Akın Gürlek yaptırımı nedir? Avrupa Parlamentosu'nun çağrısı ne anlama geliyor?
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporuna eklenen ve Adalet Bakanı Akın Gürlek için yaptırım çağrısı yapan ifadeler, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir gerilim başlığı oluşturdu.
Ne oldu?
Akın Gürlek yaptırımı, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 2024 yılı Türkiye raporu kapsamında, Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında bireysel yaptırım uygulanması yönünde yaptığı tavsiye niteliğindeki çağrıdır. DW.com ve Euronews gibi uluslararası medya kuruluşlarının aktardığına göre, raporun ilgili bölümü bugün Strazburg’da yapılan genel kurul oturumunda oylandı ve kabul edildi. Metinde, Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı dönemdeki bazı soruşturma ve kovuşturmalar eleştiriliyor; özellikle Ekrem İmamoğlu ve diğer muhalif siyasetçilerle ilgili davalardaki rolüne atıfta bulunuluyor. Söz konusu çağrı, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin hükümetlerini bağlayıcı nitelikte değil; ancak siyasi baskı oluşturma potansiyeli taşıyor. Türk hükümet kanadı ise raporu henüz resmi olarak yanıtlamış değil; fakat konu iç siyasette de tartışma yarattı.
Neden gündemde?
Konu, hem Türkiye-AB ilişkilerinin geldiği kırılgan noktayı göstermesi hem de yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden alevlendirmesi nedeniyle gündemin üst sıralarında yer alıyor. BBC Türkçe’nin analizine göre, bir AP raporunda ilk kez görevdeki bir Türk bakanın isminin doğrudan anılarak yaptırım çağrısı yapılması, diplomatik teamüller açısından oldukça sert bir adım olarak değerlendiriliyor. AKP cephesinden konuya ilişkin ilk resmi tepki de gecikmedi. Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, parti sözcüleri söz konusu çağrıyı “Türkiye’nin iç işlerine müdahale” ve “yargıyı hedef alan çifte standart” olarak nitelendirdi. Öte yandan muhalefet ve bazı hukuk çevreleri, Avrupa'dan gelen bu eleştirilerin yargıdaki sorunları görünür kıldığını savunuyor. Konunun hassasiyeti, raporun zamanlamasıyla da birleşiyor: Türkiye'de yargı reformu ve yeni anayasa tartışmalarının sürdüğü bir dönemde gelen bu çıkış, iktidarın adalet politikaları üzerindeki uluslararası baskıyı artırmış durumda.
Bilinmesi gerekenler
AP raporları, yıllık olarak hazırlanan ve Türkiye’nin AB müktesebatına uyumu, demokrasi, temel haklar ve hukukun üstünlüğü gibi alanlardaki performansını değerlendiren belgelerdir. Bu raporlar tavsiye niteliğinde olup, AB Komisyonu ve üye devletler için yol gösterici bir çerçeve sunar. Dolayısıyla Akın Gürlek için istenen yaptırımın otomatik olarak uygulanması söz konusu değil. Yaptırım mekanizmasının devreye girebilmesi için Avrupa Konseyi'nde oy birliğiyle karar alınması gerekiyor ki bu, mevcut siyasi dengelerde oldukça düşük bir ihtimal olarak görülüyor. Akın Gürlek, 2022-2024 yılları arasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptı ve bu dönemde başlatılan bazı soruşturmalar, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından “siyasi motivasyonlu” olmakla eleştirildi. Gürlek, Mart 2024’teki kabine değişikliğiyle Adalet Bakanı olarak atandı. Serbestiyet haber sitesi, raporun kabulüyle birlikte AP’nin ayrıca Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması yönündeki önceki çağrılarını da yinelediğini aktardı.
Sırada ne var?
Raporun kabul edilmesinin ardından gözler, Avrupa Komisyonu'nun ve üye devletlerin bu çağrıya nasıl bir tavır alacağına çevrildi. Diplomatik kaynaklar, AB'nin önümüzdeki dönemde Türkiye ile yürütülen yüksek düzeyli diyalog toplantılarında bu konuyu gündeme getirmesinin beklendiğini belirtiyor. Ankara cephesinde ise konunun, AB ile ilişkilerde zaten düşük seyreden güven düzeyini daha da aşındırması muhtemel. Kulislerde, Türk hükümetinin rapora diplomatik nota ile yanıt vermeyi değerlendirdiği konuşuluyor. İç siyaset açısından bakıldığında, bu gelişmenin iktidar tarafından “dış mihrakların Türkiye’yi hedef aldığı” söylemi çerçevesinde kullanılabileceği ve önümüzdeki seçim sürecinde söylemsel bir malzeme haline gelebileceği değerlendiriliyor. Yaptırım çağrısının, AB içindeki Türkiye karşıtı blokun tutumunu gözler önüne serdiği kadar, birliğin genişleme politikasındaki belirsizlikleri de yansıttığı yorumları yapılıyor.
Konuyla ilgili olarak şu ana kadar Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten doğrudan bir açıklama gelmedi. Öte yandan Bakan Gürlek, A Haber’e verdiği yakın tarihli bir özel röportajda, yargı reformu ve günlük adalet politikalarına odaklanmış, uluslararası eleştirilere değinmemişti.
Sık Sorulan Sorular
AP raporunda Akın Gürlek için neden yaptırım istendi?
Avrupa Parlamentosu raporunda, Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde muhalif siyasetçilere yönelik başlatılan ve 'siyasi motivasyonlu' olarak nitelendirilen soruşturma ve davalardaki rolü gerekçe gösterildi.
Avrupa Parlamentosu'nun yaptırım kararı bağlayıcı mı?
Hayır. AP kararları tavsiye niteliğindedir. Bir kişiye yaptırım uygulanabilmesi için Avrupa Konseyi'nin oy birliğiyle karar alması gerekir ki bu aşamaya gelinmesi şu an için düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.
Türkiye'den AP raporuna nasıl bir tepki geldi?
AKP sözcüleri, yaptırım çağrısını 'iç işlerine müdahale' ve 'çifte standart' olarak nitelendirerek sert bir şekilde eleştirdi. Bakan Gürlek'ten ise konuyla ilgili henüz doğrudan bir açıklama yapılmadı.
Bu gelişme Türkiye-AB ilişkilerini nasıl etkiler?
Diplomatik kaynaklar, bu çağrının zaten kırılgan olan Türkiye-AB ilişkilerindeki güveni daha da zedeleyeceğini ve önümüzdeki yüksek düzeyli görüşmelerde tansiyonu artırabilecek bir başlık olacağını belirtiyor.