Parlamentosu#Türkiye-AB ilişkileri#Kıbrıs#Türk Silahlı Kuvvetleri#gündem