AP’nin Kıbrıs Barış Harekatı Kararı Neden Türkiye’yi Ayağa Kaldırdı?
Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümünde aldığı karar, Türkiye'de siyasetten sivil topluma kadar geniş bir yelpazede sert tepkilere yol açtı.
Ne oldu?
Kıbrıs Harekatı Tepkisi, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'na ilişkin yayımladığı karar sonrası Türkiye'de oluşan sert ve kitlesel reaksiyondur. AP, Türkiye'nin garantörlük hakkından doğan meşru müdahalesini hedef alan ve tarihi gerçeklerle bağdaşmayan bir metni kabul etti. Kararın duyulmasının ardından başta Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve ana muhalefet partisi olmak üzere neredeyse tüm siyasi aktörler metne karşı ortak bir duruş sergiledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden yapılan açıklamada karar "yok hükmünde" ilan edilirken, Memur-Sen gibi işçi ve memur konfederasyonları da bildirilerle AP'nin tutumunu kınadı.
Neden gündemde?
Bu olay, milli egemenlik ve dış politika ekseninde toplumsal mutabakatın ne denli güçlü olduğunu göstermesi açısından gündemin zirvesine oturdu. AP'nin kararı, Kıbrıs Türk halkının yıllar önce yaşadığı acıları ve adadaki zorunlu göçü yok sayması nedeniyle "küstah" ve "alçakça iftira" sözleriyle eleştiriliyor. Sabah ve Sözcü gibi farklı yayın çizgilerine sahip gazetelerin aynı sertlikte manşetler atması, meselenin günlük siyasi çekişmelerin ötesine geçerek ulusal bir meseleye dönüştüğünü kanıtlıyor. Eleştirilerin odağında, Avrupa'nın tarihsel tutarsızlığı ve çifte standartlı yaklaşımı var; Türk tarafı her zaman barış ve çözümden yana tavır koyarken, AP'nin bu kararla Rum tarafının maksimalist tezlerine destek verdiği vurgulanıyor.
Bilinmesi gerekenler
Yayımlanan karar, Kıbrıs Barış Harekatı'nın yalnızca bir "işgal" olarak nitelenmesinin ötesinde, Doğu Akdeniz'deki hassas dengeleri sarsacak ifadeler içeriyor. Türkiye, garantör devlet sıfatıyla 1960 Garanti Anlaşması'na dayandırdığı müdahalenin uluslararası hukuka uygunluğunu vurguluyor. Karara en net yanıt Dışişleri Bakanlığı'ndan geldi; yapılan açıklamada, "Tarihi olayları bağlamından koparan bu metin, AB'nin Kıbrıs meselesinde tarafsız bir aktör olma iddiasını tamamen yitirdiğinin yeni bir kanıtıdır" denildi. Milliyet gazetesinin aktardığına göre, siyasi parti liderleri de peş peşe yaptıkları açıklamalarla Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adaya barış getirdiğinin altını çizdi. Memur-Sen Genel Başkanı ise yaptığı basın açıklamasında, "Bu şımarık ve haddini bilmez karar Türkiye Cumhuriyeti nezdinde duvarda asılı sıradan bir kağıt parçasıdır" ifadelerini kullandı.
Sırada ne var?
Türkiye'nin bu tarz parlamento kararlarına genellikle siyasi düzeyde sert söylemlerle karşılık vermesinin yanı sıra, sahada da diplomatik bazı adımlar atması bekleniyor. Özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji denklemleri ve Kıbrıs'ta devam eden resmi olmayan görüşme turları bu tip krizlerden etkilenebilir. Ankara'nın, AP kararını fiili olarak tanımadığını göstermek adına Avrupa Birliği kurumlarıyla yürüttüğü üst düzey temasları bir süreliğine askıya alabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte diplomasi kaynakları, Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile eş güdüm halinde, iki devletli çözüm vizyonunu uluslararası kamuoyuna daha güçlü şekilde anlatmaya odaklanacağına işaret ediyor.
Sık Sorulan Sorular
Avrupa Parlamentosu Kıbrıs kararında ne yazıyor?
AP kararında 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümüne atıfta bulunularak Türkiye'nin adadaki askeri varlığı haksız şekilde eleştirilmekte ve Türk tarafı için kabul edilemez ifadeler yer almaktadır.
Türkiye neden bu kadar sert tepki gösterdi?
Türkiye, müdahalenin Kıbrıs Türk halkına yönelik etnik temizliği durdurmak ve garantörlük hakkını kullanmak için yapıldığını vurguluyor. AP'nin bu meşru zemini yok sayması büyük bir öfkeyle karşılandı.
Kararın hukuki bir bağlayıcılığı var mı?
Hayır, Avrupa Parlamentosu'nun aldığı bu tür kararlar görüş niteliğinde olup resmi bir yaptırım gücü taşımıyor. Türkiye bu metni tamamen yok hükmünde sayıyor.