Ankara’da kritik NATO buluşması: İttifakın geleceğinde Türkiye’nin rolü masaya yatırıldı
NATO Parlamento Asamblesi’nin Ankara’daki toplantısında Türkiye’nin ittifak içindeki stratejik konumu ve yeni güvenlik mimarisine katkıları mercek altına alındı. Eski NATO Genel Sekreteri Scheffer’in ‘Türkiye’nin ev sahibi rolünü yeniden üstlenmesinin vakti çoktan gelmişti’ sözleri zirveye damga vurdu.
Ne oldu?
Türkiye NATO Zirvesi Rolü, NATO Parlamento Asamblesi’nin Ankara’da düzenlediği üst düzey toplantılarla birlikte yeniden uluslararası gündemin merkezine oturdu. Kasım ayında yapılan ve gayriresmî olarak ‘Ankara Zirvesi’ olarak adlandırılan buluşmada, ittifakın kolektif savunma stratejisinden askeri harcamalara, Ukrayna’daki savaştan genişleme politikalarına kadar pek çok kritik başlık tartışmaya açıldı. Toplantının en dikkat çekici çıkışlarından biri ise eski NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer’dan geldi. Scheffer, Türkiye’nin jeostratejik önemine vurgu yaparak “Türkiye'nin ev sahibi rolünü yeniden üstlenmesinin vakti çoktan gelmişti” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Ankara’nın ittifak içindeki ağırlığının değişen dünya dengeleriyle birlikte nasıl evrildiğini göstermesi açısından kritik bir mesaj olarak okundu.
Neden gündemde?
Rusya-Ukrayna savaşının sürmesi, Akdeniz’deki enerji rekabeti ve Orta Doğu’daki kırılgan yapı, NATO’nun caydırıcılık kapasitesini sürekli test ediyor. Bu tablo içinde Türkiye; Karadeniz’deki Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni titizlikle uygulayan, savunma sanayiinde İHA/SİHA alanında çığır açan ve terörle mücadelede NATO’nun güney kanadını tutan bir ülke olarak öne çıkıyor. Ankara’daki toplantılarda dile getirilen “NATO 3.0” kavramı, ittifakın artık sadece askeri bir blok olmaktan çıkarak siber güvenlik, enerji arzı ve hibrit tehditlerle mücadelede yeniden şekillenmesi gerektiğine işaret ediyor. Tam da bu nedenle Türkiye’nin bu çok boyutlu dönüşümdeki pozisyonu gündemi belirliyor.
Bilinmesi gerekenler
Ankara’daki zirvede öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı:
- Savunma harcamaları: NATO üyesi ülkelerin gayri safi yurt içi hasılalarının en az %2’sini savunmaya ayırması hedefi, zirvede en sık tekrarlanan maddelerden biri oldu. Türkiye’nin bu konuda son yıllarda ortalamanın üzerinde bir performans sergilediği belirtiliyor.
- Ukrayna’ya destek: Montrö rejiminin uygulanması ve tahıl koridoru diplomasisi gibi konular Türkiye’nin savaş döneminde üstlendiği dengeleyici role örnek gösterildi.
- Genişleme ve komşuluk ilişkileri: İsveç’in NATO’ya katılım sürecinde yaşananlar ve Türkiye’nin ilkeli duruşu dolaylı olarak gündeme taşındı. Uzmanlar, Ankara’nın yeni jeopolitik vizyonunun sadece bir pazarlık unsuru değil, uzun vadeli bir güvenlik stratejisinin parçası olduğuna dikkat çekti.
- Terörle mücadele: PKK/YPG başta olmak üzere sınır ötesi tehditler, Türkiye’nin NATO müttefiklerinden beklediği dayanışmanın sınırlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Sırada ne var?
Ankara’da ele alınan konuların, önümüzdeki dönemde yapılacak resmi NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne bir hazırlık zemini oluşturması bekleniyor. Savunma ve dış politika çevreleri, Türkiye’nin özellikle Avrupa Birliği’nin savunma girişimleri ile NATO arasındaki eşgüdümün sağlanmasında kilit bir aktör olmaya aday olduğunu belirtiyor. Ayrıca ABD’deki seçim sonuçlarının yaratabileceği stratejik belirsizliklere karşı Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik angajmanını artırabileceği yorumu yapılıyor. Kulislerde, Türkiye’nin 2026’da yapılması planlanan bir sonraki NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapması için nabız yoklandığı da konuşulanlar arasında.
Sık Sorulan Sorular
Türkiye'nin NATO'daki mevcut askeri gücü ve konumu nedir?
Türkiye, NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahiptir ve güney kanadın komutasını uzun süredir üstlenmektedir. Özellikle İHA ve SİHA teknolojilerinde sağladığı kavramsal üstünlük, ittifak içindeki askeri ağırlığını artırmıştır.
NATO Ankara Zirvesi'nde hangi konular öncelikli olarak konuşuldu?
Gayriresmî toplantıda başta Rusya-Ukrayna savaşı olmak üzere, Akdeniz ve Orta Doğu’daki istikrarsızlık, üye ülkelerin savunma sanayi harcamaları ve terörle mücadele konuları ana gündemi oluşturdu.
Eski Genel Sekreter Scheffer'ın 'ev sahipliği' sözleri ne anlama geliyor?
Bu söz, Türkiye’nin artan jeopolitik önemine ve ittifak içindeki diplomatik ağırlığına bir atıftır. Türkiye'nin kriz bölgelerine yakınlığı ve arabuluculuk kapasitesi nedeniyle NATO’nun büyük zirvelerine yeniden ev sahipliği yapabilecek en kritik ülkelerden biri olduğu vurgulanıyor.