Gündem29 Haziran 2026

10. yılında Brexit’in gölgesinde: Türkiye-AB ilişkileri stratejik ortaklığa mı evriliyor?

Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılmasının 10. yılında, Ankara-Brüksel hattındaki geleneksel üyelik perspektifi yerini askeri ve lojistik iş birliklerinin öne çıktığı stratejik bir denkleme bırakıyor.

Ne oldu?

Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasındaki ilişkiler, son dönemde üyelik müzakerelerinin durağan seyrinden uzaklaşarak güvenlik, enerji ve lojistik merkezli yeni bir döneme girdi. Avrupa Parlamentosu’nun (AP) son Türkiye raporunda eleştiriler yer alırken, raporda Türkiye’nin güvenlik kaygılarını yansıtan ‘Mavi Vatan’ doktrinine özellikle yer verilmesi dikkat çekti. Eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AB ile ilişkileri stratejik hedef olarak tanımladı. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’nın enerji arz güvenliğinde alternatif arayışı, Türkiye’yi ‘Orta Koridor’ gibi projelerin vazgeçilmez aktörü haline getirmiş durumda. AB Büyükelçisi Orav’ın Anıtkabir ziyareti ise diplomatik angajmanın karşılıklı saygı esasında sürdüğüne işaret etti.

Neden gündemde?

Konunun gündeme oturmasında iki kırılma noktası etkili oldu. İlki, Brexit’in 10. yıl dönümü. Birleşik Krallık’ın birlikten ayrılmasıyla boşalan askeri ve ekonomik boşluğu doldurma telaşı, AB’nin Türkiye’ye yaklaşımında gerçekçi bir zemini zorunlu kılıyor. İkincisi ise Avrupa Parlamentosu’nun yayımladığı Türkiye raporunda ‘Mavi Vatan’ vurgusunun belirginleşmesidir. AB, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları konusunda Türkiye’nin ulusal tezlerini bir realite olarak metne taşımak zorunda kaldı. BBC’nin analizine göre, İngiltere’nin birlikten çıkmasıyla Türkiye’nin AB iç pazarına erişim modeli de değişti; Ankara artık Londra ile daha esnek bir ikili ticaret ilişkisi modelini yakından inceliyor. AB’nin ‘Türkiye’siz bir Orta Koridor düşünülemez’ çıkışı, karşılıklı bağımlılığın söylemsel düzeyde tescili oldu.

Bilinmesi gerekenler

Türkiye’nin AB’ye katılım müzakereleri, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında AB’nin sergilediği dayanışma eksikliği ve hukukun üstünlüğü konusundaki eleştiriler sebebiyle fiilen durmuş durumda. Buna rağmen Türkiye, Gümrük Birliği’nin güncellenmesini ve vize serbestisi diyaloğunu stratejik öncelik olarak masada tutuyor. Mevcut konjonktürde üyelik perspektifinin yerini güvenlik ve ticaret eksenli bir ortaklık aldı. AB, Türkiye’nin eğitimli ve dinamik nüfusunun, yaşlanan Avrupa için demografik bir fırsat olduğunu kabul ederken, siyasi kriterlerdeki farklılıklar ilerlemeyi sınırlıyor. Dışişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’nin tam üyelik durumunda Avrupa iç pazarının büyüklüğünü artıracağı ve AB’nin küresel rekabet yeteneğini güçlendireceği öngörülüyor. Bu nedenle ilişkiler tamamen kopmuyor, fakat dönüşüme uğruyor.

Sırada ne var?

Uzmanlar, yakın dönemde tam üyelik müzakerelerinin canlanmasından ziyade ‘ayrıcalıklı ortaklık’ veya ‘stratejik pakt’ modellerinin tartışılacağını belirtiyor. Kritik başlık, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu olacak. Yeşil Mutabakat ve dijital dönüşüm standartlarına uyumun pazarlık sürecini hızlandırması bekleniyor. Enerji güvenliğinde ise Karadeniz tahıl koridoru ve Orta Asya’dan Avrupa’ya uzanan ulaştırma hatlarında iş birliğinin derinleşeceği sinyali geldi. AB Başkanlığı döneminin öncelikleri arasına giren bu konular, Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını artıracak. Ancak siyasi kriterler ve Kıbrıs meselesi çözülmediği sürece, ilişkilerin bu ‘pragmatik’ seyirde kalacağı aşikar. Gözler, önümüzdeki aylarda yapılacak üst düzey diyalog toplantılarında bu geçiş sürecinin nasıl bir yol haritasına bağlanacağında.

Sık Sorulan Sorular

Türkiye’nin AB’ye tam üyelik süreci şu anda hangi aşamada?

Müzakereler, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasındaki siyasi krizler ve insan hakları ile hukukun üstünlüğü konularındaki eleştiriler nedeniyle fiilen durmuş vaziyette. Şu an için yeni fasılların açılmasından ziyade, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gibi somut hedefler öne çıkıyor.

Brexit, Türkiye ile İngiltere arasındaki ilişkileri nasıl etkiledi?

Brexit’in ardından Türkiye ile Birleşik Krallık, AB’nin kısıtlamalarından bağımsız bir serbest ticaret anlaşması imzaladı. Bu durum, ikili ticaret hacmine ivme kazandırırken, Ankara için AB dışında esnek bir ekonomik modelin örneğini oluşturdu.

AB’nin ‘Orta Koridor Türkiye’siz düşünülemez’ vurgusu ne anlama geliyor?

Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’nın enerji ve tedarik zincirleri kırılganlaştı. Çin’den Avrupa’ya uzanan ticaret rotasında Azerbaycan ve Hazar üzerinden geçen Trans-Hazar koridorunun güvenliği, Türkiye’nin jeopolitik duruşuna bağlı. AB bu mesajla, lojistik ve enerji güvenliğinde Ankara’yı devre dışı bırakmanın imkansızlığını kabul ediyor.

Avrupa Parlamentosu’nun ‘Mavi Vatan’ vurgusu neden önemli?

AP raporlarında genellikle Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikaları eleştirilir. Bu rapora ‘Mavi Vatan’ ifadesinin girmesi, deniz yetki alanları konusundaki Türk tezlerinin ilk kez bu düzeydeki bir belgede terminolojik olarak tanınması anlamına geliyor ve diplomatik dengeler açısından yeni bir eşiği temsil ediyor.

#AB Türkiye ilişkileri#Brexit#Mavi Vatan#Orta Koridor#Gümrük Birliği#Avrupa Birliği