ABD-İran mutabakat zaptı Yemen ve Basra Körfezi'ndeki askeri tırmanışla sınanıyor
Haziran 2026'da İsviçre'de imzalanan 14 maddelik ABD-İran mutabakatı, Yemen'deki ABD hava saldırıları ve İran'a atfedilen İHA faaliyetleriyle ciddi bir kırılma yaşıyor. Tahran anlaşmanın ihlal edildiğini savunurken, Bahreyn'den gelen kınama mesajı bölgesel gerilimi artırıyor.
Ne oldu?
ABD-İran mutabakat ihlali, Haziran 2026'da İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında elektronik olarak imzalanan ve İran'ın nükleer programını sınırlandırması karşılığında yaptırımların hafifletilmesini öngören 14 maddelik mutabakat zaptının, son askeri hareketliliklerle birlikte ciddi bir dayanıklılık testine girmesidir. İran tarafı, Yemen'e yönelik ABD hava saldırılarını ve İsrail ile koordineli olduğu öne sürülen operasyonları, mutabakatın birinci maddesinin açık ihlali olarak tanımladı. Buna paralel şekilde Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, İran destekli grupların bölgede gerçekleştirdiği insansız hava aracı saldırılarını kınayarak tansiyonun bir diğer cephesini görünür kıldı.
Neden gündemde?
İran lideri Ali Hamaney’in üst düzey bir danışmanının “ABD mutabakatı ihlal ediyor” çıkışı ve resmi İran ajanslarının İsrail rejimini de suçlayan sert açıklamaları, diplomatik kanallar üzerinden yürütülen kırılgan dengenin savaş alanındaki gelişmelerle nasıl anında bozulabildiğini gösteriyor. Mutabakatın birinci maddesi, tarafların birbirine yönelik askeri tehdit oluşturacak eylemlerden kaçınmasını şart koşuyor. Ancak ABD'nin son dönemde Yemen'de Husilere yönelik düzenlediği hava saldırılarını Tahran doğrudan kendisine yönelik bir saldırı addediyor. Aynı şekilde ABD ve müttefikleri, İran'ın Körfez'deki İHA saldırılarını anlaşmanın ruhuna aykırı buluyor. Bahreyn'in kınama açıklaması, Körfez ülkelerinin Washington-Tahran hattındaki bu restleşmede nasıl konumlandığını ortaya koyması bakımından dikkat çekici.
Bilinmesi gerekenler
İlk olarak, mutabakat zaptı hukuki bağlayıcılığı tam olan bir antlaşmadan ziyade siyasi bir taahhüt metni niteliği taşıyor. Bu durum, taraflardan her birinin ihlal yorumu yapmasını ve karşı tarafı suçlamasını kolaylaştırıyor. İkinci olarak, anlaşmaya giden süreçte İran üzerindeki deniz ablukasının kısmen kaldırılması, petrol sevkiyatının rahatlatılması ve İran'ın nükleer silah edinme yolundan kalıcı olarak vazgeçmesi karşılıklı taahhüt altına alınmıştı. Anlaşmanın imzalanmasından kısa süre sonra dahi İsrail kaynaklarının şüpheci yaklaşımı ve bazı Arap medyasında çıkan aykırı haberler, sürecin ne kadar hassas olduğunu baştan göstermişti. Üçüncü olarak, mevcut krizde İran doğrudan kendi askeri kuvvetleriyle değil, bölgedeki müttefikleri ve vekil güçler üzerinden angajmana girdiği için, ihlal iddialarının ispatı ve karşılıklı suçlamaların muhatabı konusunda gri alanlar genişliyor.
Sırada ne var?
Önümüzdeki günlerde diplomatik trafiğin yoğunlaşması bekleniyor. İran'ın Birleşmiş Milletler ve Avrupa başkentleri nezdinde ABD'yi şikayet edeceği, Washington'un ise İran'ın bölgesel angajmanını mutabakatın ön şartlarına aykırı bularak yaptırımların hafifletilmesini askıya alma tehdidinde bulunabileceği konuşuluyor. Bununla birlikte İsviçre'nin ara buluculuk rolünü yeniden üstlenmesi ve mutabakat zaptına ek bir denetim mekanizması kurulması gündeme gelebilir. İran cephesinde ise Hamaney'in danışmanının uyarısı, Tahran'ın askeri seçenekleri tamamen dışlamadığına işaret ediyor. Tüm bu gelişmeler, Haziran 2026'da imzalanan metnin kağıt üzerinde kalıp kalmayacağını belirleyecek asıl sınavın şimdi verildiğini gösteriyor.
Sık Sorulan Sorular
ABD-İran mutabakat zaptı nerede ve ne zaman imzalandı?
Mutabakat zaptı, İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında haftalarca süren müzakerelerin ardından 18 Haziran 2026 tarihinde elektronik olarak imzalandı ve aynı gün yürürlüğe girdi. Anlaşma 14 maddeden oluşuyor.
Mutabakatın ihlal edildiği iddiasının kaynağı nedir?
İran tarafı, ABD ve İsrail'in Yemen'deki hava saldırıları ile bölgedeki askeri operasyonlarını, mutabakatın doğrudan askeri tehditleri yasaklayan birinci maddesinin ihlali olarak nitelendiriyor. ABD ve müttefikleri ise İran'a atfedilen insansız hava aracı saldırılarını gerekçe göstererek anlaşmanın ruhunun Tahran tarafından çiğnendiğini savunuyor.
Bahreyn'in kınama açıklaması neden önemli?
Bahreyn, Körfez İşbirliği Konseyi üyesi olarak bölgedeki Sünni Arap bloğunun bir parçası. Bahreyn'in İran'ın İHA saldırılarını hedef alan kınaması, Arap Körfez ülkelerinin Tahran-Washington geriliminde geleneksel müttefikleri ABD'nin yanında yer aldığını ve İran'ın bölgesel faaliyetlerinden duyulan rahatsızlığın sürdüğünü teyit ediyor.