AP kararına siyasi tepki: Türkiye'den Avrupa Parlamentosu'na Kıbrıs çıkışı
Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Barış Harekatı ile ilgili aldığı karar, Türk siyasetinin tüm kesimlerinden sert tepkilerle karşılandı. Ankara, kararı 'Rum yalanlarının payandası olmakla' ve 'alçakça iftiralarla' suçlarken, TSK'nın adaya barış getirdiği vurgusu öne çıktı.
Ne oldu?
AP kararına siyasi tepki, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Kıbrıs Barış Harekatı'na ilişkin yayımladığı bildirinin Türkiye'de yarattığı güçlü ve çok cepheli siyasi reaksiyonlar bütünüdür. AP'nin karar metninde 1974 askeri müdahalesini hedef alan ifadeler kullanması üzerine, iktidar kanadından muhalefete, sivil toplum kuruluşlarından iletişim başkanlığına kadar pek çok kesim art arda sert açıklamalar yaptı. Açıklamalarda ortak nokta, kararın tarihi gerçekleri çarpıttığı ve Rum tarafının söylemlerini yansıttığı yönündeydi.
Neden gündemde?
Konunun gündemin üst sıralarına yerleşmesinin üç temel nedeni var. İlki, açıklamaların dozu ve sıklığıydı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kararı “Kıbrıs Türkü’nün meşru haklarını görmezden gelen talihsiz bir metin” olarak niteledi. İletişim Başkanı Fahrettin Altun, TSK’nın adaya barış ve güvenlik getirdiğini belirterek AP’yi tarihi gerçeklere saygıya davet etti. Bu kurumsal tepkilere, Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) gibi meslek örgütleri de katıldı. TİMBİR yaptığı yazılı açıklamada AP’yi “Rum yalanlarının payandası olmakla” itham etti.
İkincisi, kararın zamanlaması. Doğu Akdeniz’deki enerji denklemleri ve Kıbrıs müzakerelerinin belirsizliğini koruduğu bir dönemde gelen bu hamle, Ankara tarafından müzakerelere zarar verme girişimi olarak okundu. Sabah gazetesinin manşetine taşıdığı “Alçakça iftiraların hiçbir hükmü yok” ifadesi, Türk medyasındaki genel havayı özetler nitelikteydi.
Üçüncü ve en kritik nokta ise siyasi partiler arası milli mutabakat görüntüsü. Normal şartlarda farklı kulvarlarda sert rekabet eden siyasi aktörler, dış politika söz konusu olduğunda “Kıbrıs davası” ortak paydasında hızla birleşti.
Bilinmesi gerekenler
- Kararın içeriği neydi? Metnin tam detaylarına dair kamuoyuna yansıyan bilgiler sınırlı olsa da, AP’nin 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yılı öncesinde Türkiye’nin varlığını ve müdahalenin gerekçesini sorgulayan bir dil kullandığı belirtiliyor.
- Türk tarafı neyi savunuyor? Türkiye, harekatın garantörlük hakkından doğan, adadaki Türk toplumunu Rumların silahlı saldırılarından koruyan ve adaya barış getiren meşru bir müdahale olduğunu vurguluyor. Hiçbir AP kararının bu tarihi ve hukuki zemini değiştiremeyeceği belirtiliyor.
- Tepkilerin ortak dili: “Alçakça iftira”, “yok hükmünde”, “Rum yalanlarının payandası” ve “skandal karar” nitelemeleri, tüm açıklamalarda tekrar eden anahtar kelimeler olarak öne çıktı.
Sırada ne var?
Ankara’nın tepkisi diplomatik nota veya sözlü kınama ile sınırlı kalmayabilir. Dışişleri Bakanlığı’nın konuyu Avrupa Birliği nezdinde daha üst perdeden gündeme getirmesi bekleniyor. Aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile koordinasyon halinde, AP’nin bu tutumunun iki devletli çözüm vizyonuna verdiği zarar uluslararası platformlara taşınacak. Kamuoyunda ise kararın, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kararlı duruşunu daha da pekiştirmek için bir kaldıraç olarak kullanılacağı konuşuluyor.
Sık Sorulan Sorular
AP'nin Kıbrıs Barış Harekatı kararına Türkiye'den neden bu kadar sert tepki geldi?
Çünkü karar, Türkiye tarafından tarihi gerçeklerin çarpıtılması ve adadaki Türk varlığının meşruiyetini sorgulayan bir yaklaşım olarak değerlendirildi. Siyasiler, kararı Rum tarafının propaganda malzemesine dönüştüğü için eleştirdi.
Hangi siyasi isimler ve kurumlar AP kararına tepki gösterdi?
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İletişim Başkanı Fahrettin Altun başta olmak üzere, muhalefet partileri, TİMBİR ve birçok medya kuruluşu karara peş peşe sert açıklamalarla tepki gösterdi.
AP'nin Kıbrıs kararının hukuki bağlayıcılığı var mı?
Avrupa Parlamentosu'nun aldığı kararlar genellikle tavsiye niteliğindedir ve doğrudan hukuki bağlayıcılığı yoktur. Türkiye tarafı da kararın 'yok hükmünde' olduğunu, ancak siyasi olarak kötü niyetli bir girişim olduğunu vurguladı.