Gündem5 Temmuz 2026

28 Şubat zihniyetinin yeni hedefi: Başörtülü kadın soruşturma süreçleriyle takip ediliyor

İstanbul metrosunda başörtülü kadınlara yönelik 'imha edilsinler' sözleri ve Mersin'de tesettürlü bir kadının havuza alınmaması, savcılıkların devreye girdiği yeni soruşturmaları beraberinde getirdi. Kamuoyunda infial yaratan olaylar, ayrımcılığın hala varlığını sürdürdüğünü gösterdi.

Ne oldu?

Başörtülü kadın soruşturma, son günlerde Türkiye'nin farklı şehirlerinde yaşanan ve başörtülü kadınları hedef alan iki ayrı olay sonrası başlatılan adli süreçleri kapsıyor. İlk olay İstanbul'da meydana geldi. Bir şahısın metroda başörtülü kadınlara yönelik “imha edilsinler” şeklinde sözler sarf ettiği görüntüler, sosyal medyada hızla yayıldı ve büyük tepki topladı. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçerek şüpheli hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan soruşturma başlattı. Şüpheli şahıs kısa sürede gözaltına alındı.

Eş zamanlı olarak Mersin’de bir site havuzunda yaşanan olay da gündeme damgasını vurdu. İddiaya göre tesettürlü bir kadın, kıyafeti gerekçe gösterilerek site havuzuna alınmadı. Konunun basına yansıması ve tepkilerin büyümesi üzerine Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı da re'sen soruşturma açtı. Site yönetimi hakkında “nefret ve ayrımcılık” suçundan yürütülen soruşturmada, olaya karışan site görevlisi ve yöneticinin ifadesine başvurulacağı belirtildi.

Neden gündemde?

Her iki olay da Türkiye'de on yıllarca süren başörtüsü yasaklarının ve baskı dönemlerinin toplumsal hafızadaki izlerini taze tutan bir zamanlamayla ortaya çıktı. Metro olayında sarf edilen “imha edilsinler” gibi nefret içerikli sözler, doğrudan 28 Şubat postmodern darbesi dönemini hatırlatan ağır bir dil taşıyor. Bu nedenle olay, medyada ve siyasi yorumlarda sıkça “28 Şubat kafası” benzetmesiyle anıldı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Mersin'deki olayı kınayıp soruşturmanın takipçisi olacaklarını duyurması, meseleyi günlük bir adli vakanın ötesine taşıyarak üst düzey bir devlet politikası meselesi haline getirdi.

Bilinmesi gerekenler

Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesi, halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep veya cinsiyet farklılığına dayanarak alenen aşağılayan ya da düşmanlığa tahrik eden kişiler için hapis cezası öngörüyor. İstanbul'da gözaltına alınan şahsın bu madde kapsamında yargılanması bekleniyor. Mersin'deki olayda ise anayasal bir hak olan inanç özgürlüğünün ihlali gündemde. Ayrımcılık yasağını düzenleyen TCK 122. madde gereğince, bir kişiye kıyafetinden dolayı hizmet verilmemesi suç teşkil ediyor. Her iki soruşturmada da yetkililer sürecin titizlikle yürütüleceğini belirtirken, kamuoyu adli sonuçları yakından takip ediyor.

Sırada ne var?

İstanbul'daki şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edilmesi ve savcılığın tutuklama talebinde bulunup bulunmayacağı önümüzdeki saatlerde netleşecek. Mersin'de ise site yönetiminde görevli kişilerin tespiti ve ifadelerinin alınmasıyla soruşturma derinleşecek. Adalet Bakanlığı'nın konuyu yakın takibe alması, benzer olaylar karşısında caydırıcı bir hukuki duruş sergileneceğinin sinyalini veriyor. Toplumsal barışı zedeleyen bu tür eylem ve söylemlere karşı yargının vereceği ilk somut kararlar, ilerleyen günlerde gündemdeki yerini koruyacak.

Sık Sorulan Sorular

İstanbul metrosundaki 'başörtülü kadın soruşturma' olayının sebebi nedir?

Bir şüphelinin metroda başörtülü kadınlara yönelik 'imha edilsinler' şeklinde sözler sarf etmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan soruşturma başlattı ve şahıs gözaltına alındı.

Mersin'deki tesettürlü kadına yönelik olayla ilgili nasıl bir soruşturma yürütülüyor?

Mersin'de bir sitede tesettürlü bir kadının havuza alınmadığı iddiası üzerine savcılık re'sen soruşturma başlattı. Site yöneticisi ve görevliler hakkında nefret ve ayrımcılık suçundan işlem yapılıyor.

Adalet Bakanı konuyla ilgili bir açıklama yaptı mı?

Evet, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç Mersin'deki olayı kınayan bir paylaşım yaparak, sürecin bizzat takipçisi olduklarını ve başlatılan soruşturmanın titizlikle yürütüldüğünü belirtti.

#başörtülü kadın soruşturma#28 Şubat#Mersin havuz olayı#İstanbul metro#nefret söylemi#ayrımcılık#Yılmaz Tunç